Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Ulusal aşı takvimimize uygun olarak 5.5 Milyon doz aşı yaptık
Ulusal aşı takvimimize uygun olarak 5.5 Milyon doz aşı yaptık
İtalyan yemekleri başkentliyle buluşacak
İtalyan yemekleri başkentliyle buluşacak
TÜMFED’den yoğun katılımlı “İSTİŞARE TOPLANTISI”
TÜMFED’den yoğun katılımlı “İSTİŞARE TOPLANTISI”
Tarım ve Orman Bakanı Dr. Pakdemirli, 3. Tarım Orman Şurası’nda konuştu:“Gelin, hep birlikte tarımı aşımız, suyu işimiz, ormanları geleceğimiz yapalım”
Tarım ve Orman Bakanı Dr. Pakdemirli, 3. Tarım Orman Şurası’nda konuştu:“Gelin, hep birlikte tarımı aşımız, suyu işimiz, ormanları geleceğimiz yapalım”
Tip 2 diyabetin yüzde 70’i sağlıklı bir yaşam tarzı ile önlenebilir
Tip 2 diyabetin yüzde 70’i sağlıklı bir yaşam tarzı ile önlenebilir

FERDA HEKİMCİ

Vatandaştan Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne mektup var
19 Ekim 2019 Cumartesi

Mansur Yavaş’ın direksiyonuna geçtiği Başkent’in kent yönetimi şekillenmeye başladı.

İlk icraatlar umut verici... 

Altı aylık izlenimlere göre, kent yönetiminin çağdaş demokrasi gerekleri doğrultusunda; saydamlık, katılımcılık, tasarruf ve kamu hizmeti anlayışı  ekseninde yapılanmakta olduğu görülüyor.

Anlaşılan artık “dinazor odaklı (!) ben merkezli kent yönetimi” yerini “insan odaklı sosyal belediyecilik anlayışına” doğru terk ediyor.

Kısaca, Ankara’ da; zayıfın, muhtacın elinden tutma, kenti, kentliyle birlikte yönetme (yönetişim), kaynakları etkin kullanan bir verimlilik anlayışının ilk uygulamaları görülmeye başlandı....

Bu noktada verimli ve kaliteli bir kent hizmetinin sağlanabilmesi için Ankara kent hizmetlerinin tüketicisi olan Ankaralı’nın katkısı ve  desteğinin alınması en önemli başlangıç noktasını oluşturmalı.

Diğer yandan günümüzde her ne kadar artık unutulmaya başlasa da bir gazeteci “Halkın sesi, prensin kulağı” olabilmeli. Gazetecilik ise daha ziyade ağrıyı, sızıyı, olmayanı, yanlışı, halkın derdini dile getirebilme öncelikli bir kamu görevi olarak kabul edilmeli. Bu noktadan hareketle, bu köşede zaman zaman vatandaştan “Tüketicinin Sesi” ne ulaşanları ve izlediğimiz bazı belediye hizmetleri hakkındaki uyarı ve görüşlerimizi dile getirme gayretinde oluyoruz...

 

HALK EKMEK 

Şüphesiz belediyede her şey güllük gülistanlık değil. Bakınız biz bu köşeden 4 Temmuz 2019 tarihinde  “Belediyede Ne Var Ne Yok ?...” başlığı altında Halk Ekmeğe yönelik olarak yazdığımız yazıda; Sahi, bir can bir mermi parasına mı?... Yoksa bir poşete mi?!...  diye sormuş ve özetle şöyle demiştik:

“... Türk Gıda Kodeksi’ne göre “ekmeğin hijyeni için poşet, kağıt gibi uygun bir ambalajla satılması” şart!... Buna göre de ekmek paralı poşet uygulamasından muaf.

Ancak son zamanlarda Ankaralı, “halkın  sağlığından sorumlu belediyenin” bir şirketi olan Halk Ekmeğin “halk sağlığını”nı üç kuruş daha fazla kar için nasıl gözden çıkarabildiğini hayretle izliyor...

Ankaralı tüketici fırına gidiyor ekmek alıyor, poşet bedava...

Markete gidip ekmek alıyor, poşet bedava...

Mahalle bakkalına gidiyor, poşet bedava...

“Sinekli Bakkal” a da gitse dahi poşet bedava!...

Ama “en kaliteli, en ucuz, en hijyen”  diye Halk Ekmek Fabrikası Satış Mağazasına gidip de ekmek alsa poşet 25 Kuruş!...

Halk Ekmek Satış Büfelerine gidip de ekmek alsa durum daha da ilginç!...

Ulus’taki büfede 10 Kuruş olan poşet, Kızılay’da 15, Küçük Esat’ta 20, Tunalı Hilmi’ de 25 Kuruş!...

Üstelik, halkın vergileriyle finanse edilen Halk Ekmek Satış Noktalarındaki simit kafelerde bir bardak çay 2, belediyenin kendi şirketinin ürettiği bir küçük su 1 Lira!...”

Bu yazının yazıldığı tarihte Halk Ekmek Genel Kurulu’nda yeni yönetim seçilmiş, ancak tartışmalı bir şekilde Ticaret Sicil Müdürlüğünce yeni yönetim tescil edilmediği için  görev yapamıyordu. Dolayısıyla bu icraatlar da eski döneme aitti. Ancak bu yazının yazılmasının üzerinden yaklaşık üç ay geçti. Artık yeni yönetim kurulu görevdeydi.

Geçen Halk Ekmek Fabrika Satış Mağazası’na yolum düştü.

Bakalım uygulama değişmiş miydi?...

Ancak ne yazık ki ekmekten 25 kuruş poşet parası alınmaya devam ediliyordu!...

Yani her ne kadar ekmeğe “zam yapılmamış olsa da”, bu durum ekmeğe önemli ölçüde bir “gizli zamma” işaret ediyordu. 

Diğer yandan halkın vergileriyle finanse edilen Halk Ekmek Satış Noktalarındaki simit kafelerde bir cam bardak çay 3 Lira olmuş, daha sağlıklı olan karton bardaktaki çay yerini kansorejen plastik bardaklardaki çaya bırakmış, üstelik plastik bardakta satılan çayın fiyatı da 1,5 Liraya yükselivermişti!

Oysa, özellikle plastik bardaklarla servis edilen sıcak içeceklerde dioksin maddesinin içeceğin kimyasal yapısına geçmesi insan sağlığı açısından riskli değil miydi? Uzmanlar, dioksin bedene girdikten sonra atılamaz ve yağ dokuda birikir ve kanser riskini artırır demiyorlar mıydı?

Vatandaşı sağlık risklerine karşı korumak yolunda özel bir duyarlılık içerisinde olması beklenen bir belediye şirketine bu anlayış ne derece yakışabilirdi?...

Şimdi yeni Halk Ekmek yönetimine sesleniyorum:

Öncelikle bir belediye şirketi olarak yüklendiğiniz misyonun gereklerini yerine getiriniz. Özellikle Halk Ekmek web sayfanızdaki; Hijyenik Dağıtım, Hijyenik koşullarda üretilen ekmeklerin, hijyenik ortamlarda müşteriye ulaşmasını sağlamak” hedefinizin gereğini yerine getiriniz!

Gizli, açık zam tercihleri yerine sosyal belediyeciliğin gereğini yapınız!...

Bizden söylemesi. Aksine bir durumda halk sağlığı yönüyle ilgili bakanlıklar ve Cimer’ e vaki olacak bir şikayette Halk Ekmek zor durumda kalabilir...

 

Öte yandan, Halk Ekmek Satış Mağazalarının dört bir yanına asılan “Poşet ücreti almak yasal zorunluktur”  ilanın “Tüketiciyi aldatıp yanılması, sağlığa ve mevzuata aykırılığı” bakımından “tedbiren durudurulması ve cezalandırılması” yönleriyle Reklam Kurulu’na yapılacak bir başvuruda ise bu belediye şirketininin önemli miktarda para cezası alması işten bile değil...

 

SEĞMEN SU

İstanbul Belediyesi’nin Hamidiye Suyu gibi Ankara Belediyesinin de Seğmenler Suyu var.

Ankara Belediyesi’nin bir şirketi olan BELKA A.Ş’nin yüze yüz semayesine sahip olduğu “Seğmen Su” ne yazık ki “Hamidiye Su” kadar yaygın ve popüler değil. Bilindiği gibi İstanbul seçimlerinden sonra THY ve bazı kamu kuruluşlarının Hamidiye Su alımlarından vaz geçmesi büyük olay olmuş, yurt çapındaki kampanyalarla tüketici bu suya sahip çıkmıştı....

İstanbul’un suyu İstanbul’dan buralara yetişmiş. Geçen gün, Ankara’ da dahi dağıtılan Hamidiye Suyun bayiine sordum. Bu suyun müşterisi olağan üstü artmış...

Ama Ankara Belediyesi’nin suyu için suyu satın alacak bayiyi her semtte bulmak kolay değil. Bununla birlikte, bu suyun 0,5 litrelik şişesi, Halk Ekmek Simit Kafelerde, belediyenin kendi vitamin büfelerinde, metrolardaki otomatlarında 1 Liraya satılmakta. Oysa örneğin Sıhhiye’de metrodaki otomattan 1 Liraya su alıp, metrodan çıkışta karşıdaki Halk Ekmek Büfesinde aynı  suyun yarı fiyata satılıdığını görmek hiç de hoş bir duygu değil.

Oysa demem odur ki İstanbul yapabiliyorsa Ankara’ da yapabilir.

Yani, ucuz, hijyen ve iyi bir dağıtım ağına sahip, belediyenin arkasında olduğu bir suya Ankaralı büyük talep yaratabilecek, bundan da, belediyesiyle, tüketicisiyle Ankara kazanacaktır...

 

EGO

Bu arada 4 Temmuz 2019 tarihli “Belediyede Ne Var Ne Yok ?...” başlıklı yazımızın sonunda; “ Siz ‘belediye hizmetlerinin tüketicisi olan’ Ankaralılardan kent içi ulaşımda karşılaştıkları  sorunları ve çözüm önerilerinizi iletmenizi” istemiştim.

Halktan gelen bildirimleri titizlikle değerlendirdiğine bizzat tanık olduğum ve bu doğrultuda verimli ve kaliteli bir hizmet anlayışıyla kent içi ulaşımın sağlanmasında; özürlüler, gençler, yaşlıları ve çevreyi odaklayan bir anlayışla atılım üstüne atılım yapan Nihat Alkaş yönetimindeki EGO’ya yönelik öneri, istek ve eleştirilerinizi zaman zaman bu köşeden iletmeye devam ediyoruz.

 İşte isimleri bende mahfuz olan Ankaralılardan köşemize gelenler:

 

“Koru metro İncek Beytepe güzergahında 584 hattında çalışan otobüs şöförlerinden büyük bir kısmı güzergahını değiştirerek 13110 nolu Güneyce Cami Durağı’ na uğramamaktadırlar. İlgili bölge müdürlüğünde yetkilerin uyarılarına rağmen otobüsler bu durağa uğramıyor (...) Bu duraktan 191 hattan gelen otobüs sayısı gün boyu sınırlı. 175 hattanda gelenler de sınırlı... 584 hattan gelen otobüsler yeterli ancak o da bu durağa ugramıyor.

Bu durumda komşular başka duraklara gidiyor yada arabayla çıkacak komşularını bekliyor.

Çünkü başka ulaşım aracı yol (dolmuş-halk otobüsü) yok.

Yönetimden beklentimiz vatandaşı muhbirlikten kurtaracak teknoloji kullanılarak otobüs seslendirme sistemi veya ses ya da renkli bir ışıkyanarak otobüsün güzergah ihlali tesbit edilirse

şöförlerin toplanma noktasına hızlı biçimde gitmelerinin önünede geçilmiş olur.

Ar.M.

 

“Düz Avrupaya hitap eden  yaklaşımlar dünyanın her yerinde çözüm ve öncelik olmayabilir. Örneğin; bisiklet kullanımı Konya, İzmir, Alanya'ya uyabilir. Ancak Ankara coğrafyası yamuk yumuk. Dolayısıyla bu fantaziler yerine toplu taşımayı tüm güne ve semtlere yaymaya odaklanmayı öneririm. Örneğin İncek tarafına gündüz işleyen dört hattı 21.30 ve 22.30'da birleştiren tek otobüs var. Dolanıp duruyor. Sürücüsü bile kendi hattı ile "galaksi turu" diye dalga geçiyor. Kaçırdın mı Kızılay'da mahsur kalıyor veya metro ile Koru'ya gidip yakın yerden geçecek ring arıyor, sonra yürümeye razı oluyorsun. Orada sadece zenginler yaşamıyor. Bu yüzden arabası olmayanlar o taraftan ev almıyor. Esnafı bile bu nedenle gelişemiyor. Adam çalıştıramıyor, erken kapatıyor. Gündüz misafir gelen, zamanında çıkamazsa gecelemek zorunda kalıyor. Benzer durumda Melih'in mirası başka yerler de var.  (Son 15 günde kalkmadı ise) Kızılay Yüksel'den Abidinpaşa'ya hala taksi dolmuş yapılıyor. Vb.... İlgililerin ilgisine, bilgililerin bilgisine arz olunur.”

Ü.E.

 

Nenehatun Caddesinden geçen otobüs yok. Eskiden olduğu gibi; 317, 318, 360 otobüslerinden birisi nin o hatta yönlendirimesini rica ediyoruz.

F.H.

412 No’lu metro otobüsünün Kuzey Ankara havuzların oraya kadar inmesini istiyoruz. Zira ulaşım çok zor. Otobüs güzergahi havuzların oraya inerse Aktepe'de bomboş gelip giden servis bizlerin ulaşımını sağlamış olur...”

S.B.

Son olarak sosyal medyada başlatılan ve bize de ulaşan M’nin imza kampanyasına özetle veriyoruz: “... Yer olarak Ankara’nın en kalabalık ilçelerinden Sincan’a bağlı olan Yenikent, sürekli artan nüfusu ile artık ilçe olma yolunda ileriliyor. Ne yazık ki bu süreçte çok mağdur olduğumuz ulaşım sorununda sizden destek bekliyoruz. Eğer bu sorun bir an önce çözülmezse, yakında gazetelerde ‘işine ulaşamadığı için işten kovulan Yenikentliler’ haberleri göreceğiz. Sırf otobüsler dolu ve duraklarda durmadan geçip gidiyor diye işyerine 2. kez savunmasını verenler var aramızda. Derslerine yetişemeyen öğrenciler var. Bunu bir an önce çözmek zorundayız...”

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
ALPEREN FURKAN AYDIN
ALPEREN FURKAN AYDIN
Etik ve Ahlak
HAKAN KOÇ
HAKAN KOÇ
Onun Adı “Berra” değil “MÜBERRA”
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Kitap Fuarları
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Her Şey Bir Hayalle Başladı (1)
A. NAZ SÜRENKÖK
A. NAZ SÜRENKÖK
Güneş Enerjisi Isı Olarak Depolanabilecek
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Türkiye, 2020’de ‘Ulusal Yapay Zeka Strateji Belgesi’ hazırlayacak
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri