Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Adalet Bakanlığı 'akaryakıt' alacak
Adalet Bakanlığı "akaryakıt" alacak
Ankara Valiliği 'çimento' satacak
Ankara Valiliği "çimento" satacak
Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği “Katılım Bankası” kuruyor
Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği “Katılım Bankası” kuruyor
ADD'den “İstanbul 3. Havaalanının Adı Atatürk Olsun” Kampanyası
ADD'den “İstanbul 3. Havaalanının Adı Atatürk Olsun” Kampanyası
ASKİ vatandaşla dalga mı geçiyor?
ASKİ vatandaşla dalga mı geçiyor?

FERDA HEKİMCİ

Tüketici Konseyi ve Tüketicinin “Hal-i Pürmelali”*
10 Mayıs 2018 Perşembe

Bugün 22. Tüketici Konseyi yapılıyor. Konsey’de başta tüketici örgütleri, tüketiciler olmak üzere kamu ve özel tüm taraflar hazır bulunacak. Tüketici Konseyi’nde tüketicinin sorunlarının ve gereksinimlerinin belirlenmesi ile çıkarlarının korunmasına ilişkin gerekli önlemler ele alınıp kararlar görüşler belirlenecek. Bu görüşler “öncelikle ele alınmak üzere”  ilgili mercilere iletilecek. 
Bu vesile ile Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) ve Tüketici Dernekleri tüketici sorunlarını ve çözüm önerilerini yetkililere iletecek. Yeri gelmişken bunlardan bazılarını anımsamakta yarar var. Sevgili tüketiciler, son yıllarda tüketici haklarından önemli tavizler veriliyor. 7’den 70’e 80 milyon tüketici kah firmaların çıkarlarına, kah bütçe açıklarının kapatılması için sanki “lüzumu halinde düğmeye basınız” mantığına kurban ediliyor. Biz tüketiciler olarak yediğimiz bir somun ekmekten, içtiğimiz bir şişe sudan, kullandığımız elektriğe, benzine, doğal gaza kadar tükettiğimiz tüm yaşamsal gereksinimlere kadar her şeyden bu devlete vergi veriyoruz. İnanın ölsek de kurtaramıyoruz!... 
Öldükten sonra gömüleceğiniz mezar dahi KDV’ye tabi. Hem de en yüksek oranda, yani yüzde 18... İşte bütçenin yaklaşık yüzde yetmişi bu vergilerden oluşuyor. Oysa, dünyanın en adaletsiz vergisi, gelirden değil de tüketilen, mal ve hizmetten, tüketiciden alınan vergiler. Biliyor musunuz, Tüketici’nin Korunması Hakkındaki Yasaya ‘uzlaşma’ başlığı altında yeni madde eklendi. Tüketiciyi mağdur eden firmalara verilen cezaların uzlaşma yoluyla yüzde elli oranında affedilmesinin yolu açıldı. Ancak bu cezalar 1995 yılından beri enflasyon doğrultusunda yeniden değerlendirme oranlarıyla güncelleştirilen temel kriterler olarak tüketicinin korunmasını sağlayacak en önemli dayanakların başında gelmekteydi. 
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunla bankaların alacakları bu ücretler hakkında BDDK’ya düzenleme yapma yetkisi verilerek bankaların faiz dışı ücretleri yasallaştırıldı. Böylece daha önce kesinleşmiş yargı kararlarıyla kazanılan haklar bizzat 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4/3. maddesiyle artık bankacıların hakkı (!) olarak Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasa ile tescil edilmiş bulunmakta. Bu düzenleme ile 20 kalem bankacılık ücreti maalesef tüketiciyi korumakla yükümlü olan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın “uygun görüşüyle” yasallaştı. Yine, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68’inci maddesi değiştirildi. “İş yükünü gereksiz şekilde arttırdığı” gerekçesiyle tüketicinin ilamsız takiplerde Tüketici Hakem Heyetleri (THH)’ ne itiraz hakkı kaldırıldı. Yurttaşlar, başta elektrik, su, doğalgaz ve telefon faturaları olmak üzere küçük tutarlı borçlar için büyük masrafları göz önüne alarak mahkemelere gidecek. İtirazı aleyhine sonuçlanırsa ek olarak bir de tazminat ve karşı tarafın avukatlık vekalet ücretini ödeyecek. Diğer yandan, hazırlanan bir tebliğ ile THH’ler 1011’ den 211’ e kadar indirilebilecek. Bu son düzenleme yaşama geçerse tüketicinin korunmasından verilen en büyük taviz ve  tüketici haklarına vurulan en büyük darbe olacaktır. “Tüketicinin korunması hukuksal mantalitesi” uyarınca “zayıf taraf olan” tüketicinin şikayetlerinin kısa bir sürede, herhangi bir maddi-manevi sıkıntı ve engel yaşamadan haklarını kolayca arayabilmesi gerekir. Ancak kapatılması düşünülen THH’lerin bulunduğu ilçelerde şikayette bulunacak ve haklarını arayacak tüketicilerin ilçelerindeki tüketici hakem heyetlerinin kapatılması durumunda önemli sıkıntılar yaşayacakları aşikardır. Yine AYM’ nin verdiği karar ile artık bir grup imtiyazlı elektrik dağıtım şirketinin haksız ticari çıkarları “kamu yararı” ndan sayılarak tescil edildi! 
Böylece bu şirketlerin kayıp-kaçağın önlenmesi yerine, Yargıtay karalarında ‘hırsızlama’ olarak nitelendirilen bu haksızlığın ceremesini milyonlarca dürüst tüketiciye çektirmek tercih edildi. Öte yandan Mutfaktaki yangın bacayı sarmıştır. Tüketilen sebze ve meyvenin tarladaki fiyatı pazara geldiğinde üç, beş kat arttığını ve aynı durumun, et, ekmek ve sütte de yaşanmaktadır. Gıda güvenliğinde Nişasta Bazlı Şekerin, Pancar Şekerini ezeceği bir özelleştirme sürecinde tüketici, obeziteden, kansere, kısırlığına doğru hızla koşturulmaktadır. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tüketici sağlığıyla oynayan firmaları aylarca açıklamamaktadır. Neleri yediğimizi, içtiğimizi bilemiyoruz. Dışarıda kesilerek ithal getirilen ‘ucuz et’ lerin üzerinde daha hala ‘Menşei Türkiye’ yazmakta; bunlar ‘869 barkoduyla’, ‘helal usüllerine uygun’ ibareleriyle imtiyazlı marketlerde satılmakta, ithal etler gümrük kapılarında E. Coli O157 taşıdığı, sağlıksız olduğu için yakalanabilmektedir? Gıda kodeksi değiştirilerek ekmeğimiz gizlice 50 gram daha küçülmektedir. 
Son olarak geçen yazımızda da belirttiğimiz gibi tüketici ekmekten sonra bir gizli zammı da Ramazan Pidesinden yedi. Müjdeler olsun (!) artık mübarek Ramazan’ da pidemizden 25 gram daha gitti . İçtiğimiz süt üreticide 1,5, ambalaja girip markete geldiğinde 4 liradır. Bu süt peynir olunca 30-40 liradan satılmaktadır. Kısaca, müşteri olarak bankamatiğe kartımızı soktuğumuzda; öğrenci olarak ilk, orta öğretim, üniversite sınavlarına girdiğimizde; hastanede muayene olduğumuzda; eczaneden ilaç aldığımızda ücret ve farkları biz ödüyoruz. Hatta Deli Dumrul’u bile kıskandıracak şekilde, değil geçmediğimiz; duymadığımız, görmediğimiz köprülerin bile geçiş ücretini vergilerimizle biz ödüyoruz!... Bu satırların yazıldığı saatlerde Meclise “varlık barışı” adı altında, yurt dışına kaçırılarak yıllardır beş kuruş vergisi alınmayan gelirlere af getiriliyordu. Ne diyelim ki işte hal-i pür melalimiz bu! Kısaca iyice duyulması için bir kez daha devletin resmi konseyinde yetkililere hal-i pür melalimizi anlatarak, zabıtlara ve kararlara geçirmeye çalışacağız. Umarız ve dileriz ki bu kez makus talihimizi yeneriz... 
* “hüzünlü, acıklı durum” 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
SELVER AKAR
SELVER AKAR
Mıcırık Aşı ile Aşure Tarifi
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Devamında Dostlukla
F. ÖZGÜR ALTIN
F. ÖZGÜR ALTIN
Parasını Dolara Yatıranlar Kârda Mı?
LEVENT KIZILAY
LEVENT KIZILAY
Kırılan Kanat
M. TURHAN İMAMOĞLU
M. TURHAN İMAMOĞLU
Arabaya Atılan Taş
HAKAN KOÇ
HAKAN KOÇ
Devleti Aliye
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri