Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Bülent Arınç istifa etti
Bülent Arınç istifa etti
En yüksek vaka ve vefat sayısına ulaşıldı
En yüksek vaka ve vefat sayısına ulaşıldı
EGO otobüslerine covid-19 düzenlemesi
EGO otobüslerine covid-19 düzenlemesi
“Eczacıların koronavirüse karşı mücadelesi takdire şayandır”
“Eczacıların koronavirüse karşı mücadelesi takdire şayandır”
Bakan Dönmez: “Güneş ve rüzgârda ciddi kapasite artışı bekliyoruz”
Bakan Dönmez: “Güneş ve rüzgârda ciddi kapasite artışı bekliyoruz”

SELEN YEDİER

Shakespeare
24 Ekim 2020 Cumartesi

1564’te Londra’nın biraz uzağında Stratford-Upon-Avon isimli bir kasabada vebanın patlak verdiği o karanlık günlerin tam da içine doğdu. Yan evde yaşayan komşuları dört çocuğunu birden kara ölümün kollarına teslim etmişti. Belki de mucize bu küçük kasabada yüzlerce kişi ölürken onun hayatta kalmasıyla başlamıştı. Elli iki sene yaşadı. Yaşamı boyunca otuz sekiz oyun, yüz elli dört sone ve beş şiir yazdı. Dünyayı gezmedi, hatta doğduğu adadan dışarı bile çıkmadı. Ve öldüğünde ise elli iki yıl önce vaftiz edildiği küçük kiliseye gömüldü. Bu münzevi yaşamın içinden tam dört yüz yıldır okunan bir dehâ çekip çıkarttı. William Shakespeare bahsi geçen yazarın ta kendisiydi.
Herkes, Romeo ve Juliet’i, Macbeth’i ve Hamlet’i ve başka bir avuç oyunu kimin yazdığını biliyor fakat bu onu nasıl bu denli önemli kılıyor? Birçokları için onun 400 yıllık dilinin okunması oldukça güç. Bazıları onun eserlerini tiyatroda bile anlaşılması güç buluyor. Yine de her yıl, yıllar, on yıllar ve yüzyıllar geçtikçe, onun hakkındaki birçok kitap ve baskı rafları dolduruyor. Onu bu kadar uzun zamandır bu denli ünlü yapan neydi? 
İngiliz dili, esas olarak sömürgeciliğin acımasız güçleri tarafından kendi ana sınırlarının ötesine yayılmış olabilir; ancak eğer dilin gücü ve esnekliği olmasaydı; asla şimdi olduğu gibi kök salamazdı veya zamanımızın ortak dili, ticaret dili ve dünyadaki her ulus tarafından konuşulan bir dil haline gelemezdi. Bu yüzden, bu dili konuşanlar için bir dilin nerede ve nasıl ivme kazandığını bilmek önemlidir. “Kendini bil” dedi Sokrates.”Düşünüyorum öyleyse varım” dedi Descartes ve bugün dünya düşündüğünde, çoğunlukla, İngilizce düşünüyor. 
İngiliz dilini oluşturmak için birçok kültürel akım birleşti ve evrimine birçok grup ve birey uzun süre katkıda bulundu ve halen de bulunmaya devam ediyor; fakat 16.yüzyıl sonlarında Latince, İtalyanca ve Fransızca akımlarının, saray konuşmalarının, sokak argosunun, eski ve Orta Çağ İngilizcesinin, klasik Yunancanın ve bazılarına göre İbranicenin bile, bir bireyin aklında ve kaleminde, antik gariplikleri ve belirsizliklerinden sıyrılmış, çeşitli sesleri ve ritimleri birbirine dokunup harmanlanmış, her şeyin en iyi yanlarını benimsemiş, daha büyük, daha iyi, daha güçlü, daha etkileyici bir dil, düşünmek ve fikirleri ifade etmekte daha mahir, birçok anlam derinliği potansiyeline sahip zengin seçenek paleti sağlayan, her şey için birden fazla sözcük sunan-böylece düşünceler, kulağa güzel ve zarif gelen bir şey olduğu kadar akla berrak ve doğru yansıyan bir şey olarak işlenebilir; yeni bir dil olarak ortaya çıkmak üzere birleştiği bir an vardı. Bu akıl ve kalem Shakespeare dediğimiz dehaya aitti.
William Shakespeare 
Macbeth –Bir kesit-
‘Korkudan yediğim lokma boğazımdan gitmeyecekse, 
 Her gece korkunç rüyalar saracaksa uykularımı
Varsın her şey çığrından çıksın,
 Bu dünya da yıkılsın öteki dünya da,
İnsana rahat nefes aldırmayan kuruntularla
 Beynimizi bir işkence masasına çevirmektense
 Ölüp rahat etmek daha iyi,
 Rahat etmek için öldürdüklerimizle.’
 (III. ii. 165-172)
‘Kendini boşuna harcamış olur insan 
 Dilediğine erer de sevinç duymazsa.
 Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi,
 Yıkmakla kazandığın şey kuşkulu bir mutluluksa.’
 (III. ii. 6-9)

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
24 Kasım Öğretmenler Günü
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Ne Çok Ağladık Değil Mi?
SİNAN VARGI
SİNAN VARGI
Zoom Üzerinden Ruhsal Terapi
Prof. Dr.  Yaşar ÖZGÖK
Prof. Dr. Yaşar ÖZGÖK
Aşı Pandemi İçin Kurtarıcı Mı?
VOLKAN ÖZTUNA
VOLKAN ÖZTUNA
Whatsapp Mesajlarınız 7 Gün Sonra Silinecek
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Çocuklar İçin Ütopik Dünya Yaratılıyor
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri