Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
“Sığınmacı sorunu için Şam  yönetimiyle tekrar görüşmeye başlanmalı”
“Sığınmacı sorunu için Şam yönetimiyle tekrar görüşmeye başlanmalı”
Kosova’nın bağımsızlığının 12’nci yılı Ankara’da kutlandı
Kosova’nın bağımsızlığının 12’nci yılı Ankara’da kutlandı
SPD Başkanı Dursun Yıldız: Tarım ve Orman Şurası Eylem Planı’nı değerlendirdi: Mevzuatta düzenleme yapılması faydalı olur
SPD Başkanı Dursun Yıldız: Tarım ve Orman Şurası Eylem Planı’nı değerlendirdi: Mevzuatta düzenleme yapılması faydalı olur
Bu proje ile kadınların politikada temsillerinin güçlendirilmesi hedefleniyor
Bu proje ile kadınların politikada temsillerinin güçlendirilmesi hedefleniyor
EMO Ankara Şubesi seçimleri sonuçlandı
EMO Ankara Şubesi seçimleri sonuçlandı

DENİZ TALİPOĞLU

Kendimi Bunun İçin Mi Yoracağım Ben?
20 Ocak 2020 Pazartesi

Anlık yazamam ben, yazacaklarımı mutlaka önceden kafamda kurup, kendi kendime konuşup öyle kâğıda dökebiliyorum. Bu sabahta camdaki buzları kazırken, uzun zamandır yazmıyorsun diye kendimle konuştum. Sonra fark ettim ki ben mutsuzken de mutluyken de yazamıyorum. Ben araftayken kendimi dinleyebiliyorum. Hayattaki en büyük korkumda arada kalmaktır bu arada…
Çoğu insanın aksine seçeneklerimin olmasından nefret ediyorum. Tak diye karşıma çıkan ya da kendiliğinden olan her şeyi de sınırsız sevebiliyorum. Tesadüfleri hayatımızdan eksik ettiğimiz an, planlı olmaya başladığımız an hayatın sillesini yemeye daha açık oluyoruz. 
İyi de tesadüf nasıl hayata dahil edilir? Ne demek bu tesadüfleri hayattan eksik etmek? Ne saçmalıyor bu? diyorsunuz değil mi?
Akışına bırakmayarak… İstiyoruz ki hemen her şey şak diye olsun. Olsun da o olacak olan senin için ne kadar doğru hiç düşündün mü? Ya da uhrevi yaklaşırsak olaya hayırlısı olmuş olacak mı acaba?
Duygusal mastürbasyona hazır olun, olmayan ve olamayan her şeye de bahanemiz hazır. Hayırlısı oldu. Şimdi bu dual yapıda olursa da hayırlısı olmazsa da hayırlısı diyorsak, hayatı biraz bedava mı yaşıyoruz? Kafam karışık değil sadece cesaretimi toplamaya çalışıyorum. Olmazsa da olsa da hayırlısı dememeyi öğrenmek için kendimi hazırlamaya çalışıyorum. Duygusal yıkımlardan kaçmak yerine, duygusal yıkımlarımı yaşayıp sonunda toparlanmayı öğrenmeye çalışıyorum. 
Otuz iki senedir, kurduğum sistemde, kimsenin kıramadığı kabuğumda kendimi koruyarak belki de gerçek olmayan bir dünyada hiç gerçekten çökmeden, üzülmeden yaşadığımı fark ettim ve hayat çok lezzetsiz geldi. Gastronomik olarak bile bir masada bu kadar tatlı olması kabul göremez. Şimdi acıyı o masaya getirmenin zamanı, pembe örtüleri masadan kaldırıyorum. 
Hayırlısı diye bir şey yok. Kendimizi avutmanın da anlamı yok. Olanları dürüstçe, sevgiyle kucaklamak için daha sağduyulu olmamız yeterli. Kendi kendimize uydurduğumuz kalıplar, duygusal kaçışlarımızın tatsız açıklamaları olabilir ama kendimizle kaldığımızda kafamızdaki tartışmada kimse kazanamıyorsa kalıpları yıkmanın zamanı gelmiştir. 
O kadar beklemediğiniz insanların sevgiye ihtiyaçları var ki son zamanlarda buna tanık olmak beni inanılmaz şaşırtıyor. Beklenmedik sevgi ihtiyaçları, beklenmedik çocuksu tavırlar o kadar tatlı geliyor ki “Al işte sen de insansın özünde!” dedirtiyor.
Etrafındaki herkesi yoran, dimdik durmaktan yılmayan her dakika harika görünen sağlam psikolojinin temel prensiplerini çözmüş de bir biz delirmişiz gibi hissettiren insanlarla bu aralar sık karşılaşıyorum. Ortak özellikleri ne biliyor musunuz? Sevgi eksikliği, sevgi verememek. 
İçlerinde bir volkan var ve patlamak üzere ama patlayamadıkça lavlar kabuğa dönmüş, kabuklaşan lavlar da semsert olmuşlar. Oysa ki bir kıvılcıma bakıyor o lavları eritmek. 
Yanınızda kimde bu kabuğu görürseniz çekinmeyin, yakın o ateşi, yanacaksanız da beraber yanarsınız ve bilin bakalım ne olur? Hayırlısı… Hahaha şaka yapıyorum. İkinizde kabuklarınızdan çıkmış olursunuz ve hayatın tadını alarak yaşamaya başlarsınız. Hayırlı mı hayırsız mı bilmem ama en sevdiğim sözü aklınızdan çıkartmayın, ne olacaksa olsun “Korkunun ecele faydası yok…”

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
Tüketicinin Sesi        -     FERDA HEKİMCİ
Tüketicinin Sesi - FERDA HEKİMCİ
“Başkent’in Boğalgazı (!)”2*
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Jeotermal Yatırımların Geliştirilmesi İçin Destekler Artıyor
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Zeki Demirkubuz Filmlerinde Kadın Karakterler Temsili
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Dünyaya Veda
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Dünyanın İlk Katlanabilir Çatı Güneş Enerjisi Santrali Elektrik Üretimine Başladı
A. NAZ SÜRENKÖK
A. NAZ SÜRENKÖK
SIM Değişimi Saldırılarına Dikkat
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri