Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
“Sığınmacı sorunu için Şam  yönetimiyle tekrar görüşmeye başlanmalı”
“Sığınmacı sorunu için Şam yönetimiyle tekrar görüşmeye başlanmalı”
Kosova’nın bağımsızlığının 12’nci yılı Ankara’da kutlandı
Kosova’nın bağımsızlığının 12’nci yılı Ankara’da kutlandı
SPD Başkanı Dursun Yıldız: Tarım ve Orman Şurası Eylem Planı’nı değerlendirdi: Mevzuatta düzenleme yapılması faydalı olur
SPD Başkanı Dursun Yıldız: Tarım ve Orman Şurası Eylem Planı’nı değerlendirdi: Mevzuatta düzenleme yapılması faydalı olur
Bu proje ile kadınların politikada temsillerinin güçlendirilmesi hedefleniyor
Bu proje ile kadınların politikada temsillerinin güçlendirilmesi hedefleniyor
EMO Ankara Şubesi seçimleri sonuçlandı
EMO Ankara Şubesi seçimleri sonuçlandı

AHSEN ARAL UYAR

İyi Koca Nedir?
21 Ocak 2020 Salı

Bu yazıda iyi koca tanımını örneklerle irdeleyeceğiz sevgili okurlar. Fakat bunu yaparken dövmek, sövmek, aldatmak, gecenin köründe eve kadınlı erkekli misafir grubu getirip karısına çilingir sofrası kurdurmak gibi ekstrem durumları bir tarafa bırakacağız ve sırf bunları yapmadığı için bir erkeği “iyi koca” statüsüne almayarak, yani beklentilerimizi biraz yüksek tutarak düşüneceğiz.
Evlilikte temel gereksinim teklifsizlik ve samimiyettir. İş hayatlarmız belki iki ileri bir geri veya kazkanadı hücumu gibi stratejiler ile yıllarca yürüyebilir ama evlilik yürümez. Kocanın yanında kendinizi rahat hissetmelisiniz, adamın varlığı sizin üzerinizde gerilim yaratmamalı. Akşam işten çıkınca eve gitmeye değil gitmemeye can atıyorsanız, onun yanında sıklıkla yalnız hissediyorsanız profili ne olursa olsun iyi bir kocaya sahip değilsiniz demektir. Her evliliğin kendine özel iç dinamiği olsa da; birkaç genel durum vardır ki bunlar hiç tereddütsüz global doğrulardır.   
Mesela çalışan bir kadınsanız ve işyerinde fazla mesai yaptığınız bir akşam saat dokuzda yorgun argın eve geldiğinizde kocanız sizi görünce “yemek işini ne yaparız?” diye soruyorsa su götürmez gerçek şudur ki; o kötü bir kocadır ve bu tavrın karşılığında siz de “olabilir, o erkek” veya “benim kocam böyledir, kötü biri değil ki, sadece biraz tembel, anası beceriksiz yetiştirmiş” türünden düşüncelere kapılıyorsanız eziksiniz demektir. Peki bu durumun ‘normali’ nedir, yani karısı akşam çalışıp eve geç gelen bir adam yemek konusunda ne yapmalıdır? Çok basit; siz geç geleceğinizi söylediğinizde kalkıp kendine iki yumurta kırmalıdır veya ekmeğin yanına evde o an ne varsa katık yaparak karnını doyurmayı becerebilmelidir. Siz akşamın köründe tükenmiş halde kapıdan girdiğinizde de size “Karnın aç mı? Sana da iki yumurta kırayım mı?” demeyi akıl edebilmelidir. Bunu yapan koca harika veya duyarlı bir erkek değil, sadece normal bir insandır. “Peki, kabul, kocam bunları yapamıyor ve ben olmadan karnını doyuramıyor. Ne yapacağız, bu yüzden boşanacak mıyız?” diyorsanız cevap elbette ki hayır! Hödüklük te eziklik te değiştirilebilir şeylerdir. Adamla çatır çatır mücadele edip onun beynine yıllar boyu yerleşmiş tüm önyargılarla mücadele edeceğiz. Gerekirse çatışıp gerekirse sevecen davranarak ve artık sizinki hangi dilden anlıyorsa o dili iyice öğrenip hayatımızı ve evliliğimizi iyileştirmeye çalışacağız (burada kocaya numaralar çekmekten, sürekli kavga çıkartıp bezdirmeye çalışmaktan veya adamı da kendinizi de aptal yerine koyan kıskandırmak türünden oyunlardan bahsetmiyorum, ona ulaşabileceğiniz yolları düşünerek bulup çıkarınız ve mücadeleden korkmayınız). “Aman tartışmayalım, evimizde huzur olsun, gerekirse ben biraz daha sefil olurum, işten çok yorgun gelsem de yemeği pişirir taşırır ailemi doyururum” diyorsanız biliniz ki evde bu olup bitenleri sakin gözlerle seyreden oğlunuzu babası gibi olmaya, kızınızı da sizinki gibi sefillikle geçecek bir evliliğe hazırlıyorsunuz. 
Evde baş başa iken size iyi davranan adam birileri ile bir araya geldiğinizde sizi veya ailenizi eleştiriyor, dalga geçiyor ve etrafını bu şekilde eğlendirmeye çalışıyorsa masada yine “kötü koca” var demektir. Kocanızın hiçbir ortamda sizinle veya ailenizle dalga geçmeye hakkı yoktur. Biz ailelerin genel karakteristik olarak kalabalık ve dertli olduğu Türk toplumuyuz, dikkatli bakarsanız herkesin ailesinde dalga geçilecek bir şeyler bulursunuz. O yüzden aile eleştirileri yalnız iken samimi bir şekilde ve gereksinim üzerine yapılacak, çiftler birbirlerinin ailesini ortalıkta eğlence malzemesi yapmayacak. Diyelim ki adam bunu sürekli yapıyor, uyarılarınızı dinlemiyor, sizi ne kadar üzdüğünün farkında bile değil. Boşanacak mıyız? Cevabımız yine hayır. Bir akşam adamın sevdiği yemeği yapıp o yemeğini yerken karşısına oturacak ve samimi bir şekilde bu tavırlarının sizi üzdüğünü söyleyerek en etkili metoda, yani empati yaptırmaya başvuracaksınız. Örneğin çok sakin bir şekilde “Biz falancanın (sizin sevdiğiniz ve değer verdiğiniz bir arkadaşınız veya akrabanız) yanında iken ben filanca için (kocanızın sevdiği ve değer verdiği bir arkadaşı veya akrabası) ‘O şöyle şöyle biridir (eşinizin sizinkilerle alay etmek için herkesin içinde kullandığı tanımlama)’ dersem sen ne hissedersin?” diyeceksiniz. Bu yöntem genellikle yaptığını dışarıdan görüp yanlışını anlama etkisi yaratıyor. Ama iştahla yemeğini yiyen adam “Söyleyebilirsin, ne var ki bunda!” diye cevap veriyorsa iflah olmaz bir hödükle evlisiniz demektir, artık ona benimde söyleyecek bir sözüm yok, Allah yardımcınız olsun. 
Sevgili kadınlar, her şey olunuz ama ezik olmayınız. Hayattan ve kocanızdan beklentileriniz hep çok düşük olursa zaten hiçbir şey alamazsınız. Kocanızla başa çıkacak kadar zeki olmadığınızı düşünüp kendinizi bir daha aşağılamayınız. Çok zeki olmaya gerek yok, akıllı olmayı öğrenin yeter. Zeki olmak öğrenilmez ama akıllı olmak öğrenilir. Bendeniz çocukluğumdan beri her daim matematik yarışmalarında dereceye girerdim, bu yaşımda bile analitik bir problem karşısında zorlandığım nadirdir ama hayatında havuz problemi çözememiş bir sürü kadın arkadaşım var, hepsi de kocasını benden daha iyi idare ediyor. Bu işler zekâya değil akla bakar, kendinize güveniniz ve akıllı olunuz. 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
Tüketicinin Sesi        -     FERDA HEKİMCİ
Tüketicinin Sesi - FERDA HEKİMCİ
“Başkent’in Boğalgazı (!)”2*
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Jeotermal Yatırımların Geliştirilmesi İçin Destekler Artıyor
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Zeki Demirkubuz Filmlerinde Kadın Karakterler Temsili
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Dünyaya Veda
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Dünyanın İlk Katlanabilir Çatı Güneş Enerjisi Santrali Elektrik Üretimine Başladı
A. NAZ SÜRENKÖK
A. NAZ SÜRENKÖK
SIM Değişimi Saldırılarına Dikkat
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri