Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Rıdvan Duran, Basın İlan Kurumu’nda Yakup Karaca’dan bayrağı devraldı
Rıdvan Duran, Basın İlan Kurumu’nda Yakup Karaca’dan bayrağı devraldı
20 yılın ardından 17 AĞUSTOS
20 yılın ardından 17 AĞUSTOS
“Kola, kahve ve kafein bağımlılığına dikkat”
“Kola, kahve ve kafein bağımlılığına dikkat”
“Yeni lastiklerle hemen uzun yola çıkılmamalı, en az bir hafta alıştırma yapılmalıdır”
“Yeni lastiklerle hemen uzun yola çıkılmamalı, en az bir hafta alıştırma yapılmalıdır”
“Kaz Dağları’nda su kaynaklarının kirlenme olasılığı çok yüksek”
“Kaz Dağları’nda su kaynaklarının kirlenme olasılığı çok yüksek”

YİĞİT CANDEMİR

Hiç Bir Yere Bakış
19 Temmuz 2019 Cuma

“Donuk bir biçimde insanların koşuşmasını, aceleyle bir yerlere yetişmesini, paniği ve planlı yaşamanın getirdiği zorlukları izliyordu bu sabah penceresinden. Hiç bir şey yapmadığını sanıyordu, ama aslında yaptığı şey, hiç bir şey yapmamaktı. Gayet paradoksal bu durumun içerisinde saatlerce düşündü, hiç bir şey yapmamak aslında bir şeyleri yapmak mıdır? İzlediği sokağa yönelmişti gözleri fakat donuktu, bir şeyleri spesifik olarak takip etmiyordu. Sadece öylesine sokağa bakıyordu işte, hiç bir beklentisi ve amacı olmadan. Aklında kurduğu senaryolar sayesinde beyninin derinliklerine, bilinçaltının ıslak ve kaygan dokusuna dalmaya başladı istemeden. Kendini bir kuyunun dibinde, aşkının eski tadını anlatmaya çalışan Mükremin Çıtır gibi hisseti, iç savaşı durdurmaya çalışan Pablo Picasso gibi hissetti, çok ufak bir anda olsa kendisini saf ırkın güzelliğine inandırmış olan Adolf Hitler gibi hissetti. Soykırası geldi, evet hapşurmak gibi. Soykırası geldi, bütün gereksiz düşüncelerini ve zihnini kurcalayan bulanıklıklarını kökten kazıyası geldi bir anda. Meditasyon yapamıyordu, çünkü meditasyonun temellerine aykırıydı kendisi en başta. Hiç bir şey düşünmeden sakince zihnini akışına bırakamıyordu, hiç yapamamıştı. Çok sefer deneyip, gecenin bir saatinde başlayıp sabahın belirsiz bir saatinde pencereden bakarken buluyordu. Bu yüzden farklı bir yöntem denemek istedi. Daktilosunun başına geçti,en sevdiği parçayı açtı ve parmaklarını ilham perisinin kendine has dansına bıraktı. Neler yazdığına, neler düşlediğine ve kağıda nelerin dokunduğuna bakmadan büyük bir keyifle ve hazla yazmaya devam etti. Sanki dünyanın bütün çiçekleri toplanmış, bir bahçede boy gösteriyordu. Dört mevsimi, aşkı, mutluluğu, hüznü, felaketleri, ölümleri, yaşamları, çabaları, koşuşturmacayı, gözyaşlarını, çocukları, yaşlıları, gençleri... Hepsini aynı anda görüp hepsini farklı bir salisede hissedebiliyordu. Ve bu durumun onda yarattığı hazzı ne bir kadın, ne bir madde, ne bir para birimi, ne de bir başka olgu karşılayabiliyordu. Sadece kendi düşüncelerinin içerisinde parçalamaya başladığı zihnini yavaş yavaş arındırıyordu bu kalabalıktan. Çiçekler silindi, çocuklar silindi, ışık gitti, sesler kayboldu, savaşlar bitti, paranın bir önemi kalmadı, ben gitti, sen gitti, o gitti, kimse kalmadı. Karanlığın kendisi bile ortadan kayboldu. Koyu renkli bir oda kaldı geriye. Duvarları bile gözükmeyen ama varlığını hissettiren. Kapısı, penceresi bulunmayan bir kutuydu bu. Ve içinde cenin pozisyonunda duran kendi. Tek başına, kucağında bir kalem ve kağıtla. Sanki doğumu ve ölümü yazmak ve çizmek üzerine kurulmuştu. Başkasını bilmiyordu, başkasına koşamıyordu, başkasına sığınamıyordu. Kendinden kaçarken kendini bulmuştu, bulduğu şeyden kaçarken yine aynı yere dönmüştü. Sanki atom altı parçacıkların sürekli bir alt tabakasına inmek gibi. En sonunda yeni bir evrene mi giriş yapmıştı koca beyni? Yoksa gördükleri sadece uykusuzluğun bedeninde yarattığı yan etkiler sonucunda oluşan bir halisünasyon muydu? Hiç düşünmek istemedi, bu yoğun, iç gıdıklayan, belirsizlik içerisinde kendini mutlu ve güvende hissetti. Kimseye hesap vermeden, hiç bir sesle rahatsız edilmeden, sıfırdan kendi dünyasını kurabilecek şeylere sahipti. Kalem ve kağıda. En baştan başladı yazmaya, kendini tanrı kabul etti insan. İlk insanı yarattı, bir kenara koydu. Evreni yarattı, canlıları koydu içine, bitkileri türlerine göre ayırdı. İnsanlar çoğaldı çağlar ilerledi savaşlar çıktı hastalıklar boy gösterdi, ölümler arttı, doğumlar arttı, sanat ortaya çıktı, para insanı satın almaya başladı, insan parayı satın almak için para bulmaya çalıştı, savaşlar devam etti, ölümler yine arttı, doğumlar yine devam etti. İnsanlar gelişti, insanlar bilgilendi, bazıları geriledi bazıları ise üst seviyelere tırmandı. Adalet sistemi kuruldu, adalet sistemi dağıldı, para insan gözünü bürüdü, insanlar rütbe ve mertebe için birbirlerini öldürür oldu. Dünya yine aynı yöne evrildi... Yıktı kurduğu bütün dünyayı. ‘tanrı olmak da zormuş’ diyerek iç geçirdi kendi kendine. Gözlerini kapattı, derin bir nefes aldı... Pencerenin önünden kalkıp yatağına uzandı ve gözlerini açtı. Bu sefer uykusu gelmişti, yaklaşık 3 gün boyunca sadece yemek ve tuvalet için uzaklaştığı penceresinden bu sefer insan olmaya bir adım daha yaklaşmak için temel insan ihtiyacı olan uykuya yöneldi. Kendisini biraz daha insan hissetti...”

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Zahidem
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
İşletmenizde Veri Güvenliğini Sağlamak İçin 5 Kolay Yöntem
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Kryztof Kieslowski Dekalog Dizi Filmleri
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Zaman Kendi Çocuklarını Yutar
A. NAZ SÜRENKÖK
A. NAZ SÜRENKÖK
Zamansız Ayrılıklar
AYŞE GÜLÇİN İLHAN
AYŞE GÜLÇİN İLHAN
TARİHİN İLK ŞAİRİ BİR KADIN
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri