Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Peru’da Covid19’lu iki annenin yeni doğan bebeklerinde testler negatif çıktı
Peru’da Covid19’lu iki annenin yeni doğan bebeklerinde testler negatif çıktı
96 can kaybı daha! Toplamda 908 kişi hayatını kaybetti!
96 can kaybı daha! Toplamda 908 kişi hayatını kaybetti!
Ünlü isimlerden ‘Evde kal’ çağrısına güçlü destek
Ünlü isimlerden ‘Evde kal’ çağrısına güçlü destek
Yurtta karantinada kalan TIR şoförünün bıraktığı mektup duygulandırdı
Yurtta karantinada kalan TIR şoförünün bıraktığı mektup duygulandırdı
Koronavirüsten can kaybı 812'ye yükseldi
Koronavirüsten can kaybı 812'ye yükseldi

AHSEN ARAL UYAR

Gazoz Kapağı Koleksiyonerleri
18 Şubat 2020 Salı

Motosiklet kullanımına maalesef çok negatif bakıyorum. Ülkemiz gibi trafik kurallarına uyan erkeklerin hemcinsleri tarafından ödleklikle suçlandıkları bir ülkede kaportası sizin deriniz olan bir ulaşım aracı ile seyahati hiç güvenli bulmuyorum. Trafik ışığına veya işaretine bakanımız yok ki, kim arkadan gelen zavallı motosikletliyi görecek? Geçenlerde kardeşim bana “Sana çocukluğunda motosiklet çarptığı için bilinçaltında korku duyuyorsun.” demişti. Ben de ona “Senin psiko analizini yerim.” diye cevap verdim. “Ben o kazadan sonra bizzat bana çarpan motosiklete bindim. Hem de defalarca!” Bu sözlerimle kırk yıl önceki o kazanın detaylarını unutmuş olan kardeşimi şok ettim. Kendisine anlattıklarımı eksik kalmayınız diye sizlere de aktarıyorum sayın okurlar.
Bizim kuşağımızın çocukluğunda “gazoz kapağı” denilen değerli bir koleksiyon nesnesi vardı. Mahallenin neredeyse bütün çocukları olarak hepimizin kendi çapımızda gazoz kapağı koleksiyonlarımız vardı ama bazı evlerdeki koleksiyonlar yeni, darbe almamış, daha dün koleksiyona eklenmiş gibi duran parçalardan oluşurken bizimkilerin bir kısmı “ikinci el”, yani sokaktan toplanmış olanlardı. Ağabeyim ve ben hobisine ciddi kaynak ayıran koleksiyonerlerdendik, sokakta oynadığımız zamanın büyük bir kısmını koleksiyonumuzu artırmak için pazar araştırmalarına ayırırdık (yani pazar yerlerini dolaşarak gazoz kapağı arardık). Annem temizlik konusunda titiz, babam ise çocuklarının fakir çocukları gibi yerlerden bir şeyler toplamasına kızan kişiler oldukları için piyasa araştırmalarımızı onlardan gizli yapar, bulduğumuz kapakları mahalle hamamının ortak kullanıma açık dış çeşmesinde yıkayarak eve öyle götürürdük. 6 yaşımda idim,  kazanın olduğu o gün yolun ortasında gördüğüm o pırıl pırıl gazoz kapağını ve ona doğru atılışımı hala hatırlarım. Kaza anı bende boşluk... Ama hemen sonra yabancıların olduğu bir arabanın içinde hem acıdan ağlayıp hem de “amca ne olur beni kaçırmayın” diye ağladığımı, vicdanlı şoförün sık sık başını geriye çevirip “kaçırmıyoruz kızım, seni hastaneye götürüyoruz” dediğini dün gibi hatırlıyorum. Sonrasında yine boşluklar var. Ama bir hemşirenin eski meşhur emaye ve içi çizik çizik hastane kaplarından birini tertemiz su ile doldurmuş olarak getirişini ve bana sevecenlikle “haydi ellerini yıka” deyişini, ellerimi o kaba koyup kanları yıkayışımı, tüm bunlar bittikten sonra uçuk pembe ve çiçekli bir elbise giymiş annemin yanında babaannem ile ağlayarak hastane odasına girişini, akşam eve gelen babamın beni kafamda sargı ile görünce kalakalışını ve günlerce evde prenses muamelesi görmekten aldığım gizli keyfi hiç unutmadım. 
Bana çarpan motosikletin sürücüsü Önder amcam yakın bir akrabamız idi, nazik, kibar ve çok güzel keman çalan bir insandı. O da kahrolmuştu ama kazada suç 8 de 8 benimdi; hiçbir çocuk gapı gaptırmamak için bile olsa kendini yolun ortasına atmamalı. Önder amcamın Ebru isminde benden birkaç yaş küçük ve havuç kafa çok tatlı bir kızı vardı. Kazadan sonra Ebru ile beraber o motosiklete defalarca bindim. Önder amcam Ebru’yu öne oturturdu, ben ise arkada oturarak Önder amcamın beline sarılırdım. Hem beraber bir büyük halamızın evine giderdik. O vakitler Yozgat’ ta pek çok evin arka tarafında bir bahçesi olurdu. Büyük halanın evi onlardan birisiydi, ana caddelerden birinde olmasına rağmen arkadaki büyük bahçesi güllerle doluydu, Ebru ile o güllerin arasında mutlu mesut oynardık. Büyük halamızın ikramları da güzel olurdu. Önder amcam beni çağırdığında hiç nazlanmadan motosiklete binerdim. 
Önder amcam, gencecik yaşında hastalandı ve onu çok erken kaybettik. Büyük halamızın evi halanın vefatından sonra müteahhite verildi, gül bahçesi yok oldu gitti, yerine kocaman ve zevksiz bir bina yapıldı. Ebru’ yu yıllarca hiç görmedim, birbirimizi facebook ta bulduk, daha görüşemedik. Benimse hala alnımda o gün hastanede atılan dikişlerin bıraktığı yara izi duruyor. Eskiden gittiğim her doktor o yara izini estetik ameliyatla yok etmeyi önerirdi, şimdilerde yaşımı öğrenince artık bir şey söylemiyorlar. Gazoz kapağı koleksiyonu yapan bir çocuk kaldı mı bilmiyorum, 8 yaşımdaki kızıma teklif etsem herhalde benimle dalga geçer. Zaman denilen kavram çok hain bir şey sevgili okurlar. Eve cam şişe ile gazoz türünden şeyler pek almıyoruz, plastik şişelerin kapakları hemen açılıveriyor. Ama bazen kafelerde garson cam şişedeki içeceği açacakla açıp bardağımı doldurup kapağı da alıp giderken hala kapağı almak istemek arzusu geçiyor içimden. Tuhaf bakarlar diye korkudan isteyemiyorum. Ayrıca motosiklete falan da binmem. Sadece Önder amcam kullanıyorsa binerim. 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
AKSAM - Alimoğlu Kültür Sanat Araştırma Derneği
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Sadece Bir Nesil Değil
Tüketicinin Sesi        -     FERDA HEKİMCİ
Tüketicinin Sesi - FERDA HEKİMCİ
"Çiğdem Çiçek Açmış Duydun mu?"
HAKAN KOÇ
HAKAN KOÇ
Bir Görmezden Gelişin Kısa Hikayesi 
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Fatih Akın Sineması Üzerine
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
24. Uluslararası Ankara Caz Festivali ‘Online’ Yapılacak
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri