Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Gençlerbirliği, Metin Diyadin ile yola devam edecek
Gençlerbirliği, Metin Diyadin ile yola devam edecek
Putin, Türkiye’ye geliyor
Putin, Türkiye’ye geliyor
TCMB yıl sonu enflasyon tahminini  yükseltti
TCMB yıl sonu enflasyon tahminini yükseltti
Sarıgül: Çiftçi küserse aç kalırız 
Sarıgül: Çiftçi küserse aç kalırız 
İletişim Başkanı Altun: Türkiye gerçekçi ve insani göçmen politikasıyla dünyaya örnek oldu
İletişim Başkanı Altun: Türkiye gerçekçi ve insani göçmen politikasıyla dünyaya örnek oldu

İBRAHİM DUMANAY

Çocukluk
8 Aralık 2021 Çarşamba

Çocukluğunu hatırlayıp da özlemeyen, iç geçirmeyen, o günlere geri dönmek istemeyen var mı yaşıtlarımın, çağdaşlarımın arasında?


Fransız tarihçi ve yazar Philippe Aries “Çocukluk Yüzyılları” adlı eserinde hayatı yetişkinler dünyası ve çocukluk dünyası olarak ikiye ayırır. Çocukluğu da iki düşünceyle anlatır: Birincisi, “çocuk günaha ve kötülüğe yatkın değil, esas olarak iyi ve masumdur; bu yüzden de büyüklerin dünyasından korunması gerekir.” İkincisi, “çocuk zayıf ve cahildir; bu yüzden eğitilmesi, terbiye edilmesi gerekir.” der ve ekler: “Yetişkin, duygularına hakim, mesafeli ve ölçülü olan, gözleyen ve gözetleyense; çocuk her an uçlara savrulan, mesafesiz ve ölçüsüz olan, bu yüzden de sürekli gözetlenmesi gerekendir.”


İşte bizim çocukluğumuz da berrak bir su gibi tertemiz ve saf duyguların hakim olduğu, günahtan ve kötülükten uzak bir dönemdi.  Hem ülkemizin hem de ailelerimizin ekonomik kaynaklarının kıt olmasına, silahların konuştuğu siyasal ortamın insanlardaki endişeyi arttırmasına rağmen gündelik hayatımızda yine de mutlu yaşadığımız yıllar… 


Sıradan insanlardık, yaşamlarımız birbirinden çok farklı değildi, mahallenin bakkalı, kasabı, manavından alışverişimizi yapardık. Herkes birbirini tanırdı, ailelerimiz akşamları misafirliğe giderdi, ama önceden haber vererek, mutlaka gündüz saatlerinde bizi gönderip “bir maniniz yoksa annemler size gelecek” dedirterek…


Mutluyduk, çünkü çocuktuk, cıvıl cıvıldık, kızlı erkekli arkadaşlarımızla akşam geç saatlere kadar neşeli çığlıklar arasında, büyük keyif aldığımız ve asla bitmesini istemediğimiz çeşitli oyunlar oynardık. Doğayla, taşla toprakla iç içeydik. Oyuncaklarımız bütün sokaklarda, evlerin bahçelerinde, çocukların ellerinde aynıydı; telden yapılmış bir çember, bir topaç, uçurtma, 3-5 misket, plastik bir araba ve olmazsa olmazımız plastik bir top… Çoğu zaman basit bir demir tel, çamur, şekilli bir taş, bir ağaç parçası bir oyun yaratmamız için yeterliydi. Şimdiki çocuklar gibi eve kapanmıyorduk. Kendi dünyamızda özgürdük.


Mutluyduk, çünkü iç içe geçirilmiş plastik toplarla, araba geçmeyen sokaklarımızda taşlarla kurduğumuz iki kale arasında, kaybeden tarafın gazoz ya da gofret ısmarlayacağı iddialı mahalle maçları yapardık. 


Kâh acıktığımızda herhangi bir arkadaşımızın evinin kapısında annesinin dağıttığı üzerine yağ sürülmüş ekmek dilimlerini almak için sıraya geçerdik, kâh yakındaki inşaattaki musluğun altında terli halde birbirimizle yarışarak su içerdik.


Ailelerimizin en küçük bir endişesi yoktu; çocuklarının başına -şimdiki gibi nereden geleceği belli olmayan- bir saldırının ya da sıradışı bir kazanın gelebileceği akıllarına bile gelmezdi. Ama uzaktan takip ve kontrolü de ihmal etmezlerdi tabii ki…
Bugünkü neslin bu yaşantıyı anlamasını beklemiyorum. Onların tek oyuncağı, tablet, bilgisayar, akıllı telefon. Ne yazık ki, doğadan uzakta, test kitabıyla sanal dünya arasında geçiyor o değerli zamanları… 


Elbette her şeye rağmen bugünün çocukları, bizim geleceğimiz, umudumuz… Aries’in belirttiği gibi “hem büyüklerin dünyasından ve kötülüklerinden korunması gerekir”, hem de “eğitilmesi ve terbiye edilmesi”ne her zamankinden daha büyük ihtiyaç var. 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Bir Kıssadan Hisse Hikaye
BERGÜZAR ÇOPUROĞLU
BERGÜZAR ÇOPUROĞLU
Şeker Pekmezi Seli
RIZA PEHLİVAN
RIZA PEHLİVAN
Pozitif Öneriler 
İBRAHİM DUMANAY
İBRAHİM DUMANAY
Bir Hayalim Var
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Sıdıka Avar ve Dağ Çiçekleri (2)
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Makarna, Ketçap ve Kadın Çorabı
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri