Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
“Haklarımızdan vazgeçmiyoruz, İstanbul Sözleşmesi uygulansın”
“Haklarımızdan vazgeçmiyoruz, İstanbul Sözleşmesi uygulansın”
CHP’li Nazlıaka Kadın Kolları Genel Başkan Adayı oldu
CHP’li Nazlıaka Kadın Kolları Genel Başkan Adayı oldu
TTB: “Bu nedenlerle İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçilemez”
TTB: “Bu nedenlerle İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçilemez”
“Sendikal üyeliklerin ve iş kollarının güvence altına alınmasını istiyoruz”
“Sendikal üyeliklerin ve iş kollarının güvence altına alınmasını istiyoruz”
ORDU AYAĞA KALKIYOR
ORDU AYAĞA KALKIYOR

AHSEN ARAL UYAR

Ankara’nın Pavyonları Meşhurdur
7 Temmuz 2020 Salı

Ankara’mızın bir aile semtinde öğleden sonraya rast gelmiş bir saatte araba kullanırken yol kenarındaki kırmızı renkli masaj salonu tabelasını görünce, muhitin verdiği güven ve ağrıyan omuzlarım nedeniyle kafamda hiçbir sorgulama yapmaksızın arabamı sağa çekmiş ve içeri girerek bankodaki çocuğa “Müsait bayan masörünüz var mı?” diye sormuştum. Mahcup ve varlığımdan pek memnun olmamış bir sesin “Bütün masörlerimiz bayandır!” cevabıyla ayılarak etrafıma baktığımda koca mekânın tavan dahil olmak üzere bütün duvarlarının kırmızı kadife ile kaplı olduğunu görerek kendimi hemen dışarı atmıştım. Adamlara fena halde kızmış olmama rağmen kırmızı kadifeye o kadar çok para sarf etmelerini takdir etmedim değil doğrusu. Fakat aile muhitinde ne işleri vardı? Ankara’nın pavyonları meşhurdur, ilgili caddelere gitseler ya. 
Ben de pavyonları merak eden, kocasından kendisini pavyona götürmesini isteyenler güruhundandım. Fakat sonra bir dergide pavyon garsonları ile yapılan röportajı okudum ve anında bu hevesimden vazgeçtim, garsonlardan birisi şöyle diyordu; “Bıktık bu entel kadınların pavyon merakından! İlla arada öyle bir grup gelir otururlar, hepimizi kader kurbanı zannederek bizlere acıklı bakışlarla bakarlar. Bir şey değil, müşteri bunları gazeteci zannederek tedirgin oluyor”. Bunu okuduktan sonra o hain garsona saydırıp durdum. Tamam, kader kurbanı olmayabilirler, ben de entelektüel değilim ama böylesi snopluğa da hiç gerek yok. 
İşyerinde Norveçliler ile projelerde çalışıyoruz. Genç, efendi, evli barklı, çoluk çocuk sahibi, üstelik master ve doktora falan yapmış mühendisleri gelirler ve fabrika testleri yaparız. Meğer adamlar kabul imzalarını attıktan sonra her defasında şoförümüze kendilerini pavyonlara bıraktırırlarmış. Behzat Ç. dizisinde pek çok pavyon sahnesi seyrettim, eşim çok gerçekçi canlandırmalar olduğunu söylüyor (nereden bildiği mevzusunu pas geçelim). Benim o sahnelerde gördüğümden anladığım şey; pavyon denilen yerin hayatında bir kadının elini tutarak yolda yürümemiş, bir bankta sevgilisine sarılarak oturacak fırsatı olamadan yaşı geçmiş, karısını şöyle çekici bir kıyafetin içinde bile görememiş erkeklerin kadın denilen şeyin öteki uçtaki halini görmek için gittikleri bir mekân olduğu... Master yapmış Norveçli bir mühendis haydi bir kereliğe oryantal kültür merakından gitti diyelim, sonrasında müdavimi olacak kadar pavyonda hoşuna giden şey ne olabilir, anlayabilmek için galiba illa erkek olmak gerekiyor. 
Ben Maltepe’ de pavyonların arasındaki bir mühendislik mimarlık fakültesinde üniversite okudum. Üniversitenin olduğu sokağın başında meşhur pavyon “Gülizar Kazanova” vardı, cadde üzerinde de sağlı sollu bir sürü başka pavyon… O yıllarda öğrenci evlerimizde bilgisayar ve çizim programları, hatta teknik çizim masası olabilecek bir masaya sahip olmak bile hak getire olduğu için teknik resim dersinde hocanın verdiği ödevleri akşam saatlerine kalarak okulda tamamlamaya çalışırdık.  Dolayısıyla özellikle kışın akşam sekiz buçuk gibi saatlere kaldığımızda gündüz öğrenci, tost ve ucuz fotokopi dükkânı atmosferindeki Maltepe’nin bütün çehresi değişmiş olurdu. Muhitin gecesi ve gündüzü arasındaki siyah ve beyaz kadar farklı bu iki hal bizi o kadar korkuturdu ki, bizim gibi teknik çizim ödevini okulda tamamlamak isteyen erkek arkadaşlarımızdan durakta otobüse binene kadar bize refakat etmelerini isterdik. Çok geç saate kaldıysak Maltepe gecelerinin artık sokağa dökülmüş sakinleri özellikle erkek arkadaşlarımızın ellerindeki T cetvelleri ile kinayeli ifadelerle alay ederlerdi hem bizim hem erkek arkadaşlarımızın yüzleri kızarırdı. Her seferinde acaba evimizde bir teknik çizim masası oluşturmak imkânı olamaz mı diye düşünürdük ama ertesi gün okulda o harika çizim masalarındaki teknik imkanları tekrar görünce dişimizi sıkmaya karar verirdik. Geceleri gördüğümüz o kadınlar o kadar süslü ve püslü, makyajları o denli parlak idi ki, bilinçaltı koşullanması nedeniyle midir bilemem ama ben hiç parlak renklerle makyaj yapamam, bu yaşıma geldim hâlâ illa ki mat renkler seçerim, okul arkadaşlarım da benim gibidir. Parlak renklerde makyaj malzemeleri alırsam Maltepe gecelerinden bir kadın çıkagelecek ve yine T cetvellerimizle dalga geçecek diye korkuyorum sanırım. 
Pavyon kültürünün yabancısı iseniz masanıza gelen kadın şampanya ısmarlamanızı istiyor ve kadının içtiği alkol koklatılmış şekerli suyu size şampanya diye yutturarak birkaç bin liraya kapak yapıyorlarmış. Ortalama aylık maaşı 7000 Avro olan Norveçli mühendislere Maltepe şampanyası dokunmuyor olabilir ama sırf süslü ve mini etekli bir kadınla çiftetelli oynamaya gelmiş, ötesini talep veya hayal etmeyen, mahsul parasını yeni almış zavallı bir çiftçi adamcağıza yazık değil mi? Benim çocukluğumda gazino kültürü yaygın idi, gözümü açtığım günden beri hayranı olduğum Erol Evgin’ i seyretmek için Yozgat’ tan annem ve babamla birlikte çıkıp geldiğimiz, ama onun programını tamamlayıp İstanbul’ a döndüğünü öğrenince çok fazla üzüldüğüm gazinoda yeni programın sanatçıları olan Osman Yağmurdereli ve iki saatin içinde üç kere elbise değiştiren Müşerref Akay’ ı hayranlıkla seyrettiğim ortam kibar ve nezihti. Babam iki şişe şarap içmişti ama gelen hesap annemin yüzünü karıştırmadığına göre o kadar insafsız olamazdı. Pavyona layığıyla gitmek için Norveçli olmak lazım galiba. 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Çocuklardaki Oyun Bağımlılığı Hayat Kalitesini Düşürüyor
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Yarım Milyon Kişi, Kariyer Testi ile Mesleğini Buldu
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
“The Fall” Filminin Analizi
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Tarafsız Suskunlar
M. UMUT KARAKÜLAH
M. UMUT KARAKÜLAH
Altın Neden Rekora Koştu?
A. NAZ SÜRENKÖK
A. NAZ SÜRENKÖK
Pandemi BES’i Büyüttü
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri