Ana Sayfa Politika Ekonomi - İş dunyası Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
“Sokak hayvanları konusunu çözülebilir hale getirmemiz gerekiyor”
“Sokak hayvanları konusunu çözülebilir hale getirmemiz gerekiyor”
Çocuklarda miyopi riski artıyor!
Çocuklarda miyopi riski artıyor!
Gündelik yaşam da stres yapanlar dikkat!
Gündelik yaşam da stres yapanlar dikkat!
Sincan Dijital Dönüşüm Akademisi’nde robotik kodlama eğitimleri başladı
Sincan Dijital Dönüşüm Akademisi’nde robotik kodlama eğitimleri başladı
TEKNOMER’de lig sürecine katılacak 8 takım belli oldu
TEKNOMER’de lig sürecine katılacak 8 takım belli oldu
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
28 Aralık 2020 Pazartesi - 10:33

Su ve Enerji Politikaları Uzmanı Yıldız: “Suyun kaynağında korunması gerekiyor”

Su ve Enerji Politikaları Uzmanı Dursun Yıldız, Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından düzenlenen “Kentlerde Su Yönetimi ve Gelecek” başlıklı webinarda konuştu.

Su ve Enerji Politikaları Uzmanı Yıldız: “Suyun kaynağında korunması gerekiyor”

ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA

 

SU ve Enerji Politikaları Uzmanı Dursun Yıldız, Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından düzenlenen “Kentlerde Su Yönetimi ve Gelecek” başlıklı webinarda konuştu. Suyun 21.yüzyılın politik ve ekonomik anlamdaki şekillenmesinde önemli bir rol oynayacağını kaydeden Yıldız, hızlı nüfus artışı, verimsiz kullanım, kentlere göç, gelişen sanayi ve iklim düzensizlikleri sonucunda ulusal su kaynakları kirli ve yetersiz hale geldiğini ve bu durumun da uluslararası yüzey ve yeraltı su kaynaklarının önemini ortaya koyduğunu belirtti.

“KENTLERİN SU KAYNAKLARI AÇIK VERECEK”

Tüm dünyayı saran COVİD-19 salgını dolayısıyla suyun yönetiminin de büyük önem kazandığını ifade eden Yıldız; “Günümüzde kentler çok büyük bir hız ve karmaşa ile büyüyor. Hangi kentlerde gelecekte nasıl yaşayacağımızı bugün verdiğimiz kararlar belirleyecek ve gelecek nesiller bundan etkilenecek. İklim değişikliği veya yağışlardaki dönemsel değişimler, bazı bilim insanlarınca insan kaynaklı, bazılarınca da insan etkisiyle değil doğanın baştan beri gelen döngüsü kaynaklı olduğu söyleniyor. Öyle veya böyle önümüzdeki dönemde iklim değişikliği insan yaşamının problemli hale getirecek. Bu durum kentlerde su temini konusundaki çalışmaların öne çıkmasını sağladı. Literatür araştırmaları sonucunca; kentsel su talebinin gelecek 30 yılda yüzde 80 oranında artacağı düşünülüyor. İklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkisi sürecek ve kentlerin su kaynakları açık verecek. Üzerinde çalışılan kentlerin 233 milyon 233 milyon nüfusa sahip yüzde 27’sinin su talebi, bölgede elde edilebilir yüzey suyu miktarını aşacak. Kentlerde su ihtiyacı arttıkça Türkiye’de olduğu gibi diğer havzalardan su transferi yapılıyor. Dünyada kentlere su temini ve çevre sağlığı hizmetleri önümüzdeki dönemin en temel konularından bir tanesi olmaya aday. Kentlerde su temini aslında bir miktar eksik söyleniyor. Su temini ve atık suların uzaklaştırılması ve arıtılarak doğaya tekrar geri döndürülmesi demek daha doğru olacaktır. Dünya bu suları arıtarak büyüyor. Kentlerde belli oranda bir arıtma var ama atık suyun yüzde 80’den fazlası kötü arıtılıyor. İkinci, üçüncü kalitede arıtılan bu suların yüzde 11’i tarım alanlarının sulanması için kullanılıyor. Dünyada gelecekte su temi konusunda sorun yaşamaya aday kentler var İstanbul bunlardan biri. Mexico City, Buenos Aires, Sao Paulo, Nairobi, Karachi, Beijing gibi şehirler de örnek verilebilir. 2035 yılında 48 kentin nüfusu 10 milyonun üzerinde olacağı öngörülüyor. Nüfusun bu denli artışı da su temininde sorunlara neden olacak” dedi.

“ÜÇ BÜYÜK İLİMİZ HAVZALAR ARASI SU TRANSFERİYLE SU TEMİNİ YAPIYOR”

Kırsaldan kentlere su transferlerinin arttığını ifade eden Yıldız; “Kırsaldan kente su tahsisi yapılan kentlerin haritasında İstanbul, Ankara ve İzmir de yerini almış durumda. Bu üç kentimize de havzalar arası su transferiyle su temini yapıyoruz. 2000’li yıllardan sonra kırsaldan kentlere su tesisi için yapılan projelerde büyük bir artış var. Ortalama olarak söylemek gerekirse; proje başına 90 km mesafeden toplam 383 milyon kişiye yılda 16 m3 su temin ediliyor. Ülkemizde de İstanbul’un suyunun önemli bir bölümü Istranca’dan ve Melen Çayı’ndan sağlanıyor. Ankara’nın Kırıkkale’den bir su getirme macerası oldu. 2007 yılında Ankara barajlarındaki kuraklıkla ilgili DSİ’nin itirazlarını dikkate almayan Ankara Büyükşehir Belediyesi, yatırımı kendisi yapmak istedi. Ankara’ya çok kısa bir süre içinde Kesikköprü Barajı’ndan su kalitesi düşük sülfatlı bir su getirildi. İzmir’in suyunun önemli bir bölümü ise Manisa havzasından sağlanıyor. Hem nüfus artışı, hem kirlilik hem de iklimsel değişiklikler dikkate alındığında su tahsisinin sektörler arası gerilim yaratacağı da düşünülüyor. Daha önce 2016’da Isparta’nın Antalya’ya barajdan su vermesi istenmemişti. Yine 2017’de Kahramanmaraşlı köylüler Göksu barajından Gaziantep’e 52 km’lik su transferi projesine karşı çıkmıştı” dedi.

“SU’DA TALEP YÖNETİMİ İLE SU TASARRUFU YAPILABİLİR”

Önümüzdeki dönemde Akıllı Su Yönetimi, Dijital Su, Döngüsel Ekonomi ve Amaca Uygun Su Kalitesi gibi kavramların hayatımızda yer edineceğini açıklayan Yıldız; “Bu kavramlar Yenilikçi Kentsel Su Yönetimi Politikaları’nda yer alacak. Önümüzdeki dönemde Yenilikçi Kentsel Su Yönetimi Politikaları’nın mutlaka katılımcı olması, uyumlaştırıcı olması, daha küçük ölçeklerde olması, amacına uygun kalitedeki suyun kullanımının öncelenmesi, ensek ve baş edilebilir olması gerekiyor” dedi. Su’da talep yönetimi kavramına da değinen Yıldız; “Bu kavram, su verimliliğini arttırmayı veya daha fazla baraj yapma ihtiyacını azaltmayı hedefler. Fiyatlama ve fiyatlama dışı önlemler yoluyla gereksiz su kullanımını kısıtlar. Verimli ve sürdürülebilir adil tüketim seviyelerine ulaşmak için su talebini etkilemeye çalışır. Talebi kontrol ederek su tasarrufu yapmayı hedefleyen bir yönetim yaklaşımıdır. Su’da talep yönetimi iki yöntemle uygulanabilir: Talebi azaltma ve su arzını daha verimli kılma. Talebi azaltma: suyun fiyatlandırılması, eğitim, suyu daha verimli kullanan tesisatın teşvik edilmesi, su depoları yerleştirilmesi ve su temininin kısıtlanması yollarını içeriyor. Su arzını daha verimli kullanma stratejileri de daha çok yönetiminin yapacağı işleri kapsıyor. Şebeke kayıplarının azaltılması, şebekede basınç ayarlaması gibi” ifadelerini kullandı.

“19 BÜYÜKŞEHİRDE DE SU GİDERLERİ, SU GELİRLERİNİ AŞIYOR”

Önümüzdeki dönemde ülkemizde kentler açısından suyun geleceğini de değerlendiren Yıldız şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’de 2016 yılında kentsel su istatistiklerine göre 1394 belediye 5,8 milyar m3 su çekmiş, bu suyun yüzde 45’i barajlardan, yüzde 27’si kuyulardan, yüzde 9,5’, nehirlerden ve yüzde 1,8’i de göl ve denizlerden çekilmiştir. Çekilen bu suyun yüzde 54,4’üne karşılık gelen 3,4 milyar m3’ü arıtılmıştır. Yani Türkiye nüfusunun yüzde 55’ine temin edilen içme ve kullanma suyu arıtılarak verilmektedir. Bakanlığa bağlı Su Enstitüsü tarafından Mart 2019’da yayınlanan Büyükşehir Su ve Kanalizasyon İdareleri Arasında Mukayeseli Değerlendirme Çalışması’nda; Türkiye’de büyükşehirlerin 25 milyon su abonesi var. Hizmet verdiği nüfus da 64 milyon. Bu büyükşehirler arasında su master planı olmayan kent sayısı 18. 25’inde Ar-Ge biriminde yok. 23 il atıksu kullanmıyor. 19 büyükşehirde de su giderleri, su gelirlerini aşıyor. Fiziki kayıp ortalaması yüzde 40. Yıllık kayıp 7,5 milyar lira. Büyükşehirler 2016 yılında 16 bin 200 köyün ve 1580 beldenin mahalle olması yüzünden çok büyük bir yükün altına girdiler ve bu yükün altında eziyorlar. Bu su yönetiminde ciddi problemler yarattı. Su faturaları 7 idarede hane halkı gelirini yüzde 4’ünün üzerinde. Dünyada suyun bir insan hakkı olarak kabul edilmesi sebebiyle bu oranın yüzde 3’ün altında olması gerekiyor. 23 su kanalizasyon idaresinde kullanılan kaynağın yüzde 40,5’i yeraltı suyu, yüzde 59,5’i ise yüzeysel su. Kayıp kaçak oranı da yüzde 47’ye kadar çıkıyor.

“SU YÖNETİMİ POPÜLİST ANLAYIŞTAN UZAK OLMALI”

Kentlerde su yönetimi; güçlendirilmiş bir kurumsal yapıya sahip, risk yönetmeye hazırlıklı, dinamik planlamacı, veri tabanı oldukça güçlü, popülist anlayıştan uzak ve gerçekçi-katılımcı bir anlayışa sahip olmalıdır. Bu kapsamda, suyun kaynağında korunmasına öncelik vermek gerekiyor. Arazi kullanım planları ile su yönetimi planları koordineli şekilde yapılmalıdır. Toplumsal bilinç ve kullanımda verimlilik açısından STK’larla işbirliği yapılmalıdır. Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Mersin, Konya gibi illerimizde havzalar arası transferin iklim değişikliği risk analizine dâhil edilmesi taraftarıyım. Bunlar dahil etmezsek, o zaman başka riskleri daha fazla şekilde görebiliriz. Kurumların da kurumsal hafızalarını yeniden organize etmesi ve buna ek olarak da güçlü bir veri toplama ağı kurulması lazım.”

Etiketler:
 
İşaret dili ile “İZMİR MARŞI”nı söylediler, işitme engellilere “SES” oldular
 
TÜSİAV Başkanı Sarıtoprak: “2020 KAYIP YIL”
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
İşaret dili ile “İZMİR MARŞI”nı söylediler, işitme engellilere “SES” oldular
BAŞKENT Üniversitesi İletişim Fakültesi İletişim Tasarımı Bölümü öğrencisi ...
Sağlığa Evet Derneği: “Sigarada düz paket kullanımı caydırıcı değil”
2019 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Tütün Mamullerinin Üretim ...
Devletimizin temeli 27 Aralık’tır
İYİ Parti Ankara İl Başkan Yardımcısı Hayati Güneş, Gazi Mustafa Kemal ...
 
Başkent Üniversitesi öğrencileri “Z Kuşağı Dönüşümünü” anlatacak
Günümüz dünyasında gerek geleneksel medyada gerek iş hayatımızda ve hatta ...
“Tarımda Yeni ve Yerli Bir Yüzyıl” Vizyonu ile Çalışıyoruz
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, III. Tarım-Orman Şûrası 2020 faaliyetlerini, ...
CHP Sözcüsü: “Kurumlardaki ve kurallardaki çöküş devlet krizini derinleştiriyor”
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, 21 Aralık tarihli ...
 
TTB’den Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin kadro ilanına tepki
Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin yaptığı ...
Orhan Kemal Erkılıç’ın ilk kitabı ‘Virüst Ömer’ raflarda yerini aldı
Ankara'nın deneyimli gazetecilerinden Orhan Kemal Erkılıç’ın ilk kitabı “Virüst Ömer” yayımlandı.
Covid-19 meslek hastalığı olarak kabul edilmeli
Türk Toraks Derneği, pandeminin gidişatı ve alınması gereken önlemler ...
 
404 Page Not Found
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Haddini Bilmek
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Kadın, Hayat ve Özgürlük
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Yanlışı Biraz da Kendimizde Arayalım
MELEHAT BAL
MELEHAT BAL
Kafalardaki Doğru Olmayan Doğrular
VOLKAN ÖZTUNA
VOLKAN ÖZTUNA
Laboratuvarda Üretilen Kan İlk Kez İnsanlara Enjekte Edildi
VELİ KÜÇÜK
VELİ KÜÇÜK
Kürekle Köpeklere Yapılan İşkence Ünlü İsimleri de İsyan Ettirdi!
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi - İş dunyası Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri