Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
AK Parti’den ‘Sedef Kabaş’ tepkisi ve üç suç duyurusu
AK Parti’den ‘Sedef Kabaş’ tepkisi ve üç suç duyurusu
Türk sinemasının dev ismi Fatma Girik hayatını kaybetti
Türk sinemasının dev ismi Fatma Girik hayatını kaybetti
ILO tahminlerine göre 2022’de 207 milyon kişi işsiz olacak
ILO tahminlerine göre 2022’de 207 milyon kişi işsiz olacak
Altındağ’a yeni bir Sanat Galerisi
Altındağ’a yeni bir Sanat Galerisi
Ankara’da kar teyakkuzu
Ankara’da kar teyakkuzu
HABERLER>SAĞLIK
26 Ağustos 2021 Perşembe - 10:21

Sağlık emekçileri yarın iş bırakıyor

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), satış sözleşmesi ve aile sağlığı merkezlerine uygulanan ceza yönetmeliğine tepki için yarın iş bırakma çağrısında bulundu.

Sağlık emekçileri yarın iş bırakıyor

HABER MERKEZİ

SES tarafından şu açıklama yapıldı:

"Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin sorunların çözümsüz bırakılarak kronikleştiği bir
dönemde bütün dünyayı etkileyen küresel bir salgınla karşı karşıya kaldık. Yaşamak ve yaşatmak için
çaba harcarken kronikleşen sorunlarımıza olağanüstü döneme özgü yeni sorunlar da eklenmiştir. Bu
sorunların giderilmesi noktasında örgütlü olduğumuz her iş yerinden sesimizi yükselterek salgının
bilimsel yöntemlerle ve bilimsel rehberler eşliğinde yönetilmesi gerektiğini tüm kamuoyu ile
paylaştık. Bu durumdan en az kayıpla çıkılması için her türlü eylem ve etkinlikleri düzenledik ve toplu
sözleşme taleplerimizi tamda bu salgının ortasında hazırladık. Sesimizi duymayanlara inat
taleplerimizi toplu sözleşme masasına kadar gönderdik. Bir sendika olmanın sorumluluğuyla mali,
özlük, sosyal ve demokratik haklarımızın yanı sıra çalışma ortamının iyileştirilmesi, iş güvenliği, çocuk
ve ebeveyn hakları, olağanüstü dönemlere özgün talepleri de toplu sözleşme masasına götürdük.
Ayrıca birinci basamak sağlık hizmetleri, üniversite hastaneleri ve sosyal hizmetler alanının kendine
özgü sorunlarının giderilmesine yönelik TİS taleplerini de belirledik. Bizi ve bizim taleplerimizi
duymayanlara karşı elimizdeki en önemli savunma aracı olarak TİS sürecini bekledik. Karşımızda 4688
Sayılı grev hakkı olmadan toplu sözleşme yaptıran Sendika ve Toplu Sözleşme Kanunu ve onun
besleyip büyüttüğü bir konfederasyon olmasına rağmen 2021 bütçe görüşmelerinden bu yana devam
edecek şekilde, son bir ayda da yoğunluğunu arttırarak, işyerlerimizde, emekçilerle TİS taleplerimizi
tartıştık ve tartıştırdık. Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini TİS taleplerimizin masaya taşınması için
ortak mücadeleye, birleşmeye çağırdık.
Hepinizin bildiği gibi 6. Dönem Toplu sözleşme masasında Memur Sen ve Kamu sen
tarafından yapılan gizli pazarlık ve satış sözleşmesi 22 Ağustos’ta imza altına alındı. Daha önceki satış
sözleşmelerinde de sergilenen oyunun baş aktörlerinin kimi değişse de ana karakter oyuncuları
değişmeden kendini tekrar etti. 5,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisi bir “oldu bitti” durumuyla yine
sefalet haline ve kendi kaderine terk edildi. ITUC ve ETUC kapısından her yıl geri çevrilen, sadece 4688
Sayılı Sendika Yasası'na göre sözde yetkili olan ama bu yetkiyi her TİS masasında kamu emekçisinin
çıkarlarını değil kendi çıkarlarını ve koltuklarını korumak için kullanan bir sendikanın metne imza
atması, bununla milyonlarca kamu emekçisini/ emeklisini yok sayması asla kabul edilemez. Memur
Sen, sadece kendi yöneticilerinin kazandığı, memurun kazanamadığı bu uzlaşma için “tarihi kazanım”
açıklaması yaptı.
Bu cambazlık hünerlerinin sergilendiği mutabakatta ise;
Kamu emekçilerinin yıllardır yaşadığı gelir vergisi adaletsizliğine son verilmesi, emekli
olduğumuzda maaşlarımızın yarı yarıya düşmemesi için ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması,
yoksulluk sınırı üzerinde temel ücret talebimiz,

Farklı adlar altında güvencesiz istihdam edilenlerin kadrolu-güvenceli istihdama geçirilmesi,
“4/C’li 4/B’liler” olarak bilinen kamu emekçilerinin ek ödeme, emeklilik gibi temel sorunlarının
çözümü,
Sayıları yüz bini aşan Yardımcı Hizmetler Sınıfının yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi,
Torpilin, kayırmanın kapsını sonuna kadar açan mülakat sitemine son verilmesi.
OHAL KHK’leri ile sorgusuz-sualsiz işinden, ekmeğinden edilen kamu emekçilerinin görevine
iadesi,
Kadın kamu emekçilerine yönelik ayrımcılığın önüne geçilmesi için kadın taleplerinin kadın
emekçiler tarafından görüşülmesi ve mutabakat metninde ayrı bir başlık altında yer alması,
COVID-19’un meslek hastalığı ve iş kazası sayılması için illiyet bağı aranmasından
vazgeçilmesi,
Sosyal hizmetlerde meslek çalışmaları, mesleklerin sorumluluk alanları ve sınırları
çerçevesinde tanımlanmalı talebimiz,
Sağlık hizmetlerinden alınan katkı-katılım payı ve ilave ücretlerin kaldırılması için çalışma
yürütülmesi,
Çalışma yaşamının demokratikleşmesi,
Kamu kurumlarında ücretsiz kreşler açılması, söz konusu kreşler açılıncaya kadar kreş yardımı
verilmesi

TALEPLERİMİZDEN HİÇ BİRİSİNE YER VERİLMEMİŞTİR.

Toplu sözleşmenin uzlaşı ile imza altına alınması için verilen tekliflerle, sunulan teklifler
arasında sadece 1-2 puanlık fark olması, üstelik bu farkın çalışan lehine kapatılması için sosyal hak ya
da çalışma ortamının iyileştirilmesine yönelik başka teklifler sunulması gerekirdi. Gerek verilen gerek
sunulan tüm tekliflerin emekçilerin yararına olması gerekirken ne sağlık ve sosyal hizmet
emekçilerinin ne de diğer kamu emekçilerinin ve emeklilerinin kabul edileceği bir sözleşme ortada
yoktur.
Masaya “yetkili” sıfatı ile oturanlar ne istediler ve ne aldılar?
2022 için %21 maaş artışı artı %3 refah payı artı 600 TL önceki dönem kaybı ile birlikte 2022
yılı için toplamda %39 maaş artışı. Fakat 2022 yılı için altışar aylık dilimler halinde %5 +%7 maaş
artışına imza atmışlardır. 2023 için %17 maaş artışı + %3 refah payı teklifine karşılık altışar aylık
dilimler halinde %8 + %6 oranına imza atmışlardır. Kısacası iki yıl için toplamda %67,2 maaş artışı
teklif eden “yetkili” konfederasyon iki yıl için toplamda %26 oranına imza atmış, arkasından da “tarihi
kazanım” diye açıklama yaparak tüm kamu emekçilerinin aklı ile dalga geçmiştir.
Bu sözleşmede refah payı talebi yine görmezden gelinmiş, bunun yerine hali hazırda sadece
sendika üyesi kamu emekçilerinin yararlandığı 3 ayda 135 TL tutarındaki toplu sözleşme ikramiyesi
265 TL artırılarak 3 ayda 400 TL’ye çıkarılarak, sözleşmenin hakeme bile gitmeden uzlaşı ile
sonuçlanmasının nedenini oluşturan düzenleme yapılmış, böylece Memur Sen’in üye kaybının önüne
geçilmesine ve yetkisinin korunmaya alınmasına yönelik düzenleme yapılmıştır. İşte onların “tarihi
kazanım”ı budur. Bizler, sendika aidatının devlet tarafından verilmesini asla doğru bulmadık,
bulmuyoruz. Sadece şişirme şekilde elde ettikleri üye sayılarını korumak için toplu sözleşme primi
olarak koydukları ve 3 ayda bir sendika üyelerine prim adı altında verilen miktarı ilave bir zam gibi
göstermeleri ise tamda sergilenen orta oyunun bir parçasıdır.

Söz konusu artıştan sendika üyesi olmayan ve 4688 Sayılı Yasa'ya göre sendika üyesi olması
yasaklanmış bulunan toplamda en az 1 milyon 800 bin kamu emekçisi ve 2 milyon kamu emekçisi
emeklisi yararlanamayacaktır.
Ayrıca mutabakatın sunumunda üç yıl önce bizzat Cumhurbaşkanı tarafından verilen 3600 ek
gösterge sözü hakkında “toplu sözleşme dönemi içinde yapacağımız çalışmaları meclise yasa haline
getirilmek üzere göndereceğiz” denilmiş, emekçilerin talebi yine seçimlere yatırım aracı olmak üzere
başka bahara ertelenmiştir.
Bu ülkede çarşıda, pazarda, mutfakta yaşanan gerçek enflasyon %45’i aşmıştır. Sağlık ve
sosyal hizmet emekçileri “keşke ay çiçek yağı olsaydım, daha çok zam alırdım” demektedir. İğneden
ipliğe her şeye zam yağmur gibi devam ederken iktidar,“şahlanan ekonomi” söylemleriyle
“vatandaşımızı enflasyona ezdirmeyeceğiz” nutuklarıyla yoluna devam etmeye çalışmaktadır. İş
cinayetleri ve intiharların giderek arttığı, üretici ve tüketici enflasyonu arasındaki makasın tam 26
puan açıldığı, dolayısıyla hayat pahalılığının önümüzdeki dönemde artacağının açık olduğu koşullara
rağmen söylenen bu sözlere hiç kimse inanmamaktadır. Hedeflenen enflasyon rakamlarını temel alan
bu mutabakat yetkili konfederasyonun tarihi kazanımı, değil tarihi utancı olmuştur. Bu nedenle de bu
sözleşmeyi kabul etmiyoruz, bu sözleşmede emekçinin kazanımından bahsetmek mümkün olmadığı
için üretimden gelen gücümüzü kullanarak

27 AĞUSTOS’TA İŞ BIRAKIYORUZ.

Birinci basamak sağlık hizmetleri alanında yaşanan sorunların çözümsüz bırakılması,
pandemiyle birlikte artan iş yükünün sayıları aynı kalan ASM çalışanlarınca yürütülmeye çalışması,
çalışma kurallarının en temel insan hak ve hürriyetlerini ihlal eden yönetmeliklerle yeniden
düzenlenmesi çalışma barışını bozmuştur. Söz konusu yönetmeliğin geri çekilmesi ve çalışma
koşullarının iyileştirilmesi için 16 Ağustos’ta iş bırakmıştık. O günden bu zamana ceza yönetmeliği geri
çekilmemiştir. Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları istifa etmeye ve birinci basmak sağlık
hizmetlerinden çekilmeye başlamıştır. Acil önlem alınmazsa birinci basamak sağlık hizmetleri
yürütülemeyecek hale gelecektir. Bu nedenle 27 Ağustos’ta yeniden iş bırakıyoruz. Toplu sözleşme
mutabakatında tüm kamu emekçileri gibi birinci basamakta çalışan sağlık emekçilerinin talepleri de
yok sayılmıştır. Bu nedenle Aile sağlığı merkezlerinden, Toplum Sağlığı Merkezlerinden, cezaevi
hekimlerinden başlayan iş bırakma eylemleri tüm sağlık ve sosyal hizmet alanına doğru genişlemiştir.
Sorunlarımızın çözümü için üretimden gelen gücümüzü kullanmaktan başka çaremiz de kalmadığı gibi
bizim ve emeğimizin yok sayılmasına dayanacak gücümüz de kalmamıştır.
Komşularımız, arkadaşlarımız, hemşerilerimiz, dostlarımız; her başınız sıkıştığında arayıp
danıştığınız, ne kadar çok çalıştığımızı gördüğünüz için halimize üzüldüğünüz bizler, sağlık ve sosyal
hizmet emekçileri tüm ülke gibi artık nefes almakta ve yaşamakta zorlanıyoruz. Tıpkı sizin gibi
enflasyonla, vergi yüküyle, hayat pahalılığıyla daha da yoksullaşıyoruz. Çalışma koşullarımızın
iyileşmesi ve sizlerin daha nitelikli sağlık ve sosyal hizmetten faydalanmanız için mücadele ederken
sizin desteğinize çok fazla ihtiyaç duymaktayız. Bu nedenle aile hekiminiz, hemşireniz, ebeniz, veri
hazırlayıcınız, sekreteriniz, dahiliyeciniz, göz doktorunuz, fizyoterapistiniz, sosyal hizmet uzmanınız,
bakıcı anneniz yani sağlık ve sosyal hizmeti sunan ekibiniz olarak sizden 27 Ağustos’ta sağlık ve sosyal
hizmet emekçilerinin iş bırakma kararını desteklemenizi istiyoruz. Acil durumlar dışında sağlık hizmeti
sunmayacağız. 27 Ağustos günü aile sağlığı merkezlerine, hastanelere, sosyal hizmet kurumlarına
hizmet almak için değil haklı mücadelemize destek olmak için gelmenizi talep ediyoruz. Hiç olmadığı
kadar birlikte hareket etmek zorundayız.

 
3. Bölge Otobüs İşletme Şube Müdürlüğü yeni yerine taşındı
 
Halkın enflasyonu yüzde 40 civarında
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Son 24 saatte korona virüsten 232 kişi hayatını kaybetti
Sağlık Bakanlığı, son 24 saatte 232 kişinin korona virüsten hayatını kaybettiğini, ...
Mevsimlik tarım işçileri kaldıkları çadır kentte aşılandı
Bilecik'te filyasyon ekipleri mevsimlik tarım işçilerini kaldıkları çadır ...
Koronavirüs aşısı hal esnafının ayağına getirildi
Sağlık Bakanlığı’nca açıklanan günlük Covid-19 tablosunda yüzde 76,6 oranla ...
 
Tunceli'de bir köy karantinaya alındı
Tunceli’nin Ovacık ilçesinde bir köy Covid-19 vaka sayısının artması, ...
SMA tedavi edilebilir ve önlenebilir
SMA hastalığının belirtileri ve tedavisi ile ilgili bilgiler veren Prof. ...
Denizli'de yeni doğan ölüm oranı en aza indirilecek
Denizli İl Sağlık Müdürlüğü organizasyonunda, doğumda oluşabilecek yeni ...
 
Aşıdan kaçan yoğun bakıma düşüyor
Korona virüs nedeniyle yoğun bakımda yatan hastaların çoğunun aşısız olduğuna ...
15 yaş üstü aşılamalar Bursa'da başladı
Sağlık Bakanlığınca 15 yaş üstündekiler ile kronik hastalığı bulunan 12 ...
151 kilodan 96 kiloya düştü
Diyet ve spor ile kilo veremeyen 46 yaşındaki Alp Ülgünalp, Düzce Üniversitesi ...
 
404 Page Not Found
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
EZGİ KIZILAY
EZGİ KIZILAY
Tarçın 
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Bakış Açısı
VELİ KÜÇÜK
VELİ KÜÇÜK
Asgari Ücretle Gelen Zamlar
VOLKAN ÖZTUNA
VOLKAN ÖZTUNA
Çölde Ağaç Dikecek Robot Tasarladı 
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Tanıdık
BERGÜZAR ÇOPUROĞLU
BERGÜZAR ÇOPUROĞLU
Ne Mutlu Türküm Diyene
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri