Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Kılıçdaroğlu ve Babacan: “6 partili mutabakat son derece önemli”
Kılıçdaroğlu ve Babacan: “6 partili mutabakat son derece önemli”
Türkiye’nin demokrasiden uzaklaşmasından endişeliyiz
Türkiye’nin demokrasiden uzaklaşmasından endişeliyiz
Talimatlara uyarsak süreci daha az zararla atlatırız
Talimatlara uyarsak süreci daha az zararla atlatırız
AK Parti’den ‘Sedef Kabaş’ tepkisi ve üç suç duyurusu
AK Parti’den ‘Sedef Kabaş’ tepkisi ve üç suç duyurusu
Türk sinemasının dev ismi Fatma Girik hayatını kaybetti
Türk sinemasının dev ismi Fatma Girik hayatını kaybetti
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
14 Ekim 2021 Perşembe - 13:33

Lösema Başkanı Prof. Dr. Altuntaş: “Yapay zekâ ile kanserde yeni bir dönem başladı”

“Kanser hastaları mutlaka Covid-19 aşılarını olmalı”

Lösema Başkanı Prof. Dr. Altuntaş: “Yapay zekâ ile kanserde yeni bir dönem başladı”

ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA

LÖSEMA Kurucu Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, 14 Ekim 2021 LÖSEMA Kongresi kapsamında bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda; Lenfoma, Lösemi ve Myelom kanserlerinin tedavi edilebilir olduğunun ve ülkemizde bu tedavilerin çok iyi yapıldığının altını çizen Prof. Dr. Altuntaş, bu kanserlerde parmak izi yöntemiyle geliştirilen bireyselleştirilmiş tedavinin büyük bir öneme sahip olduğunu söyledi. Prof. Altuntaş ayrıca; Car-T hücre tedavisinin de kanserle mücadele çığır açmasını beklediklerini söyledi.

“LÖSEMİNİN BELİRTİLERİ ARASINDA YAYGIN KEMİK AĞRISI DA VAR”

Lösemi’nin tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 1’ini oluşturduğunu kaydeden Prof. Dr. Altuntaş, Akut Lösemi’nin ise nadir görülen bir hastalık olduğunu ve ülkemizdeki erkeklerde 100 binde 3-6, kadınlarda ise 100 binde 1-4 yeni olgu olduğunu söyledi. Prof. Dr. Altuntaş; “Hastalığın görülme oranı yaşla birlikte artmakta, 60 yaş civarında en yüksek düzeye çıkmaktadır. 60 yaş ve üzerinde yılda 100 binde 12 oranında görülmektedir” dedi. Lösemi’nin belirtilerinden bahseden Prof. Dr. Altuntaş; “Farklı türleri bulunan löseminin belirtileri, hastalığın türüne göre değişiyor. Ateş, gece terlemeleri, baş ağrısı, kolay yaralanma ve kanama, kemik ve eklem ağrıları, halsizlik, lenf bezlerinin büyümesi genel belirtiler olarak akılda tutulmalıdır. Akut lösemide, kişiyi doktora başvurmaya zorlayacak kadar şiddetli belirtiler görülür. Mesela Lösemi hücreleri beyni etkilediyse, baş ağrısı, kusma, uykuya eğilim, kas kontrolünün zayıflaması gibi belirtiler görülebilir. Lösemi hücreleri vücudun diğer bölgelerini de etkileyerek sindirim sorunlarına, böbrek rahatsızlıklarına, akciğer ve kalp sorunlarına yol açabilir. Akut Lösemililer, daha şiddetli bulgularla kendini gösterebilir. Ciddi halsizlik, güçsüzlük olabilir. Yüksek ateş, enfeksiyon, kanamalar görülebilir. Kanamalar sıklıkla cilt bölgesinde görülür. Diş eti kanamaları, burun kanamaları, göz kanamaları, idrar yolu kanamaları, mide-bağırsak kanamaları, beyin kanamaları görülebilir. Löseminin belirtileri arasında yaygın kemik ağrısı da sıklıkla yer alır” diye konuştu.

“DÜZENLİ ARALIKLARDA VE YETERLİ DOZDA İLAÇ TEDAVİSİ ALMAK YAŞAMI UZATIYOR!”

Lenfoma’da süre ve dozun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Altuntaş, Lenfoma’nın genellikle lenf bezlerinden ve bazen de herhangi bir organdan köken alan bir grup kanser türü olduğunu söyledi. Hastalık ile ilgili detaylar paylaşan Prof. Dr. Altuntaş şunları söyledi: “Tedavi edilebilir bir hastalık olan lenfoma kür şansı olan yani tedavi sonrası tekrarlamayacak kanser türlerinden biridir. Sonuçları yüz güldürücü kanser tiplerinden biridir. Lenfoma tedavisi kemoterapi ve immünoterapiler ile seçilmiş vakalarda ise radyoterapi ile yapılmaktadır. Güncel ilaç ve ışın tedavileri ile bazı lenfoma türlerinde yüzde 95’e kadar başarı şansı vardır. Güncel olarak lenfoma tedavisinde dünyadaki ve Türkiye’deki çalışmaların amacı lenfoma’nın yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi kontrol edilebilen kronik bir hastalık haline gelmesidir. Lenfoma tedavisinde “akıllı ilaçlar” dönemi Pek çok hastalıkta olduğu gibi lenfoma’da da immünolojik ve genetik çalışmalar umut verici düzeyde devam etmektedir. Genel hastalıktan ziyade hasta bazlı tedaviler gündemde olmaya başlamıştır. Artık bireyselleştirilmiş tedavi çağındayız. Hastanın ve hastalığının immünolojik ve genetik açıdan fotoğrafını çekip ona göre tedavi planlama şansımız var. Bu bağlamda lenfoma’da yeni tedaviler umut vadetmektedir. Hedefe yönelik tedaviler günümüzde yalnızca “monoklonal antikorlar” ile sınırlı değildir. Monoklonal antikor olmayan bir takım başka ilaçlar ve moleküller de geliştirilmiştir. Bunlar, “hedefe yönelik ilaçlar” olarak adlandırılmaktadır. Hedefe yönelik moleküller; kanserli hücrelerde olan, sağlıklı hücrelerde ise bulunmayan birtakım mekanizmaları bozmaktadır. Bu nedenle ilaçlar hastaya verildiğinde kanser hücresi çok yoğun bir şekilde, sağlıklı hücreler ise minimal düzeyde etkilenmektedir. Hedefe yönelik tedavilerde kullanılan ilaçların yan etkileri hiçbir zaman klasik kemoterapi ilaçlarının yan etkileri ile aynı değildir. Düzenli aralıklarda ve yeterli dozda ilaç tedavisi almak yaşamı uzatmaktadır. Lenfoma tedavisinde yaşam süresi için en önemli göstergelerden biri ilk aylarda aldığı ilaçların toplam dozudur. Bu bağlamda uygun aralıklarda (iki, üç hafta) yeterli dozda (önerilen doz) ilaç almak gereklidir. Bu nedenle iki veya üç hafta aralıklarla verilen tedavi sürelerini tıbbi zorunluluk olmadıkça geciktirmemeye gayret edilmelidir.”

“MİYELOMALI HASTALAR SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİNİ FAZLA TÜKETMELİDİR!”

Myelom kanserinin de bir tür kemik kanseri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Altuntaş, şu bilgileri paylaştı: “Tüm kanserlerin yüzde 1'ini, Hematolojik kanserlerin ise yüzde 10'unu oluşturmaktadır. Görülme sıklığı yılda yüz binde üç ila dokuz arasında değişmektedir. Yaşla birlikte görülme sıklığı artmaktadır. En sık 60 yaş ve üzerinde görülmektedir. Multiple Miyelomalı hastalarda kemik ağrısından tutun da kemik kırıklarına kadar geniş yelpazede kemik lezyonları sık görülür. Bu nedenle kemik ile ilgili olumsuzlukların geciktirilmesi veya önlenmesi hastaların yaşam ve yaşam kalitesi için gereklidir. Bu bağlamda hastaların hareketsiz kalmaması, düzenli egzersiz yapması, ancak egzersiz yaparken de travmalardan korunması ve düşmelerin azaltılması gereklidir. Diyetlerinde kalsiyumdan zengin olan süt ve peynir, yoğurt gibi süt ürünlerini yeterince tüketmeleri ve günde 3 litre civarı su veya sulu gıda tüketmesi önemlidir.

“MİYELOMALI HASTALAR YETERİNCE GÜNEŞ IŞINI ALMALIDIR!”

Miyelomalı hastalarda D vitamini eksikliği daha sıktır. Bu nedenle bu hastaların önemli bir kısmının D vitamini takviyesine ihtiyacı vardır. D vitaminden zengin gıdalardan beslenmesi ve güneş ışınlarından faydalanmalarını da önemle tavsiye ediyoruz. Gerektiği zaman ise D vitamin haplarını mutlaka kullanmaları gereklidir. Multiple miyeloma hastalarında yeni kuşak ilaçlar ve otolog kök hücre nakli ile başarı oranları son yıllarda belirgin şekilde artmıştır. Multiple miyeloma’da enfeksiyonlara yatkınlık artmıştır. Bu nedenle kişisel hijyen, temizlik ve bakım çok önemlidir. Bu nedenle miyelomalı hastalar suya ve sabuna daha sık dokunmalıdır.”

“YENİ UMUT CAR-T HÜCRE TEDAVİSİ”

CAR-T Hücre Tedavisi’nin kansere karşı çığır açtığını belirten Prof. Dr. Altuntaş, tedavi ile ilgili önemli bilgiler paylaştı. Prof. Dr. Altuntaş; “Normalde T hücreleri enfeksiyonla savaşan bağışıklık hücreleridir. Hastanın kendi T hücreleri kanından toplanır. Toplanan bu T hücreleri, kanser hücrelerini tanıyıp yok edebilmek üzere laboratuvarda yeniden işlenir. Yüksek seviyede anti-kanser aktivitesi gösteren “CAR” olarak bilinen özel kanser hedefleme reseptörleri ile donatılır. Oluşturulan bu yeni hücreye CAR (kimerik antijen reseptörleri)- T hücresi denir. Laboratuvarda işlenen T hücreleri yine laboratuvar ortamında çoğaltılır ve uygun şartlarda hastaya damardan verilir. CAR T-hücre tedavisi bir tür gen veya hücre tedavisi ya da adoptif hücre transfer tedavisi olarak da adlandırılır. CAR-T hücre tedavisi B-hücreli lenfomalarda yüzde 64-86, akut lenfoblastik lösemide (ALL) yüzde 68 – 93, multiple myelomada yüzde 80’nin üzerinde, kronik lenfositik lösemide (KLL) yüzde 57 – 71 ve solid tümörlerde yüzde 9-35 arasında yanıt oranları ile umut vadetmektedir” dedi.

“YAPAY ZEKA KANSER TEDAVİLERİNDE ÇIĞIR AÇACAK”

Dünyada kanserin tanısı ve takibinde yapay zekâ uygulamalarının çığır açacağını ifade eden Prof. Dr. Altuntaş, tüm kurum ve kuruluşlar olarak bu gelişmelere hazır olunması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Altuntaş; “Yazılımlar öğrenebilir olduğundan, tanı-tedavi-takipte yapay zekâ sayesinde daha standardize, daha hızlı, daha verimli ve daha kaliteli sağlık hizmeti sunumu kaydedilebilecektir. Yazılımın kapasitesinin sadece tek bir alanda öğrenmekle sınırlı olmaması, aynı hızda hastalığa ilişkin her türlü veriyi, kişinin demografik verileri, güncel vücut kitle indeksi, kişisel özellikleri, özel durumları, histopatoloji, immünoloji, görüntüleme, genetik vb. laboratuvar bilgileri, kanıta dayalı ve bilimsel tedavi seçenekleri ve diğer çok sayıda etkileşimleri de öğrenebilir olması tüm bu bilgileri kullanarak tanı, o tanıyla ilgili olası gidişat ve tedavi seçenekleri konusunda ve kanser yönetiminde çığır açacaktır” diye konuştu.

“KANSER HASTALARI AŞI AYRIMI YAPMADAN AŞI OLMALI”

Prof. Altuntaş ayrıca; pandemiyle birlikte kanser hastalarının tanı, tedavi ve desteğe erişmekte sorunlar yaşadığını ama buna rağmen hastaların tıbbi yardım taleplerinde tereddüt etmemesi gerektiğini söyledi. Kanser hastalarının Covid-19’a karşı handikaplı durumda olduğunu belirten Prof. Dr. Altuntaş, hastalarda aşılamanın zamanlamasının, tedavi ve hastalığın sürecine göre değişeceğini ve kararın hekime danışılarak verilmesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Altuntaş; “Kanser ve kanser hastası yakınları mutlaka aşı ayrımı yapmadan buldukları Covid-19 aşısını olmalıdır” dedi.

“KAPSAMLI MERKEZLER TEDAVİDE HAYATİ ÖNEME SAHİP”

Kanser yönetiminde kapsamlı kanser merkezlerinin önemine değinen Prof. Dr. Altuntaş; “Kanser tedavisi değil, kanser yönetimi felsefesi yaygınlaştırılmalıdır. Bu bağlamda bünyesinde palyatif bakım merkezi, onkolojik rehabilitasyon merkezi, psikoonkoloji merkezi, klinik eczacılık ve ilaç danışma merkezi, uğraş terapi merkezi, onkolojik sosyal hizmet merkezi, manevi bakım merkezi, klinik araştırmalar merkezi, kanser okulu, onkoloji hemşireliği, onkoloji eğitim hemşireliği birimleri bulunduran ve kanser hastalarının fizyolojik, psikolojik, manevi ve sosyal iyilik haline de katkı sağlayan kapsamlı merkezler hayati öneme sahiptir” ifadelerini kullandı.

 
Başkan Yavaş kapıda kömür dağıtımına son verdi
 
Mansur Yavaş'a 13 Ekim'de Anlamlı Ödül
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
İşsizlik İŞKUR’da ayrı, TÜİK’te ayrı hesaplandı
DİSK-AR: “Geniş tanımlı işsiz sayısı 7,9 milyon”
“Tütün Endüstrisi Destekli Proje Durdurulmalıdır!”
“Tüm yeni tütün ve nikotin ürünlerinin piyasaya arzı ve satışı yasaklansın”
Kılıçdaroğlu: “İktidar değişecek, inşallah bu memlekete huzur gelecek”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel ...
 
Metin Ejder Türkiye Ragbi Federasyonu Başkanlığına adaylığını açıkladı
Türkiye Ragbi Federasyonu’nun yakın zamanda yapacağı başkanlık seçiminde ...
Türkiye Psikiyatri Derneği: “Ruh Sağlığı Yasası çıkarılmalı”
Pandemide kadınların ruhsal stresi daha da arttı
10 Ekim Katliamı’nın 6’ncı yılında adalet talebi sürüyor
10 Ekim Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı
 
TTB COVID-19’la geçen 18 ayı değerlendirdi
Türk Tabipleri Birliği (TTB), COVID-19 pandemisinde geride bırakılan 18 ...
BES, eylülde kamu emekçilerinin enflasyon sepetini açıkladı
Büro Emekçileri Sendikası (BES), “Kamu Emekçilerinin Enflasyon Sepeti ...
TTB, fiili hizmet zammı artışı için meclise teklif sundu
Türk Tabipleri Birliği (TTB), sağlık çalışanlarının fiili hizmet zammının ...
 
404 Page Not Found
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
EZGİ KIZILAY
EZGİ KIZILAY
Tarçın 
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Bakış Açısı
VELİ KÜÇÜK
VELİ KÜÇÜK
Asgari Ücretle Gelen Zamlar
VOLKAN ÖZTUNA
VOLKAN ÖZTUNA
Çölde Ağaç Dikecek Robot Tasarladı 
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Tanıdık
BERGÜZAR ÇOPUROĞLU
BERGÜZAR ÇOPUROĞLU
Ne Mutlu Türküm Diyene
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri