Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Türk Telekom: 59 - Darüşşafaka: 46
Türk Telekom: 59 - Darüşşafaka: 46
Irak'ın kuzeyinde 4 PKK'lı terörist etkisiz hale getirildi
Irak'ın kuzeyinde 4 PKK'lı terörist etkisiz hale getirildi
BM: Taliban yakında Afganistan'ın tamamında kızların ortaokula gitmesine izin verecek
BM: Taliban yakında Afganistan'ın tamamında kızların ortaokula gitmesine izin verecek
İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi kuruldu
İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi kuruldu
”Doğum Bildirimi Başvurusu” e-Devlet Üzerinden Yapılabilecek
”Doğum Bildirimi Başvurusu” e-Devlet Üzerinden Yapılabilecek
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
25 Eylül 2021 Cumartesi - 08:57

Kanserde erken tanı ve yeterli tedavi ile iyileşme olasılığı daha yüksek

Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği tarafından “Kanser Tedavisinde Moleküler Biyobelirteç Temelli Kişiselleştirilmiş Tıp Fırsatları ve Sorunlar Çalıştayı Raporu” yayınlandı.

Kanserde erken tanı ve yeterli tedavi ile iyileşme olasılığı daha yüksek

ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA

Raporda; Dünyada ve Ülkemizde Kanser Sorunun Boyutu, Gelişmekte Olan Ülkelerdeki Yenilikçi Onkolojik İlaçlara Erişimin Önündeki Engeller, Toplumdaki Kanser Yükünün Azaltılması İçin Öneriler gibi konular ele alındı.

“KANSER HASTALARINA YAKLAŞIMDA ÖNEMLİ BİR ANLAYIŞ DEĞİŞİKLİĞİ GEREKLİ”

Raporla ilgili konuşan Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Şuayib Yalçın; “Son yıllarda kanser tanı ve tedavisinde çok önemli gelişmeler olmuştur, özellikle moleküler ve genetik tekniklerin gelişmesi ve klinik uygulamaya girmesi ve buna paralel olarak kanser tedavisinin de önemli moleküler hedeflere yönelik ilaç üretebilecek teknolojik seviyeye gelmemiz ve ilaç endüstrisindeki gelişmeler kanser tedavisine önemli bir sıçrama yapmıştır ve yapmaya devam etmektedir. Bu baş döndürücü ilerlemeler sonucu olarak kanser hastalarına yaklaşımda da önemli bir anlayış değişikliği gereklidir. Bu durum sadece hekim açısından değil, sağlık hizmetleri sağlayıcı ve düzenleyici kurum ve kuruluşlar açısından da önemlidir. Çünkü artık kanserde sadece köken aldığı organ ve histolojik yapısına dayalı sınıflandırma ve tedavi yaklaşımından tedavi açısından daha öne çıkan daha karmaşık moleküler ve genetik bir sınıflandırma, tiplendirme ve alt tiplendirme dönemine geçiş olmuştur. Bu durumda hızla gelişen moleküler patolojinin standartlarının belirlenmesi, hasta ve hekimin bu tanı ve tedavi modalitelerine optimal ulaşımının sağlanması gereği doğmuştur. Hastanın yenilikçi ilaçlara ulaşması yani günümüzün deyimi ile moleküler biyobelirteç tabanlı kişiselleştirilmiş Tıp’tan yararlanması yaşamsal bir gerekliliktir ve ertelenmesi ve göz ardı edilmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

“TÜM DÜNYADA KANSER YÜKÜNDE ARTIŞ SÖZ KONUSU”

Rapordaki “Dünyada ve Ülkemizde Kanser Sorunun Boyutu” başlığı altındaki görüşlerde kanserin majör bir küresel sorun olup, dünya genelinde en çok ölüme yol açan ikinci hastalık olduğu ve tüm dünyada kanserden ölüm sayısının 2012 yılında 8.24 milyon kişi iken 2018 yılında ise 9.54 milyon kişiye çıktığı belirtiliyor. Başlıkta şu bilgiler paylaşılıyor: “Yaklaşık altı ölümden biri kanser kaynaklıdır. 2018 yılında kanser kaynaklı en yüksek ölüm sayısı, yaklaşık 5.5 milyon ölüm ile Asya’da kaydedilmiş, bunu 1.9 milyon ölümle Avrupa takip etmiştir. Ülkemizde 2020 yılında yıllık yeni kanser vaka sayısı 233 bin 834, kansere bağlı ölüm sayısı ise 126 bin 335 olarak hesaplanmıştır. Bu sayılar 2018 yılında sırasıyla 210 bin 537 ve 116 bin 710 olarak hesaplanmıştı. Türkiye nüfusu artan bir ülkedir. Nüfusumuz 2018 yılında 81 milyon 916 bin 866 iken 2020 itibari ile 84 milyon 339 bin 067’ye yükselmiştir ve nüfus artışımız devam etmektedir. Ve bu artışa bağlı olarak yıllık yeni tanı alan kanser hasta sayısı ve kanserden ölümler de artmaktadır. Tüm dünyada ise yine benzer şekilde kanser yükünde artış söz konusudur, örneğin 2012 yılında 14.1 milyon kişiye kanser tansısı konmuştur, 2018 yılında ise bu rakam dünya genelinde 18.1 milyona ulaşmıştır. Kanser sıklığı ve ölümlerinin bölgesel dağılımı Şekil 1’de gösterilmiştir. Hastalar, aileleri ve toplum üzerinde çok büyük bir yük oluşturan kanser, dünya genelinde kamu sağlığı bakımından da önemli bir tehdit teşkil etmektedir. Dünya genelinde en çok ölüme yol açan ikinci hastalık olan kanser nedeniyle 2015 yılında 8.8 milyon kişi hayatını kaybetmiştir. Yaklaşık altı ölümden biri kanser kaynaklıdır. Gelecek yirmi yıl içinde yeni kanser vakalarının yüzde 70 oranında artması beklenmektedir.3 Globocan 2020 istatistiklerine göre yıllık kanser sayısı tüm dünyada 19.3 milyon olup, nonmelanom cilt kanserlerini çıkardığımızda yaklaşık yıllık kansere bağlı yaşam kaybının 10 milyon olduğu tahmin edilmiştir.

“DÜNYA GENELİNDE KANSERLE YAŞAYAN 33 MİLYON KİŞİ VAR”

Son birkaç yıl içerisinde kanser tanı ve tedavisinde önemli başarılar kaydedilmiş ve bu sayede sağ kalım oranları ve hastaların yaşam kalitesi anlamlı düzeyde yükselmiştir. Günümüzde dünya genelinde kanserle yaşayan 33 milyon kişi olduğu öngörülmektedir. Sağkalım kazanımlarının yaklaşık yüzde 73’ü yeni ilaçlarla artan tedavi başarısı ile ilişkilendirilmektedir. Örneğin 1975 yılında, kanser tanısı konan kişilerin yarısından daha az bir kısmı beş yıl hayatta kalabiliyordu. Günümüzde ise kanser tanısı alan üç kişiden ikisi en az beş yıl boyunca hayatlarını sürdürebilmektedir. Farmasötik araştırma alanında görülen gelişmeler ve yeni geliştirilen ilaçlar sayesinde yalnızca ABD’de 2026 yılına kadar 4.5 milyon hastanın daha kanserden sağkalım elde etmesi beklenmektedir.5 Kanser, hastalar ve hastaların aile bireyleri için çok zorlu bir hastalık olmanın yanı sıra hem birey, hem hasta ailesi için hem de sağlık ekonomisinin tüm paydaşları için ekonomik bir yük oluşturmaktadır. Dünya genelinde 2010 yılında kanserin toplam maliyeti yaklaşık 1.16 trilyon ABD doları, Avrupa Birliği’ndeki maliyeti ise 126 milyar Avro olmuştur.6,7 Sadece Almanya’da kanserin toplam yıllık maliyeti 35 milyar Avrodur. Bu rakam, Almanya’nın GSYİH’nın yüzde 1.48’ine karşılık gelmektedir.6 Ülkemizde de, büyüklük ve nüfus benzerliği göz önüne alındığında benzer bir durum söz konusu olabilir. Öte yandan, kanserin ekonomik direkt ve indirekt maliyetlerinin yüzde 40’ı hastaya uygulanan sağlık hizmetleriyle ilişkilidir. Kalan yüzde 60’ı ise hastaların iş gücü kaybı ve aile üyelerinin hastalara bakmak için çalışmayı bırakması nedeniyle oluşan verimlilik kaybından kaynaklanmaktadır.8 Kansere bağlı maliyetlerin yükselmesindeki önemli etkenlerden biri, hastaların çalışmaya devam edememesi veya erken ölümü sonucu oluşan kayıplardır. Bu kayıp önce birey, sonra ailesi ve yakınları ve sonra da toplum için önemlidir. Örneğin kanser tanısı aldıkları dönemde tam zamanlı çalışan hastaların yüzde 67’si çalışmayı bırakmış veya çalışma saatlerini azaltmıştır. Hastaların bakımıyla ilgilenenlerin yüzde 25’inden fazlası, çalışma şekillerinde uzun süreli değişiklik yapmak zorunda kalmıştır. Kanserle ilişkili erken mortaliteye bağlı verimlilik kaybı çok yüksektir ve 2018 yılı verilerine göre Avrupa Birliğinde 199 Milyar Avro olan toplam kanser hastalığı yükünün, 103 Milyar Avro’su kanser hastalığının yönetimi için sağlık gideri olarak kullanılırken, toplam verimlilik kaybı nedeniyle oluşan maliyet ise 70 Milyar Avro’dur. Bu maliyetin 50 Milyar Avro’luk bölümü ise prematüre mortalite nedeniyle oluşan verimlilik kaybıdır. 9 Diğer sosyoekonomik kayıplar, hastanın bakımını üstlenen ve bu nedenle çalışamayan aile üyeleriyle ilişkilendirilmektedir. Avrupa’da hastaların aile üyeleri ve arkadaşları için üç milyar saatlik ücretsiz bakım sağlanmıştır, bu da toplamda 20 milyar Avroya karşılık gelmektedir. Ülkemizde de benzer şekilde kanser tanısı alanlar genellikle işlerine devam edememekte, uzun süreli iş göremez raporu kullanmakta veya erken emekli olabilmektedir. Hasta yakınlarının da her biri 6 aya kadar refakat izini kullanabilmektedir.

“ERİŞİMDE GECİKMELER AZ GELİŞMİŞ ÜLKELERDE DAHA YAYGIN”

Raporun bir diğer başlığı olan “Gelişmekte Olan Ülkelerdeki Yenilikçi Onkolojik İlaçlara Erişimin Önündeki Engeller” ile ilgili değerlendirmede, geç tanı, yenilikçi tedavilerin geç uygulanması ve kanser ilaçlarının maliyeti gibi hususlara değiniliyor. Başlıkla ilgili açıklamada; “Gelişmekte olan ülkelerde popülasyon payı daha geniş olmasına rağmen kanser vakalarının yüzde 57’si ve kanser ölümlerinin yüzde 65’i bu ülkelerde görülmektedir.10 Buna rağmen, ağırlıklı olarak bulaşıcı ya da metabolik hastalıklara odaklanan ulusal sağlık stratejileri nedeniyle kanser halen göz ardı edilen bir hastalıktır. Bu ülkelerde kanser hastaları ve aileleri oldukça zor bir durumla karşı karşıyadır. Genel olarak farkındalık, kanser tedavisi öncelikleri, bakım altyapısı, erken tanı ve özellikle de yenilikçi onkoloji ilaçlarına erişime odaklanma yoluyla tedavi sonuçlarının iyileştirilmesi unsurlarını içeren bütüncül bir ulusal kanser sağlık politikasına ihtiyaç duyulmaktadır. Erişimde gecikmeler, az gelişmiş ülkelerde daha yaygın bir şekilde görülmektedir” deniliyor.

“KANSER GELİŞMESİ RİSKİ YAŞLA BİRLİKTE ARTIŞ GÖSTERMEKTE”

Raporda yer alan bir diğer önemli başlık da “Toplumdaki Kanser Yükünün Azaltılması İçin Öneriler” olarak öne çıkıyor. Histolojik olarak 200’ün üzerinde farklı türü bulunan kanserin karmaşık bir hastalık olması, dolayısıyla, onkologların hastaların ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayacak tedavileri belirleyebilmeleri için mümkün olduğunca fazla tedavi seçeneğine erişim sağlayabilmeleri gerektiğini belirtilen başlıkta şunlar kaydediliyor: “Sağlık sistemindeki temel sorunlardan biri, onkolojide yeniliklere yeterince hazır olmamasıdır. Gelişmiş ülkelerde bile, mevcut sağlık hizmeti sistemlerinin, kombinasyon tedavilerinden immünoterapiye ve diğer kişiselleştirilmiş tedavi ve hatta tanı yöntemlerine kadar farklı unsurları kapsayan ve hızla değişen teknolojileri benimsemesi ve özümsemesi gittikçe zorlaşmaktadır. Bu durum ruhsat onayı, fiyatlandırma ve geri ödeme prosedürlerinin yanı sıra klinik uygulama için de geçerlidir. Kanser gelişmesi riski, yaşla birlikte artış göstermektedir. Ortalama beklenen yaşam süresinin gittikçe artmasıyla birlikte toplumlar gelişmekte ve kanserden etkilenenlerin sayısı artmaktadır. Ancak kanserin toplum üzerinde oluşturduğu yükün artmasının tek nedeni popülasyonun büyümesi ve yaşlanması değildir. Sigara kullanımı ve pek çok ülkede refah seviyesinin artmasıyla ilişkilendirilebilen vücut kütle indeksinin (VKI) artışı gibi yaşam tarzı faktörleri de önemli rol oynamaktadır. Risk faktörlerinden kaçınıldığında ve kanıta dayalı önlem stratejileri uygulandığında kanserlerin yüzde 30 ila 50’si önlenebilir.

“ERKEN TANI, YENİ TEDAVİLER VE KANSER İLAÇLARI DAHA UZUN YAŞAM SAĞLIYOR”

Gelişmekte olan ülkelerde aynı zamanda onkolojiye özel erişim süreçleri uygulamaya konmalıdır. Yeni bir geri ödeme modelinin oluşturulması ve hastaya sağlanan klinik faydanın değerinin etkin şekilde incelenmesi, sürdürülebilir devlet bütçesi yönetimiyle paralel, ülkelerde onkoloji ilaçlarına erişimi artırarak hasta tedavilerine ve sonuçlarına olumlu katkıda bulunabilir. Bu ülkelerde kanserin ulusal sağlık politikasında öncelik haline gelmesi ve ulusal kanser programları geliştirilmesi gerekmektedir. Gelişmekte olan ülkelerdeki hastalar, yeni ve yenilikçi kanser ilaçlarına gereksiz gecikmeler olmadan erişim sağlayabilmelidir. Bu ülkelerde hastaların yenilikçi ilaçlara erişimini iyileştirmek için uygulanabilecek pek çok politika önerileri bulunmaktadır: Erken tanı için yatırım yapılması ve kanser merkezlerinin sayısının artırılması, farklı kanser türlerinin yük ve gerekliliklerinin daha iyi anlaşılması için etkili kanser veri tabanlarının geliştirilmesi, hastaların erişim gecikmelerinin ve engellerinin azaltılması, ulusal sağlık bütçesi ve sigorta sistemi kapsamında veya ulusal sağlık bütçesinin yeni bir parçası olarak kansere özel finansman ayrılması gelişmekte olan ülkelerdeki yenilikçi onkolojik ilaçların erişiminde olan engellerin hafifletilmesini sağlayacak önlemlerdir. Kanserin erken tanı ve optimal yönetimi de yükün azaltılmasına yardımcı olabilir. Erken tanı alan ve yeterli tedavi uygulanan kanserlerin iyileşme olasılığı daha yüksektir. Kanser tanısı alan kişilerin sayısı artsa da daha iyi tarama ve erken tanı olanakları ve yeni tedavi yöntemleri ve kanser ilaçları hastaların daha uzun süre hayatta kalmasına ve yaşam kalitelerinin iyileşmesine yardımcı olmaktadır. Son yıllarda hastalık biyolojisinin daha iyi anlaşılması ve gerçekleştirilen translasyonel araştırmalar ve yeni geliştirilen ilaçlar sayesinde kanser, meme, prostat, kolon, akciğer kanseri gibi bazı kanser türlerinde kronik bir hastalık haline gelmiştir. Oluşturulacak kanser veri tabanları sayesinde, farklı kanser türleri için uygulanması gereken sağlık politikası önerileri daha net anlaşılacaktır. Bu politika önerilerinin hayata geçmesi ile doğru zamanda, etkin tedaviye erişim, hastalarda iyileşen sağkalım oranları ile, kişiler günlük rutinlerini koruyabilmekte ve çalışma hayatlarına devam edebilmekte, böylece de toplum ve ülke ekonomisinde aktif bir rol oynayabilmektedir. Dolayısıyla, ileri yaştaki kişiler de hayatlarını daha uzun, daha aktif ve daha kaliteli olarak sürdürebilme şansı bulabilmektedir.”

 
Yazıcı yedek parça satın alınacak
 
ABD’de Çin'e karşı Dörtlü Liderler Zirvesi gerçekleştirildi
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
TEB Başkanı Çolak: “Aşı karşıtları Covid-19 Pandemisi’nden çıkışı güçleştiriyor”
25 Eylül Dünya Eczacılık Günü Resepsiyonu düzenlendi
Ankara Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı Hazır
ABB: “Ankara İli Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı”nı tamamlandı ve ...
Aile hekimlerinden o açıklamalara tepki
Prof. Dr. Zafer Kurugöl, katıldığı bir canlı yayında çok tartışılacak ...
 
Z Kuşağından Çağrı: İklim Acil Durumu İlan Edilsin
24 Eylül günü tüm dünyada milyonlarca genç gezegeni korumak için biraraya geliyor.
Her yıl yaklaşık 2 milyon insan işe bağlı nedenlerle yaşamını yitiriyor
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) ilk ...
Prof. Dr. Sözen: Her 5 kişiden birinde idrar kaçırma sorunu var!
Ürolojik şikâyetleri olan kişilerin doktora başvurmayı ihmal etmelerinin ...
 
ASO Başkanı Özdebir: “ÜFE ile TÜFE farkı üreticinin üzerinde baskı oluşturuyor”
ASO Başkanı Özdebir’den ANGİAD’a ziyaret
Türk Toraks Derneği: “Vaka olan sınıflarda 14 gün boyunca online eğitim uygulanmalı”
Türk Toraks Derneği, okullarda alınması gereken önlemlere ilişkin önerilerini paylaştı.
CHP Sözcüsü Öztrak: “Bu kadar mı milletten ve milletin dertlerinden koptunuz?”
CHP Sözcüsü Faik Öztrak, partisinin 20 Eylül 2021 tarihli MYK toplantısının ...
 
404 Page Not Found
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Haftanın Filmleri
VOLKAN ÖZTUNA
VOLKAN ÖZTUNA
İnsanlığa Ait Bilinen En Eski Ayak Izi Keşfedildi: 6 Milyon Yaşında
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Koç Holding, 2050 Karbon Nötr Hedefini Açıkladı
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Eteklerinde Güneş
EZGİ KIZILAY
EZGİ KIZILAY
Elektrik Depolama Tesisleri İçin İnşaat Süreleri Belirlendi
RIZA PEHLİVAN
RIZA PEHLİVAN
Vefa
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri