Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Sağlık çalışanları 31 Aralık'a kadar toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlanacak
Sağlık çalışanları 31 Aralık'a kadar toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlanacak
Erdoğan: “Yeni hedefimiz ticaret hacmimizi 200 milyon dolar seviyesine taşımak, ikinci etapta bunu 500 milyon dolara ulaştırmak'
Erdoğan: “Yeni hedefimiz ticaret hacmimizi 200 milyon dolar seviyesine taşımak, ikinci etapta bunu 500 milyon dolara ulaştırmak"
Prof. Dr. Karatepe: “Doğru teknik ve ilkeleri kullanarak şehirleri kurmamız gerekiyor”
Prof. Dr. Karatepe: “Doğru teknik ve ilkeleri kullanarak şehirleri kurmamız gerekiyor”
CHP lideri Kılıçdaroğlu’ndan iktidara “Kara Kış Fonu” kurma çağrısı
CHP lideri Kılıçdaroğlu’ndan iktidara “Kara Kış Fonu” kurma çağrısı
ATO: “İlliyet bağı olmadan COVID-19 meslek hastalığı sayılmalı”
ATO: “İlliyet bağı olmadan COVID-19 meslek hastalığı sayılmalı”
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
31 Ocak 2020 Cuma - 10:37

İYİ Parti Sözcüsü Ağıralioğlu; Elazığ depremi ve gündemdeki konuları değerlendirdi:“Hükümet, depremin değil ama depremin sonuçlarının birinci elden mesulüdür”

İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu, 29 Ocak 2020 tarihinde partisinin genel merkezinde bir basın toplantısı düzenledi. Ağıralioğlu’nun gündeminde Elazığ depremi, imar planları ve dış politika vardı.

İYİ Parti Sözcüsü Ağıralioğlu; Elazığ depremi ve gündemdeki konuları değerlendirdi:“Hükümet, depremin değil ama depremin sonuçlarının birinci elden mesulüdür”

İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu, 29 Ocak 2020 tarihinde partisinin genel merkezinde bir basın toplantısı düzenledi. Ağıralioğlu’nun gündeminde Elazığ depremi, imar planları ve dış politika vardı.
“ÜLKEMİZİN ACİL İHTİYACI İMAR AFLARI DEĞİL, DEPREM POLİTİKALARIDIR”
Ağıralioğlu yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Geçtiğimiz hafta Elazığ merkezli yaşadığımız deprem neticesinde, deprem kuşağında yer alan bir ülke olduğumuz gerçeği ile tekrar yüzleşmek mecburiyetinde kaldık. Bu vesileyle Elazığ depreminde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar diliyoruz. Elazığ ve Malatya’da kaybettiğimiz 41 vatandaşımızın ailelerine ve milletimize de tekraren başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Maalesef, biz bazen unutmak istesek de deprem hakikatini hatırlamakta ve buna uygun tedbirleri almakta geciksek de deprem, ülkemizin acı bir gerçeğidir. Elazığ depreminde, milletimizin, yardım kuruluşlarımızın, yardıma koşan bütün belediyelerimizin ve başta AFAD olmak üzere devletimizin ilgili kurumlarının takdir edilesi bir özveriyle gösterdikleri gayretten memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Deprem sonrası yapılan müdahaleler açısından, gözle görülür bir ilerleme kaydettiğimiz ortadadır. Gerek devlet kurumlarımızın gerek gönüllü yardım kuruluşlarımızın     -eksiklikler hâlâ hissedilse de- ciddi bir noktaya geldiği görülmektedir. Fakat deprem öncesi yapılması gerekenler ile alakalı ise aynı iyimserlikte konuşabilmemiz asla mümkün değildir. İYİ Parti olarak, deprem gibi ortak acıların yaşandığı durumlarda, siyaset üstü bir anlayışla meselelere bakmaktayız. Ortak acılarda, kaygılarda, mutluluklarda ve meselelerde, bir millet olduğumuzun şuuruyla hareket ederek, eleştirilerimizi ve gördüğümüz eksiklikleri de yine bu hassasiyetle dile getirmekteyiz. 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçtiği hâlde “kaydedemediğimiz mesafe” ortadadır. Eğer deprem öncesinde gerekli tedbirleri almaz isek, ödeyeceğimiz ağır bedeller de hepimizin malumudur. İmar barışları ile riskli binaları devlet ve hukuk eliyle “ruhsatlı tabutlar” hâline getirmekten ne vakit feragat edeceğiz? Allah korusun, bilim adamlarının dikkat çektiği olası bir İstanbul depreminin sebep olacağı felaketleri tahayyül edebiliyor muyuz? Kentsel dönüşüm çalışmalarının rant odaklı değil de güvenlik ve sağlamlık açısından yaygınlaştırılması çok mu zordur? Ülkemizin acil ihtiyacı imar afları değil, siyaset ve hükümetler üstü bir anlayışla icra edilen deprem politikalarıdır. Hükümetler değişse bile, kararlılık, kurallar ve caydırıcılık zerre değişmemelidir. 
Olduktan sonra yapılacak hiçbir işin, söylenecek hiçbir sözün hükmü yoktur. Bugünden tedbirler almak ve depreme dayanıklı binalar inşa etmek zorundayız. Hükümet, depremin değil ama depremin sonuçlarının birinci elden mesulüdür. Ülkeyi bir uçtan bir uca depreme karşı hazır hâle getirmek vazifesi üzerinde olanlar, asla lakayt davranamazlar ve asla kaynakların nereye kullanıldığını, ne gibi tedbirler alındığını sorgulayan milletlerine kızamazlar. Depreme dair gerekli önlemleri almayan herkes, yitip giden canlarımızın vebalini omuzlarında taşımalıdır. Bu noktada aklı ve vicdanı temel alan sorumluluk duygusu ve organizasyon kabiliyetiyle hareket eden, şeffaf ve hesap verebilir bir kamu otoritesi esas ihtiyacımızdır. Sorumluluk mevkiinde olanlara basiret ve feraset diliyoruz. 
“RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN KONUŞMASINI SAYIN CUMHURBAŞKANI’NA HATIRLATIYORUZ”
“Deprem öldürmez, çürük ve sağlam olmayan binalar öldürür.” gerçeğinden hareketle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2003 Bingöl depreminden sonraki isabetli tespitlerini kamuoyunun ve bilhassa hükümetin dikkatlerine sunuyoruz. Kuşkusuz her şey Allah'ın takdiri içinde gerçekleşmektedir. Ama tedbirli olmak ve aklını kullanmak insanoğlunun en büyük meziyetidir. Bazı sorumsuzlukların ve yolsuzlukların neticesi olan olayları kader diye geçiştiremeyiz. Zira bu olay kamu otoritesinin, devlet imkânlarının nasıl kullanıldığını bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur. Türkiye yıllardır, hatta on yıllardır har vurup harman savurma mantığıyla yönetildi. Bunu hepimiz biliyoruz. Her dönem iyi niyetli vatan evlatları gerek mevcut sorunların çözümü gerekse muhtemel sorunları önleyici hiç olmazsa zararı en aza indirecek önlemlere ilişkin kafa yordular. 
Öneriler geliştirdiler ama ne yazık ki kötü işletilen sistem çözüm ürütemedi. Ülkenin temel sorunları iç içe büyüdü durdu. Hiçbir sorun, sistemin uygulanma biçiminden bağımsız olarak ortaya çıkmayacağı ve sistem iyi işletilmeden çözülemeyeceği için Ankara, Anadolu'nun talepleri altında ezilip kaldı. Her acının, her felaketin arkasında esasında tartıştığımız şey bir zihniyettir. Yer altındaki fay kırıklarından önce bağışlayınız ama söylemek zorundayım, kırılan ar damarlarıdır. Birbirini tetikleyerek kırılan bu iki faydan sonra malzemeden çalmayı alışkanlık haline getirmiş, çürümeden, yolsuzluktan, usulsüzlükten beklenenlere gün doğmuştur. Bu aksaklıkları bu çözümsüzlükleri gidermek için bataklığı çözümden kurutmak, sorunları kaynağından çözüme kavuşturmak zorundayız. Bunun için hepimize sorumluluklar düşüyor. Bunun için hepimiz Türkiye'nin gerçekleriyle esas gündemi konuşmalı, yapay gündemler üzerinde durmamalıyız. Binaların yıkılmasının asıl sebebi, ahlâk hırsızlığıdır. Demokrasiden çalmaktır. Hukuk kapkaççılığıdır. Siyaset yankesiciliğidir. Kamu Yönetimi kalpazanlığıdır. Depremde insanlarımızın ölmesi, sadece malzemeden çalma hırsızlığı değildir; aynı zamanda insanlık hırsızlığıdır.
Bu sözler bizzat Recep Tayyip Erdoğan’a aittir. Her depremin akabinde bu sözlerin işaret ettiği gerçeklerle yüzleşmek hükümetin asli görevidir. 18 yıl sonra bugün, bu isabetli tespitlerle ilgili nerede olduğumuzu sormak ve takip etmek de muhalefet olarak bizim sorumluğumuzdur. Ölen vatandaşlarımızın katili sadece fay kırıkları değildir. İnşaata ruhsat veren yetkili, malzemeden kısan/çalan müteahhit, buna göz yuman işçi, bu küçük kârlardan bile bile faydalanan vatandaş, her türlü usulsüzlüğü denetim yapmak sayan denetmen, rant uğruna ölümlere kapı aralayan belediye, kanunları caydırıcı bir hâle getirmeyen iktidar, hülâsa bütün bir millet sorumlu, herkes kusurlu ve hepimiz suçluyuz. Deprem öncesi yapılacakların başında dayanıklı binaların inşa edilmesi gelmektedir. Olağanüstü yüksek şiddetteki bir depremdeki yıkımı tamamıyla engellemek mümkün olmayabilir fakat böylesi bir durumda dahi maddi manevi kaybı asgari düzeyde atlatmak elimizdedir. Doğru ve yeter miktarda malzeme kullanımı, sağlam yapı ve plan inşaatın vazgeçilmez kaideleri olmalıdır. Fakat deprem ile mücadelenin iki mühim sacayağı hukuk ve ahlâktır. Hukukun caydırıcılığı ile ahlâkın mecburiyetleri binaları inşa edecek olan ruhun iskeletidir. Korumamız ve kurtarmamız gereken yegâne kolonlar bunlardır, esas zemin de burasıdır…
“YÜZYILIN BARIŞ PLANI DENİLDİ ÇIKA ÇIKA KUDÜS'ÜN İSRAİL'İN BAŞKENTİ OLACAĞI REZALETİ ÇIKTI”
Kudüs ve Filistin, ABD ve İsrail hegemonyasına terk edilemez. ABD’nin tek taraflı İsrail planının, Ortadoğu’ya barışı getirmek şöyle dursun, savaşları daha da içinden çıkılamaz hâle getireceği muhakkaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başkenti Kudüs olan Bağımsız Filistin Devleti tezinin sonuna kadar arkasındayız. ABD Başkanı Trump’ın tüccar kişiliği sebebiyle olsa gerek Kudüs’ü para ile kimi neticelere razı etmek istemesinin coğrafyamıza daha fazla kan ve gözyaşı getireceği en muhtemel gerçektir. Filistin’e dayatılan bu anlaşma, iradesi ve istikbali gasp edilen bir halka asla boyun eğdiremez. Filistin’i ilhak etmeyi planlayan bu tezgâh elbet bozulacaktır. ABD’nin bu kabul edilemez ve hoyrat tavrı karşısında, bütün kavlimiz ve dualarımız ile mazlum Filistin halkının yanında olduğumuzu kamuoyunun dikkatlerine sunuyoruz. Allah, Doğu Türkistan ve Filistin başta olmak üzere bütün işgal edilen coğrafyalarımızdan hürriyet nidalarını eksik etmesin.  İYİ Parti iktidarında, hamasete kurban edilmeyen hamleler ile Türk’e ait bütün coğrafyalarımızda huzur, barış ve sükûn akılcı bir dış politika nezaretinde temin edilecektir.
“SAYIN CUMHURBAŞKANI’NIN DOSTLARINDAN ÇEKTİĞİMİZİ DÜŞMANLARIMIZDAN ÇEKMİYORUZ”
Dostum Trump Başımıza bir PKK belası açmaya teşebbüs etti. Suriye'de dostum Trump Türkiye'de bir darbe teşebbüsünü destekleyen iradeye ev sahipliği yapıyor. Suriye'de yaptığının benzerini Mısır'da yapıyor, dostum Trump Suudi Arabistan'da başımıza binbir bela açan PKK'ya Finans imkânı sağlıyor. En son Sayın Cumhurbaşkanımızın dostu Trump İsrail'in bölgedeki azgınlıklarına payanda olmaya karar verdi. Sadece dostu Trump değil Sayın Cumhurbaşkanımızın dostu Putin de İdlip'te sivil insanların üzerine bombalar yağdırılıyor ya da sessiz kalıyor. Sayın Cumhurbaşkanımıza ya yeni Dostlar bulmak zorundayız ya da bu dost bildiği adamlarla münasebetlerini düzenlemek zorundayız. Ona buna dostum diyerek ülkede dostluklar kurulamadığı gibi ondan bundan medet umarak da ülke güçlü ve müreffeh hale getirememektedir. Biz bu milletin bütün dertlerine derman olmak gibi bir ihtiyacı taşıyor, bu sorumlulukla hükümetin devlet adına yaptığı işleri desteklemeye, yanlış yaptıklarını tenkit etmeye, onlara uyarı vazifelerimizi gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Bu ciddiyette siyaset yapmaya memleket, millet hizmetini Bir Hakkın teslim alacağı güne kadar çalışmaya devam edeceğiz teşekkür ederiz.” 

 
Antarktika'ya düzenlenecek 4'üncü seferin eğitimleri tamamlandı
 
Mimarlar Odası Ankara Şubesi “Basında Kent Suçlarına Susmayanlar” sergisini açtı
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
SPD’DE MELEN BARAJI VE HES’DEKİ ALTERNATİF ÇÖZÜMLERİ KONUŞULDU
İSTANBUL’UN su ihtiyacını 2071 yılına kadar karşılamak için DSİ Genel ...
Sağlık emekçileri 15 Mart’ta başkentte “Şiddete Karşı Beyaz Miting” yapacak
SAĞLIK ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), düzenlediği basın ...
Bakan Pakdemirli:“Elazığ ve Malatya’daki üreticilerimize 33,3 milyon lira tarımsal destek ödemesini yaptık”
TARIM ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Meteoroloji Genel Müdürlüğü Sözleşmeli ...
 
Şiddetsiz Toplum Derneği Başkanı Rıza Sümer: “Sevgi toplumu, tüm canlıların sevgi ile yaşadığı bir toplumun tanımıdır”
ŞİDDETSİZ Toplum Derneği, Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (UMAG) ...
Elazığ depremzedelerine Acun Ilıcalı’nın programında “51 milyon TL” yardım
TÜM Türkiye, 6.8 büyüklüğündeki depremle sarsılan Elazığ için tek yürek ...
TATLICI KEMAL USTA:“TATLI YİYELİM TATLI KONUŞALIM”
KEÇİÖREN Anavatan Cadde-si’nde 2. şubesini açan Tatlıcı Kemal Bocakkıtay ...
 
Ankara Arguvanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği “Abdal Musa Lokması” Buluşması
ANKARA Arguvanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği “Abdal Musa Lokması, Aşure ...
15 Avrupa ülkesi kömürden çıkacak
KÖMÜRÜN Ötesinde Avrupa (Europe Beyond Coal) girişimi ile iklim çalışmalarıyla ...
Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü: “Türk adaleti bugün utanç gününü yaşadı”
SINAVDA kopya çekerken yakaladığı öğrencisi tarafından öldürülen Çankaya ...
 
404 Page Not Found
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
BERGÜZAR ÇOPUROĞLU
BERGÜZAR ÇOPUROĞLU
Ona Öğret
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Yeşil Dönüşüm Projesi Olan Genç Girişimcilere 200 Bin TL’lik Hibe Desteği
İBRAHİM DUMANAY
İBRAHİM DUMANAY
Okumak
DENİZ DİNÇER
DENİZ DİNÇER
CSI
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Burası Arabistan Değil Beyler
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Tarım ve Atatürk (3)
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri