Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Ronaldo'nun koronavirüs testi yine pozitif çıktı!
Ronaldo'nun koronavirüs testi yine pozitif çıktı!
Azerbaycan-İran sınırının işgal altındaki kısımları tamamen kurtarıldı
Azerbaycan-İran sınırının işgal altındaki kısımları tamamen kurtarıldı
Vaka 2.102, vefat 71!
Vaka 2.102, vefat 71!
Okulların 2021 yılı pansiyon ücretleri belirlendi
Okulların 2021 yılı pansiyon ücretleri belirlendi
TBMM Genel Kurulu toplanamadı
TBMM Genel Kurulu toplanamadı
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
29 Kasım 2019 Cuma - 11:01

Erdoğan Çolak: “1,2 milyarlık bir pazarın alım garantisi ile tek bir firmaya verilmesi yerelleşme değil tekelleşmedir”

TÜRK Eczacıları Birliği 42. Olağan Büyük Kongresi 28 Kasım 2019 tarihinde JW Marriott Otel’de başladı. 28 Kasım’da başlayan kongre, 1 Aralık’ta yapılacak seçimle son bulacak.

Erdoğan Çolak: “1,2 milyarlık bir pazarın alım garantisi ile tek bir firmaya verilmesi yerelleşme değil tekelleşmedir”

TÜRK Eczacıları Birliği 42. Olağan Büyük Kongresi 28 Kasım 2019 tarihinde JW Marriott Otel’de başladı. 28 Kasım’da başlayan kongre, 1 Aralık’ta yapılacak seçimle son bulacak. Kongrenin açılış programında Eczacı Milletvekilleri AK Parti Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Türkiye genelinden gelen eczacı odaları temsilcileri ve çok sayıda eczacı yer aldı. 
“İLACA ERİŞİM KÜRSEL BİR SORUN”
42. Olağan Büyük Kongre açılış konuşması, Türk Eczacıları Birliği Başkanı Ecz. Erdoğan Çolak tarafından yapıldı. Konuşma gündemine tartışmalara neden olan kan alım ihalesini alan Çolak; “İlgili kan ürünleri pazarı toplam 29,2 Milyar’a ulaşan toplam ilaç pazarının yüzde 3,84’ünü oluşturmaktadır. 1,2 Milyar’a TL’lik bir pazarın alım garantisi ile tek bir firmaya verilmesi yerelleşme değil tekelleşmedir. Üstelik bu uygulama mevzuata da aykırıdır.” dedi. Çolak, Bu uygulamanın sağlıksız ve hukuksuz olduğunu, bir an önce geri dönülmesi gerektiğini söyledi. 
Sağlığın kapsamının ve sağlık sigortalarının etki alanının genişletildiğini ve eczacıların da birinci basamak sağlık çalışanlarının bir parçası olarak, hastalıkların önlenmesinden uyumlu bir tedavinin sürdürülmesine kadar çok çeşitli alanlarda sorumluluklar üstlenmeye başladığını ifade eden Çolak, öncelikli hedeflerinin daha kapsayıcı bir eczacılık hizmet modeli oluşturmak olduğunu söyledi. Sağlıkta şiddet de dâhil olmak üzere tüm şiddet türlerini ortadan kaldırmak için harekete geçmek zorunda olduklarını belirten Çolak, ilaca erişim konusunda tüm dünyada büyük sıkıntılar yaşandığını da sözlerine ekledi. 
“PEKİ, ULUSAL İLAÇ POLİTİKASI HANGİ AMAÇLARI KAPSAMALIDIR?”
Temel ilaçlara erişim, İlaçların rasyonel kullanımı ve ilaçta kalite, Farmakolojik üretim kapasitesini artırmak ve geliştirmek gibi başlıklarla ulusal bir ilaç politikasının geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Çolak; “Ülkemizde bir süredir yerli ve milli ilaç hamlesi içerisinde. Biz bu hamleyi destekliyoruz. Ülkemizin kalkınması, büyümesi, gelişmesi ve bunun için de ilacın stratejik bir ürün olarak belirlenmesi bizim de en büyük arzumuz. Ancak yeni bir kalkınma paradigmasına ihtiyacımız var. Bu paradigmanın sacayakları ise şunlar olabilir: Rekabet gücü yüksek sektörlere yönelik stratejik seçimler ve bu seçimlere uygun politikaların oluşturulması; Nitelikli işgücünün geliştirilmesi, Kalkınma sürecinde sadece sermaye kesimleriyle değil, diğer toplum kesimleriyle de ilişkilerin güçlendirilmesi ve buna yönelik toplumsal katılım mekanizmalarının geliştirilmesi. 
Yani sağlık emek-meslek örgütleri ve sağlık çalışanlarının karar alma mekanizmalarında, politikaların belirlenmesi ve uygulanması sürecinde aktif rol almaları. Yerli ilaç politikasının hammaddeden son ürüne kadar yerli olması lazım. Üretimin yerlileşmesi yetmez, bilginin de yerlileşmesi lazım. Onun için bilginin üretiminden başlayarak, insan kaynağından başlayarak çok kapsamlı bir ulusal ilaç politikası gerekiyor.” değerlendirmelerinde bulundu. “Eczacının, herkes gibi, ekonomik olarak rahatlamayı talep etmek hakkıdır.” diyerek sözlerini sürdüren Çolak, 2002’den bu yana eczacının reel gelirinin yüzde 25 arttığını ama eczacıların; Kâr oranlarını iyileştirilmesi, reçete başına hizmet bedelini artırılması, Eczacılık fakültelerinin sayısını sınırlandırılması, Kamu eczacılarının kadrolarını artırılması ve özlük haklarını düzeltilmesi gibi isteklerinin yerine getirilmediğini belirtti.
“FİRMA KAN ÜRÜNLERİNİ YERLİ VE MİLLİ İLAÇ POLİTİKASI DOĞRULTUSUNDA ÜRETMESİ GEREKİRKEN BİR BAŞKA FİRMANIN İTHAL ETTİKLERİNİ SATIN ALIYOR”
Tek alıcılı kan ürünü ihalesine eleştiriler getiren Çolak,  yerli ve milli ilaç politikası çerçevesinde kan ürünlerinde başlatılan ama hiç de bu politika ile örtüşmeyen bir durumla karşı karşıya kaldıklarını ifade etti. Çolak sözlerini şöyle sürdürdü: “2015 yılında Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türk Kızılayı arasında ülkemizin kan ürünleri konusunda kendine yetebilmesini sağlayacak “Plazma Ürünleri Elde Edilmesi Projesi Protokolü” imzalandı. Proje kapsamında en çok ihtiyaç duyulan, yüksek maliyetli 4 ana plazma ürününün (yani Faktör VIII, Faktör IX, İmmunoglobulin ve Albüminin) Türkiye’de üretilmesi öngörülüyordu. Buna göre Kızılay’ın Türkiye’de topladığı kan plazmaları, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun alım garantisiyle sözleşme yapacağı firma eliyle yurtiçinde üretilecekti. Böylece sağlık alanında Türkiye’nin en önemli ithalat kalemlerinden olan kan ürünleri “millileşecek” ve kamu maliyesine 15 milyar TL’lik bir katkı sağlanacaktı. Türkiye'de yerli plazma ürünleri üretilmesinin hayata geçirileceğinin duyurulmasının ardından açılan ihalede 18 firma buna talip oldu, Sosyal SGK Alternatif Geri Ödeme Komisyonu tarafından yapılan değerlendirmeler neticesinde ihaleyi kazanan firma ile 15 Eylül 2017 tarihinde SGK ile 12 yıllık bir sözleşme imzalandı. 
Sözleşme şartlarına göre 5 yılın sonunda firma Türkiye’de üretim tesisini tamamlayacak ve tamamıyla yerli üretime geçecekti. Sözleşmenin imzalanmasından bir yıl sonra basında Silivri’ye kan fabrikası kurulacağı haberi yer aldı. Haberlerde fabrikayı kuracak şirkete buradan 150 dönüm Hazine arazisi tahsis edildiği belirtiliyordu. Kızılay yetkilileri fabrikanın inşaatını da firmanın üstleneceğini ‘müjde’ diye verirken, ilk etapta kendilerinden alınan plazmaların yurt dışında deneme üretiminin ve testlerinin yapılacağını söylüyordu. Peki, fabrika kuruldu mu? Hayır. Şu anda böyle bir fabrika faaliyette değil. Firma üretim yapmak için finansmanı sağlayamadığını söylüyor. Hatta şirketinin bir kısım hissesini de Çinli bir şirkete sattığı ifade ediliyor. Süreç şeffaf olmadığından nasıl ilerlediğini tam olarak bilemiyoruz. Ama firma SGK’ya üretimi için ihalesini aldığı dört kan ürününü satmaya devam ediyor. Peki, bu firma üretmediği kan ürünlerini nasıl satıyor? Almanya’dan kan ürünleri ithalatı yapan bir başka firmanın ruhsatlı beş ürününü alıp kendi üzerine tescil ettirmiş. Yani firma ihale şartnamesine göre kan ürünlerini yerli ve milli ilaç politikası doğrultusunda üretmesi gerekirken bir başka firmanın ithal ettiklerini satın alıyor. Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü de 30 Temmuz 2019 günü bir yazı yayınlayarak ayakta, yatarak, günübirlik tüm tedavi şartlarında plazma ürünlerinin “hastanelere teslimatı gerçekleştirilecek ürünler ile sağlanması” talimatı veriyor. Böylece firma alım garantisiyle tek satıcı konumuna geçerek parasını SGK’dan peşin alıyor. 
“BU UYGULAMA REÇETELERİN EŞİT VE SIRALI DAĞITIMI SİSTEMİNİ BOZACAK BİR UYGULAMADIR” 
Ayrıca normalde ayaktan reçetelerde eczanelerden sıralı dağıtım yoluyla alınan ilaçlar da dâhil olmak üzere bu firmadan alınacağı, ödemenin de hastanece değil SGK tarafından yapılacağı karara bağlanmış oluyor. Daha önce de açık ve net olarak söyledik. Yine söylüyoruz: Bu uygulama, ilaç suiistimalini önlemek ve hasta sağlığını korumak için geliştirilen bir sistem olarak reçetelerin eşit ve sıralı dağıtımı sistemini bozacak bir uygulamadır. İlgili kan ürünleri pazarı toplam 29,2 Milyar’a ulaşan toplam ilaç pazarının yüzde 3,84’ünü oluşturmaktadır. 1,2 Milyar’a TL’lik bir pazarın alım garantisi ile tek bir firmaya verilmesi yerelleşme değil tekelleşmedir. Üstelik bu uygulama mevzuata da aykırıdır. Bu sağlıksız ve hukuksuz uygulamadan bir an önce dönülmesi lazımdır.”
 

 
Türkiye’de 505 kilometrelik akıllı ulaşım altyapısı tamamlandı
 
Kültür ve Turizm Bakan Ersoy, Avrasya Girişimci Sanayici ve İş Adamları ile buluştu
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Bakan Yardımcısı Meşe: “HIV hayatın içinde; bilmek, korunmak, tedavi olmak ve bulaştırmamak elimizde”
HIV virüsü ve sebep olduğu AİDS hastalığı, küresel ölçekte bütün dünya ...
AGİSİAD Başkanı Kaya: “Ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunuyoruz”
EKONOMİK kalkınmada yerli üretim ve girişimciliğin hız kazandığı günümüzde, ...
KADINLAR TEK SES:“İstanbul sözleşmesinin şartlarını yerine getirin”
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma ...
 
Can Dostları Müzik Kültür Araştırma ve Yardımlaşma Derneği’nden “DOSTLUK VE ÖĞRETMENLER GÜNÜ” yemeği
CAN Dostları Müzik Kültür Araştırma ve Yardımlaşma Derneği, “Dostluk ve ...
Öz İplik İş Sendikası ‘İş Yerinde Kadına Yönelik Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Projesi’ni hayata geçirdi
NORVEÇ Büyükelçiliği tarafından finanse edilen, Öz İplik İş Sendikası ...
Başkentte “Takipteki Krediler ve Ekonomik” Büyüme masaya yatırıldı
TÜRK Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) ve Koç Üniversitesi ...
 
Ekoloji düşmanı Zebra Midye istilası başladı
SU Politikaları Derneği (SPD) Başkanı Dursun Yıldız, Zebra Midye olarak ...
Başkan Sümer: “Şiddet, şiddetsiz yöntemlerle ortadan kaldırılır”
ŞİDDETSİZ Toplum Derneği tarafından 2018 Yılı Şiddetsiz Yaşam Ödülleri ...
Benlik Katmanları Sergisi Detay Sanat Galerisi’nde
RESSAM Özlem Kaçmaz, kişisel resim sergisi “Benlik Katmanları” ile 19 ...
 
casino siteleri-en iyi bahis sitesi-dijital ajans-bitcoin-
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
GÖKHAN ŞENTÜRK
GÖKHAN ŞENTÜRK
Pencere Kenarı Olsun
A. NAZ SÜRENKÖK
A. NAZ SÜRENKÖK
Kartlı Harcamalar Türkiye’de Avrupa’dan Daha Hızlı Toparlandı
S. ERTUĞRUL KOYUNCU
S. ERTUĞRUL KOYUNCU
Atasözleri ve Deyimlerin Çağrıştırdıkları
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Pandemide İnternet’ten Video Tüketimi Yüzde 120 Arttı
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Demirel’i Anarken (18)
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Ya Kadın Kocasını İstemiyorsa
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri