Ana Sayfa Politika Ekonomi - İş dunyası Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Altındağ Zabıtasından kaçak et operasyonu
Altındağ Zabıtasından kaçak et operasyonu
Kabızlığı önlemenin 4 yolu
Kabızlığı önlemenin 4 yolu
Tırnak yeme sorununa dikkat! Kendimize nasıl engel oluruz?
Tırnak yeme sorununa dikkat! Kendimize nasıl engel oluruz?
Sincan’da zabıta ekipleri fiyat denetiminde
Sincan’da zabıta ekipleri fiyat denetiminde
Çankaya’dan personeline toplumsal cinsiyet  eşitliği eğitimi
Çankaya’dan personeline toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
30 Aralık 2021 Perşembe - 09:52

Eğitim-İş: “Eğitim emekçileri ayın sonunu kara kara düşünüyor”

29 Aralık'ta iş bırakma eylemi yapan Eğitim-İş Sendikası üyeleri, Ulus Atatürk Heykeli önünde bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi.

Eğitim-İş: “Eğitim emekçileri ayın sonunu kara kara düşünüyor”

ALPER ŞAŞMAZ

Eğitim-İş Sendikası Genel Sekreteri Cengiz Sarıyer; “Eğitim kurumlarımızın birçoğunda hayatı durdurduk. Tüm yurdumuzda alanlara indik. Sesimizi buradan duyurmak istiyoruz. İnsanca yaşama şansımızın kalmadığı bu süreçte tüm emekçi arkadaşlarımızı bir arada olmaya çağırıyoruz” dedi.

HER GÜN BİRAZ DAHA YOKSULLAŞIYORUZ”

Eğitim-İş Sendikası Genel Sekreteri Sarıyer’in yaptığı açıklamanın tamamı şu şekilde: “Ağustos 2021’de yandaş sendikayla imzalanan sözde toplu sözleşme ile kamu emekçilerinin ve emeklilerin geleceğine el konulmuş, adeta sefalete mahkûm edilmiştir. Hükümetin oluşturduğu bütçe ve cari açığın bedeli milyonlarca emekçiye KDV ve ÖTV olarak dönmüş ve çarşıda pazarda kendini göstermiştir. 2022 bütçesinden; memura, dar gelirliye, esnafa, çiftçiye, emekliye, işçiye; vergi, zam, açlık ve yoksulluk çıkmıştır. Türk lirası hızla değer kaybederken kurdaki dalgalanmalar biz emekçilerin belini iyice bükmüştür. Bu karanlık ekonomik tablo karşısında, aylardır meydanlarda çağrıda bulunuyoruz. “Zam, Kriz, Yoksulluk; Tükeniyoruz!” diyerek peş peşe yapılan zamları, yaşadığımız ekonomik kriz ve derin yoksulluğu haykırıp, siyasi iktidarı önlemler almaya çağırıyoruz. Ancak tüm bu çağrılarımıza ve taleplerimize yanıt verilmediği gibi her gün biraz daha yoksullaşıyoruz, emeğimiz ucuzluyor.

“KAMU EMEKÇİSİNE YAPILAN ZAM ERİDİ”

Devletin fabrikalarını yıllar içinde bir bir elden çıkaran, tarımı emperyalistlerin ambargolarıyla baş başa bırakan, sanayiyi teşvikten yandaşı kalkındırmayı anlayan iktidar, 20 yıl içerisinde üretmeden tüketen, birçok mal ve hizmeti dışarıdan almak zorunda olan bir ülke yaratmıştır. Ülkedeki işsizlik oranı ise tavan yapmış, işsiz sayısı 7 milyon 870 bin kişiye ulaşmıştır. Büyük önder Atatürk’ün eğitimi, kalkınmayı, sosyal ve ekonomik ilerlemeyi birbirinden ayırmadan var ettiği Türkiye, daha gencecik bir Cumhuriyet iken bile Avrupa ülkelerine parmak ısırtırken, şimdi tepetaklak haldeki ekonomisiyle, Dünya Sefalet Endeksi’nde 156 ülke içinde 21. sırada yer almıştır. İktidarın asgari ücrete yaptığı zam da boş çıkmıştır. Marketlerdeki fiyatlar, yeni vergi zamlarıyla birlikte asgari ücretin zamlı hali bile geçen sene aynı ayda sahip olduğu alım gücünden çok aşağıda kalmış, zam şimdiden erimiştir. Bu erimeyi çeyrek altınla, dolarla anlatma safhasını çoktan geçtik: Geçen yıl maaşıyla 7 bin yumurta alabilen asgari ücretli şimdi ancak 3 bin 700 yumurta alabilmektedir. Zengini daha zengin, emekçileri ise daha yoksul hale getiren bu eziyetten, eğitim emekçileri de payını en ağır biçimde almıştır. Sözde toplu sözleşme görüşmelerinde kamu çalışanlarına reva görülen 2 yıllık zamlar yıl bitmeden erimiş, enflasyon ve artan vergi dilimi ile kamu emekçisinin alım gücü yerle bir edilmiştir. Eğitim emekçileri, daha ayın başında ayın sonunu kara kara düşünür hale gelmiştir.

“1 YILDA TÜKETİLMESİ ZORUNLU OLAN TÜM GIDA MADDELERİNE YÜZDE 100’Ü AŞAN ORANLARDA ZAM GELMİŞTİR”

Üstelik bu tablo daha da ağırlaşıyor. TÜİK ezbere bildiğimiz yalanları söyleyedursun, Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş’in aralık ayı araştırmasına göre; dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşayabilmesi için yapması gereken zorunlu harcamaları gösteren yoksulluk sınırı 13 bin 598 liraya, açlık sınırı ise 4 bin 652 liraya yükselmiştir. 1 yılda tüketilmesi zorunlu olan tüm gıda maddelerine yüzde 100’ü aşan oranlarda zam gelmiştir. Gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 2 bin 6 lira artmıştır. Peki bu şartlar altında fedakârca çalışan yaşamaya çalışan biz eğitim emekçilerinin payına ne düşüyor: Tiyatrodan ibaret olan toplu sözleşme görüşmelerinden gelen trajikomik ücret zamları ve peşi sıra gelen sefalet. Liyakatsizce atanmış yöneticilerin hadsizlikleri; azar, keyfi disiplin cezaları, mobbing, sürgünler. Kadrolu, sözleşmeli, ücretli adı altında kategorize edilerek, ayrıştırılarak sömürülme. İş güvencemizi ortadan kaldıracak, öğretmenler odasını bir kez daha bölecek olduğu halde bize müjde gibi sunulmaya çalışan Öğretmenlik Meslek Kanunu. Gericileştirilmiş, piyasacılaştırılmış bir eğitim sistemi. Bu böyle gitmez, gidemez! Bugün bizim halimizi görmezden gelenlere, isyanımıza kulağını kapatanlara karşı üretimden gelen gücümüzü kullanacağız! Bir günlük iş bırakma eylemimizle sesimizi herkese duyuracağız. Bugün derse girmeyeceğiz ve meslek büyüğümüz Fakir Baykurt’un dediği gibi ders vereceğiz! Bugün dünyada Başöğretmen ünvanı taşıyan bir liderin kurduğu tek ülke olan Cumhuriyetimizde, öğretmenlere ve öğretmenliğe pranga vurulamayacağını göstereceğiz.

“TÜM HAKLARIMIZI ELDE EDENE KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

İnsanca yaşamak için tüm eğitim emekçilerinin maaşlarına yüzde yüz zam istiyoruz! Sistematik ve hadsiz saldırılar altındaki meslek onurumuza tekrar kavuşmak istiyoruz! Tüm eğitim emekçileri için kadrolu, güvenceli çalışma ve insanca çalışma şartları istiyoruz! Nitelikli eğitimin sürdürülmesinde en önemli paydaşlar arasında olan idari, yardımcı ve teknik personellerin taleplerinin yerine getirilmesini, Öğretim Yılına Hazırlık Ödeneğinin ayrım gözetilmeksizin eğitim çalışanlarının tümüne ödenmesini istiyoruz. Eğitim çalışanlarının görev tanımlarının yapılmasını, angarya çalışmaya son verilmesini istiyoruz. Üniversitelerimizde bilimsel, idari ve mali özerklik istiyoruz. Üniversitelerimizde akademik ve idari kadrolar arasındaki keskin çizgilerin azaltılmasını, görevde yükselme koşullarının liyakat sistemine göre yapılmasını, akademik teşvik ödeneğinin akademik alanların şartları göz önünde bulundurularak yeniden düzenlenmesini, akademisyenleri gerçekten teşvik edecek oranlarda olmasını istiyoruz. Atatürk’ün bize emanet ettiği yeni nesiller için laik, bilimsel, adil ve kamusal bir eğitim istiyoruz! Ve şüpheniz olmasın ki alacağız! Bu yoksulluk, bu sömürü artık yeter! Gün umutsuzluğa kapılma, kendini çaresiz ve güçsüz hissetme günü değildir. Gün dayanışma günüdür, mücadele günüdür. Üreten emekçileriz, sesimiz, sözümüz var. Hep birlikte güçlüyüz. Biz eğitim emekçileri, bugünün gerçekliğini TÖS’ten TÖB-DER’den Köy Enstitülerinden devraldığımız tarihsel mirasla yoğuracağız. Nazım’ın dediği gibi ağır ellerimizi toprağa basıp doğrulacağız. Bugün burada bulunan ve iş bırakma eylemimize destek olan tüm eğitim emekçilerini de selamlıyoruz. Mücadelemizi tüm haklarımızı elde edene kadar, eğitim emekçilerine insan onuruna yaraşır bir yaşam sağlayana kadar sürdüreceğiz, haklarımızı söke söke alacağız!”

 
Aile Hekimleri: “ASM’lerin tüm masrafları sırtımızda”
 
İçişleri Bakanı Soylu: “Kılıçdaroğlu hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuyoruz”
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Aile Hekimleri: “ASM’lerin tüm masrafları sırtımızda”
Aile Hekimlerinin iş yükü ve maddi sorunları sürüyor
“TÜRKİYE GÜZELLİKLERİ” DÜNYA BAŞKENTLERİNE TAŞINIYOR
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin yönetim kurulunu kabul etti.
TTB'den Sağlık Bakanlığı'na Turkovac Soruları
Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık Bakanlığı tarafından inaktive virüs ...
 
Bakan Muş: “2022'de ihracatçılara 5,2 milyar lira destek verilecek”
Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nde (TOBB) ...
TZD: “Çiftçinin borcu 200 milyar TL’yi aştı”
TZD Başkanı Demirtaş: “Çiftçiye ve ihracata yönelik tarım politikası belirlenmeli”
Mansur Yavaş: “Dayanışma içerisinde hareket edeceğiz”
CHP’li belediye başkanları Ankara’da güç birliği yaptı.
 
Türk Telekom evinde kaybetti
ING Basketbol Süper Ligi 14. hafta maçında Fenerbahçe Beko’yu konuk eden ...
Medya Araştırmaları Derneği “Yerel Medya Veri Tabanı Araştırması”nı Yayınladı
Medya Araştırmaları Derneği’nin (MEDAR), ETKİNİZ AB Programı desteğiyle ...
SES, 112 çalışanlarının sorunlarını gündeme getirdi
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), 112 çalışanı sağlık ...
 
404 Page Not Found
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
VOLKAN ÖZTUNA
VOLKAN ÖZTUNA
İş Makinesi İzleme Dürtümüzün Altında Yatan Bilimsel Sebep: Işık Görmüş Böcek Gibi Oluyoruz!
VELİ KÜÇÜK
VELİ KÜÇÜK
Provokatör Paludan’dan Dünyayı Ayağa Kaldıracak Yeni Tehdit
ELİF SİLAV
ELİF SİLAV
Doğum Sonrası Depresyon (Postpartum Depresyon)
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Geceden de Karanlık
MEHTAP ŞAFAK ESEN
MEHTAP ŞAFAK ESEN
Geçmiyor Mevsimler Geçmiyor
Prof. Dr. TAYFUN GÜNGÖR
Prof. Dr. TAYFUN GÜNGÖR
Endometrial Polipler
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi - İş dunyası Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri