Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Bakan Koca İzmirlileri uyardı
Bakan Koca İzmirlileri uyardı
Mansur Yavaş, rüşvet suçlamasından beraat etti
Mansur Yavaş, rüşvet suçlamasından beraat etti
Çipli kimlik kartlarında yeni dönem
Çipli kimlik kartlarında yeni dönem
Pençe-Kaplan Operasyonu 2 şehit
Pençe-Kaplan Operasyonu 2 şehit
Emrah Serbes 1 milyon 400 bin lira manevi tazminat ödeyecek
Emrah Serbes 1 milyon 400 bin lira manevi tazminat ödeyecek
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
29 Ağustos 2018 Çarşamba - 10:11

Dünyanın en önemli 2. oksijen deposu “Kaz Dağları”

Dünyanın en önemli 2. oksijen deposu “Kaz Dağları”   BEGÜM ARSLAN / BALIKESİR   BALIKESİR’e bağlı Edremit bölgesinin kuzeyinde bulunan Kaz Dağları, yeşilin bin bir tonu ve tertemiz havası ile ününü her geçen gün artırıyor.

Dünyanın en önemli 2. oksijen deposu “Kaz Dağları”

Dünyanın en önemli 2. oksijen deposu “Kaz Dağları”

 

BEGÜM ARSLAN / BALIKESİR

 

BALIKESİR’e bağlı Edremit bölgesinin kuzeyinde bulunan Kaz Dağları, yeşilin bin bir tonu ve tertemiz havası ile ününü her geçen gün artırıyor. Ülkemizin en önemli güzellikleri arasında bulunan Kaz Dağları, aynı zamanda filmlere konu olan ‘Hasan Boğuldu’ ve ‘Sutüven Şelalesi’ni de kucaklıyor. Çanakkale ve Balıkesir arasında yer alan Kaz Dağları'nın en önemli özelliği ise meşhur Alp Dağları'ndan sonra oksijenin en fazla olduğu 2. yer olması. Rivayete göre oksijen yoğunluğu insanları çarpmakta. Böylesine kıymetli bir yer 800 farklı bitki türüne ev sahipliği yapıyor.

YUNAN MİTOLOJİSİNE GÖRE BU DAĞ “TANRILARIN ARMAĞANI”

Efsaneleri ile de meşhur olan Kaz Dağları'nın Antik Çağ'da bilinen adı İda Dağı'dır. Yunan mitolojisinde kendine geniş bir yer bulan İda Dağı, Homeros'un İlyada Destanı'nda Zeus'un doğduğu dağ olarak geçmektedir. Hatta dünyanın ilk güzellik yarışmasının da burada yapıldığı belirtilmektedir. Truva Savaşı'nın Zeus tarafından burada izlendiği de rivayetler arasındadır. İda Dağı olarak bilinen Kaz Dağları, “Tanrıların Armağını” olarak da tasvir edilmektedir.

1993 YILINDAN BERİ MİLLİ PARK

Kaz Dağları'nın bir bölümü 1993 yılında Milli Park ilan edilmiştir. Koruma altına alınan oksijen deposu dağda Pınarbaşı, Hasan Boğuldu, Şahindere Kanyonu, Mıhlı Çayı, Sarıkız Tepesi, Mehmetalan Köyü Milli Park sınırları içinde yer almaktadır. Bununla birlikte berrak suyu ve piknik alanları, yürüyüş yolları ile günde binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Hasan Boğuldu'da köylüler tarafından satılan organik ürünlere ulaşabilirsiniz. Böylesine lezzetli incir ve çilekleri özellikle tatmanız tavsiyemiz olacaktır.

Hikayesi herkes tarafından bilinen ve filmlere konu olan Hasan Boğuldu ise Kaz Dağları'nda Zeytinli Beldesi sınırları içinde yer almaktadır. Hasan Boğuldu göletinde bulunan Sutüven Şelalesi ise “Sıçrayan Su” anlamına gelmektedir. Oksijen deposu ve huzur mekanı Hasan Boğuldu'nun hüzünlü bir aşk hikayesi bulunmaktadır.

HASAN VE EMİNE'NİN ACIKLI HİKAYESİ

Rivayete göre Hasan, Zeytinli’de bahçıvandır ve ufacık bir bahçesi vardır. Bu bahçeye yazın bostan, yeşillik eker; kışın ise zeytin toplamaya gider. Hasan'ın yaşlı bir anasından başka kimsesi yoktur. Pazarlara gidip bostan satınca da parasını getirir, anasına teslim eder. İşte o zamanlar Yüksekoba’dan Emine, Edremit pazarında Hasan’ı görür. Emine, dağ gibi bir Yörük kızıdır. Babası ağaç devirip kereste yapar, annesiyle Emine de arılara bakar. Emine, Edremit pazarında Hasan’dan bostan alır; Hasan, bostanları Emine’nin heybesine doldururken: ‘Yörük kızı!’ der, ‘Yükün ağır oldu. Kazdağı’nın yolu çetindir, nasıl çıkacaksın?’ Emine onun yüzüne gülerek: “Ne sandın düz ovalı!’ Biz dağlıyız, sizin boş çıkamadığınız bayıra biz kırk okka yükle çıkarız!”

Emine yoluna gider, ama ertesi pazar yine onun sergisine varır“ Bostanların iyi çıktı, sarı oğlan, al sana bal getirdim!’ der; omzundan bal teknesini indirip bir gömeç alır ve Hasan’a verir. Hasan’ın yüzü al al olur ve “Ne zahmet ettin, Yörük kızı!” der, ama Emine cevap vermeden güler ve yoluna gider.

İkindi vakti Hasan eşeğini önüne katıp köye dönerken, Kadıköy Mezarlığı’nın önüne varınca bakar ki Emine heybesi sırtında ilerlemekte. Önce dili tutulur, ardından yürümeye devam eder, sonra yüreğine bir cesaret gelir ve eşeğini sürüp Emine’nin yanına varır: “Uğurlar olsun, yörük kızı! Sen hangi obadansın?” diye sorar. Emine, Hasan’ı görünce: “Sana da uğurlar olsun, sarı oğlan! Ben Yüksekobalı’yım sen nerelisin?” der. “Ben Zeytinli’denim… Köye kadar yolumuz bir… Heybeni eşeğin üstüne at da rahat git!” diye de ekler. Ancak Emine “Olmaz! Ovada heybeyi eşeğe taşıtırsam, koca dağa bu yükle nasıl çıkarım?” diyerek Hasan’ın teklifini reddeder.

Zeytinli’ye gelene kadar yan yana yürürler; az konuşup çok bakışırlar; ama ikisinin de gönlü birbirini sever. Ondan sonra her pazardan beraber dönmeye başlarlar. Emine arada bir Hasan’ın, Zeytinli’nin alt başındaki bahçesine uğrayıp ona süt, peynir, bal götürür; Hasan, Emine’ye dut silker, kiraz, vişne toplar. Bu münasebet böylece sürüp gider. Hasan’ın anası bakar ki bu iş böyle sürüp gidesi değil. Oğlunu önüne oturtup Emine’yi ailesinden istemeyi teklif eder. Hasan da hep bunu düşünmekte, ama bir türlü işin içinden çıkamamaktadır. Annesinin teklifi üzerine Emine obadan indiği bir gün onu bahçede yanına oturtur ve başlar konuşmaya: “Emine, bahar geçti, yaz geçti; leylekler yerine göçtü! Kış gelip dağları yolları kar örtmeden ya sen bana gel, ya ben sana geleyim!” Emine’nin yüzü sapsarı olur: “Ah, Hasan! Kışın derdi senden evvel benim içime çöktü, ayrılık günleri geldi çattı. Ne ben senin köyünde edebilirim, ne sen benim obamda… Bu yaz büyük günah işledik… Artık sen beni unut, ben de seni unutayım…”der. Bunu duyan Hasan’ın aklı başından gider Emine’nin eline sarılır, yalvar yakar olur ama nafile. Emine’nin endişeleri farklıdır. “Ben dağlıyım, bu çukur ovalarda kalamam. Köyünüzün eli kınalı kızlarına katışamam, senin içine dert olur… Kızılbaş kızı geldi de Hasan’ı elimizden aldı derler, benim içime dert olur… Yörük kızı dağdan köye, çadırdan eve inmemeli… Ben seni görmemeliydim… Gördüm, sözüne uymamalıydım… Ama neyleyim, senin de tatlı sözünle güler yüzün etti bunları… Hadi benim Sarı Hasan’ım, tut ki birbirimizi düşte görmüş de uyanmışız… Bırak beni dağıma gideyim!” diyerek Hasan’a kararını bildirir.

Hasan bu sözlere rağmen bir türlü vazgeçmek istemez: “Her işi yaparım; obanızın yiğitlerini kardeş bilip işlerine koşarım; eğer of dersem kov beni köyüme gönder!” der. Emine’nin aklı yatmaz, ama yüreği yumuşar: “Haftaya burada bekle de cevabımı al!” diyerek Hasan’ın içinde bir ümit ışığı yakar.

Gün gelir, yolun başında Emine’yi beklemeye koyulur Hasan… Çok geçmeden yörük kızı görünür… Sırtında koca bir çuval vardır. Hasan’ın yanına gelince: “Hasan!” der, “Anamla, babamla danıştım; onlar da emmilerimle danıştılar. Ovalıya varanın, ovalıdan kız alanın onduğunu gören yok. Deli kız, deli kız! dediler. Yüksekoba’da gönlünü verecek yiğit mi bulamadın? Ben de: Herkesin yiğidi kendi gönlüne göreymiş! Peki, öyleyse dediler, bir sına bakalım, senin yiğidin Kazdağı’ndaki yörük Emine’ye er olacak adam mı? Konuşup sözbirliği ettik: Zeytinli’den kırk has okka tuz aldım; bunu sırtına vurup bir yerde durup dinlenmeden benimle Yüksekoba’ya çıkabilirsen haftaya düğünümüz olacak. Kırk okka yükle dört saatlik dağa çıkan adama eğri bakacak babayiğit bizim obamızda yoktur. Çıkamazsan, kaderimiz böyleymiş!” diyerek Hasan’ın sırtına tuz dolu çuvalı yükler. Hasan, Emine’nin önüne düşüp yürümeye başlar. Sutüven’in yanına gelince Hasan durur: “Emine!’ Bana ettiğin zulümdür! Tuzlar sırtımı yaktı… Dur bir soluk alayım!” der demesine, ama Emine de“Kavlimizde durup dinlenmek yok!” deyip yürümeye devam eder. Hasan biraz daha yol alır, yine durup yalvarır: “Emine, zalim anana babana uyup beni çok ağır sınadın! Bu kadarı yeter, hadi köye dönelim!”

Emine’nin yüreği dilim dilim olur da yine de içindekini dışarı vuramaz. “Ben sana dedim Hasan, bu dağlar sana göre değil! Ver çuvalı ben gideyim”. Hasan gayretlenir, biraz daha yürür. Gök Büvet’in oraya geldiklerinde dizleri bükülür ve olduğu yere çöker kalır. “Ah, Emine! Beni boş yere yaktın. Ben bu dağlara çıkamayacağım, gel köye dönelim!” Ama nafile… Emine “Nuh” der “Peygamber” demez, ağzını açıp bir söz demeden Hasan’ın sırtından düşen çuvalı yüklenir, tek başına, arkasına bakmadan yürür gider. Hasan, anasız kalmış yavru kuş gibi ardından seslenir: “Emine, obana gelemem, köyüme dönemem, beni buralarda bırakıp gitme!”

Emine, bir yerde durup soluk almadan, bir kere dönüp ardına bakmadan kırk okka tuzla obaya varır. Anası babası onu görünce olanları anlarlar. Kız, çuvalı oraya atıp yere yıkılır, kendinden geçer; ama daha ortalık kararmadan yerinden fırlar: “Duydunuz mu? Hasan beni çığırıyor!” der. Anası babası sorarlar: “Hasan’ı nerde bıraktın?” “Gök Büvet’in orda!” “Kız sen deli mi oldun? İki saatlik yerden buraya ses gelir mi?” Emine, kimsecikleri görmez, kimseciklerin sözüne bakmaz, durup dinler, sonra: “Anacığım! Bak nasıl çığırıyor! Yazık oldu… Dur bir varıp bakayım!” der.

O gece Emine’yi zor tutarlar, obanın yanındaki ormanlarda sabaha kadar dolaşır. Gün ağarırken Gök Büvet’e iner. Bakar, oralarda kimsecikler yok… Suyun yanından geçip gider ki bir de ne görsün: Hasan’ın dallı çevresi, koca çınarın su içindeki dallarından birine takılmış, yüzüp durmakta… Onu oradan aldığı gibi koynuna sokar… Dere boyunda bir aşağı, bir yukarı koşup: “Hasanım! Ses ver de yanına varayım!’ diye bağırmaya başlar. Her defasında dağlar taşlar ses verir: “Emine, ben senin ardından gelemedim, sen benim ardımdan geleceksin!”

Emine bir yolunu bulup yine ortadan kaybolur. Akşamüstü Gök Büvet’in oradan geçenler Emine’yi Gök Büvet’in yanındaki koca çınarın dalında, Hasan’ın çevresiyle kendini asmış olarak bulurlar. İşte Gök Büvet’e o zamandan beri “Hasan Boğuldu”, yanındaki koca çınara da “Emine Çınarı” denilmektedir.

 
“Hoş geldin Meleğim” ziyaretleri
 
EKMEK İSRAFININ ÖNLENMESİ İÇİN KAMPANYA
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Eugen Doga Atatürk bestesiyle Yenimahalle'de
ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA YENİMAHALLE Belediyesi, dünyaca ünlü besteci ...
Eryaman’da kontrolsüz kavşaklar driftçilerin işgali altında
F. ÖZGÜR ALTIN / ANKARA ANKARA’NIN yeni yerleşim yerlerinden olan ...
Türkiye'nin İlk Zeytinyağı Müzesi “Adatepe Zeytinyağı Müzesi”
--
 
Eski Bayramlar ve Küçük Mutluluklar
--
HDP ile yerel seçim ittifakı gündemimizde yok
--
ANKARALILAR İSTEDİ TUNA YAPTI
ANKARA’NIN uzun yıllardır belediye yayın organı olan ve geçtiğimiz aylarda ...
 
Siber sigorta yaptırmada İngiliz şirketler dünya lideri
SİBER saldırılar dünya çapında hem bireysel hem de şirketler ve devletler ...
Botanik Metro İstasyonu’nda Yürüyen Merdiven Çilesi
BATIKENT'İN Çakırlar semtinde bulunan Botanik Metro İstasyonu'nda uzun ...
“Ankapark” için yeniden ihale yapılacak
DAHA önce ihalesi 4 defa ertelenen Ankapark, bu kez hayvanat bahçesi de ...
 
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
En Hızlı Koşu
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Nobel Ödüllü İlk Kadın ‘Marie Curie’ Sinemalarda
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Türkiye’nin Elektrik Gücü Kapasitesi 20 Yılda 3 Kattan Daha Fazla Arttı
A. NAZ SÜRENKÖK
A. NAZ SÜRENKÖK
Sigorta Sektörü Sel Felaketlerinde 200 Milyon Lira Tazminat Ödedi
ALİ CENGİZ
ALİ CENGİZ
4 Kavram Üzerine Adalet, Liyakat, Marifet, Meşveret
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Demirel’i Anarken (13)
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri