Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Adalet Bakanlığı 'akaryakıt' alacak
Adalet Bakanlığı "akaryakıt" alacak
Ankara Valiliği 'çimento' satacak
Ankara Valiliği "çimento" satacak
Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği “Katılım Bankası” kuruyor
Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği “Katılım Bankası” kuruyor
ADD'den “İstanbul 3. Havaalanının Adı Atatürk Olsun” Kampanyası
ADD'den “İstanbul 3. Havaalanının Adı Atatürk Olsun” Kampanyası
ASKİ vatandaşla dalga mı geçiyor?
ASKİ vatandaşla dalga mı geçiyor?
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
12 Eylül 2018 Çarşamba - 10:32

DİSK/Genel-İş Soruyor: Kadro Neydi?

ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA DİSK/ Genel-İş Sendikası, “Belediye şirket işçilerine kadro istiyoruz, ekonomik krizin yükünü çekmeyeceğiz” diyerek Ulus Atatürk Heykeli'nin önünde bir basın açıklaması yaptı.

DİSK/Genel-İş Soruyor: Kadro Neydi?

ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA

 

DİSK/ Genel-İş Sendikası, “Belediye şirket işçilerine kadro istiyoruz, ekonomik krizin yükünü çekmeyeceğiz” diyerek Ulus Atatürk Heykeli'nin önünde bir basın açıklaması yaptı.

“ÜLKEYİ YÖNETENLERİN GÜNDEMİNDE İŞÇİLER VE EMEKÇİLER YOK”

Belediye şirket işçilerine kadronun ve toplu sözleşme hakkı istediklerini belirten Genel Başkan Remzi Çalışkan, bunun yanı sıra ücretlerin arttırılmasını ve haksız yere işten çıkarılan işçilerin işlerine iade edilmesini talep ettiklerini söyledi. 11 Eylül 2018 tarihinde Remzi Çalışkan'ın yaptığı basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: ”Çalışma yaşamına, işçilere, emekçilere ilişkin sorunlar dağ gibi büyürken ülkeyi yönetenlerin gündeminde işçiler ve emekçiler yok. Bugüne kadar mevcut sorunlarımıza ve taleplerimize yönelik olumlu iyileştirici hiç bir adım atılmış değil. Zaten sayın Cumhurbaşkanı’nın açıkladığı 100 günlük eylem planında işçilerle, emeğiyle geçinenlerle ilgili en ufak bir söylem de görememiştik. 

Ekonominin gidişatı gösteriyor ki bir bütün olarak ülke bir felakete gitmekte ve bu felaketin yükü işçilere ve emekçi halka ödetilmektedir. Yeni sistemde sermaye daha da kuvvetlendirilirken emek biraz daha değersizleştirilmiştir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın dönüştürülmesi bunun bir göstergesidir. Bakanlığın adı “Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı” olarak değiştirildi. Bu sadece iki bakanlığın birleştirilmesi olayı değildir. Yaşamdaki değerleri yaratan emeği yok saymaktır. Görev ve kapsamı bakımından milyonları ilgilendiren bir bakanlığın tek başına en önemli bakanlık olması gerekirken tersi olmuştur. Böylelikle siyasi iktidarın, çalışma yaşamına, emeğe, işsizliğe, iş cinayetlerine önem vermediği ve bu konularda düşünce ve eylem planlarının da olmadığını net bir biçimde ortaya koymuştur.

“EMEĞİYLE GEÇİNENLERİN ALDIĞI ÜCRET TEMEL İHTİYAÇLARI KARŞILAMAYACAK DÜZEYDE”

Söyledik yine söylüyoruz; ekonomik krizin temel nedeni piyasa ekonomisidir, tüketim üzerine kurulu sermaye düzenidir.  Krizlerden etkilenmemek için yapılması gereken istihdam sağlayan üretim ekonomisidir. Uygulanan ekonomik politikalar sonucunda bugün: İşsizlik 6 milyonu aştı ve çok büyük bir sosyal ve toplumsal sorun haline geldi. Artık her evde bir kaç işsiz var.

Genç işsizliği artıyor, üniversite mezunu işsizlerin sayısı artıyor, kadın işsizler alabildiğine yüksek boyutta geldi. Enflasyon oranı son 15 yılın en yüksek seviyesinde ve bugün temel tüketim maddelerinin fiyatı iki katına kadar çıktı. Faturalarımız her geçen gün kabarmaya başladı; doğalgaza, elektriğe, suya yüksek zamlar yapıldı. Artık emeğiyle geçinenlerin aldığı ücret; faturalara, kiraya zor yetmekte ve temel ihtiyaçlarını neredeyse karşılamayacak düzeydedir.

“500 BİN İŞÇİYE HAKETTİKLERİ KADRO VERİLMEYEREK HAKSIZLIK YAPILDI”

Siyasi iktidarın biz işçilere ve emekçilere bakış açısı taşeron şirket işçilerine yönelik çıkarılan eşitsiz ve ayrımcı olarak düzenlenen 696 sayılı KHK ile ortaya konmuştu. Biz alanlara çıkarak kadro düzenlemesi KHK ile yapılamaz dedik ama ne yazık ki kadro düzenlemesi işçilerden, sendikalardan ve meclisten kaçırılarak yapıldı. Taşeron şirketlerden belediye şirketlerine geçişleri yapılan 500 bin işçiye hakkettikleri kadro verilmeyerek haksızlık yapıldı. Belediyelerdeki taşeron şirket işçilerini belediye şirketi işçiliğine mahkum etmek adaletsiz, haksız ve ayrımcı bir uygulamadır.

Soruyoruz: Merkezi idarede taşeron şirketlerde çalışan işçiler kamu hizmetlerinde çalıştıkları için kadroya alınmışlarsa yerel yönetimlerde çalışan işçiler hangi nitelikte hizmetlerde çalışıyorlar ki hala kadro dışında bırakılıyorlar? Yerel yönetim hizmetleri kamu hizmeti değil midir? Ne yaptılar? İşçilerin hak ettiği kadroyu vermedikleri gibi,  geçişi yapılan tüm işçilerin özgür toplu sözleşme yapma haklarını da gasp ettiler. İdarelere ve şirketlere geçişi yapılan taşeron şirket işçilerinin özgür toplu sözleşme hakları 2020’ye kadar askıya alındı. Yüksek Hakem Kurulu’nun (YHK) belirlediği komik artışlarla işçiler 2020'ye kadar açlık ve sefalete mahkum edildiler. YHK tarafından ilan edilen ve 1 Ocak 2018- 30 Haziran 2020 arası dönemde 6’şar aylık dönemler için ilan edilen çıplak ücretlere yüzde 4 oranında yapılan artışlar, %20’ ye yaklaşan yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında işçileri ve ailelerini açmaza sürüklemiştir. Yüksek enflasyonun ve TL’nin yaşadığı tarihi değer kaybının da tetiklediği hayat pahalılığı karşısında işçi ücretleri mum gibi erimiş, işçilerin reel ücretlerinde erime yüzde 20’lere dayanmıştır.

“BELEDİYE ŞİRKET İŞÇİLERİ DE 52 GÜNLÜK İLAVE TEDİYE ÖDEMESİNDEN YARARLANMALIDIR”

Kamuya geçiş yapan yaklaşık 1 milyon işçi ile birlikte, tüm işçilerin ücretlerine ek zam yapılmalı, geçiş yapan işçilerle ilgili sınırlandırmalar ortadan kaldırılmalı ve özgür toplu sözleşme yapabilme hakları sağlanmalıdır. Bugün belediye şirketlerinde çalışan işçiler ilave tediye ödemelerini dahi alamamaktadır. Bu adaletli, hakkaniyetli bir tutum değildir. Belediye şirket işçileri de 52 günlük ilave tediye ödemesinden yararlanmalıdır. Birileri bu haksızlıklara övgüler dizebilir. Ama biz bu yapılanlara haksızlık ve adaletsizliktir diyoruz ve giderilmesini talep ediyoruz. Belediye şirket işçilerine hak ettikleri kadroyu talep ediyoruz. Ve diyoruz ki; Gerek önceden belediye şirketlerinde çalışan, gerek taşerondan belediye şirketlerine geçirilen bütün işçilerin hak ettiği kadroyu alana kadar mücadelemizi ısrarla ve inatla sürdüreceğiz. Uzun zamandır mücadelesini verdiğimiz bir konuda OHAL döneminde gerçekleşen haksız ve hukuksuz işten çıkarmalardır.

Bugüne kadar bir yandan emek mücadelesini sonuna kadar sürdürürken bir yandan da ülkenin geleceği için demokrasi, adalet ve hukuk talep ettik. Çünkü demokrasilerde hukuksuzluğa yer olmaz. Ancak geldiğimiz noktada haksızlık ve hukuksuzluk devam ediyor. Buradan bu ülkeyi yönetenlere sesleniyoruz; binlerce işçiyi ihraç ettiniz ve aileleriyle birlikte açlığa, sefalete ve yoksulluğa mahkum ettiniz. Hakkında herhangi bir  soruşturma açılmamış, bir mahkeme kararı olmayan 3000’ e yakın üyemizi aileleriyle birlikte mağdur ettiniz. OHAL itiraz komisyonunun oyalayan ve sonuç üretmeyen çalışması yerine bir an önce hukuksuzca ihraç edilen üyelerimizin işe iade edilmesini, mağduriyetlerinin sona erdirilmesini talep ediyoruz. Haklarımız için emeğimiz için demokrasi mücadelesinden de asla ödün vermeyeceğiz. İnadına Sendika, İnadına DİSK, İnadına Genel-İş, yaşasın örgütlü mücadelemiz.”

 
Ödem belirtilerine dikkat
 
Daha estetik bir Keçiören için kentsel dönüşüm
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Ödem belirtilerine dikkat
BEGÜM ARSLAN /ANKARA ÖDEM, sıvı tutmanın neden olduğu bir şişliktir. ...
12 Eylül 1980 Askeri Darbe'nin 38. yıldönümü
ERTUĞRUL GAZİ SÜRENKÖK / ANKARA   BUNDAN 37 yıl önce 12 Eylül 1980 ...
Ele sinen sarımsak ve soğan kokusuna son
YEMEKLERE enfes bir aroma veren soğan ve sarımsak, doğramaya gelince korkunç ...
 
Şarbon vakalarına karşı lokantalardan “raporlu belge”
BİR süre önce Başkent Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde görülen şarbon hastalığı ...
Şiddetsiz Toplum Derneği'nden Tüketici Konseyleri ve Kooperatif Önerisi
ŞİDDETSİZ Toplum Derneği, hayat pahalılığının ve hızlı fiyat artışlarının, ...
Emre Yılmaz ve Numan Seven'in karma sergisi Karikatür Atölyesi'nde
ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA KARİKATÜR Atölyesi, Emre Yılmaz ve Numan Seven'in ...
 
Süper Lig'e “Senegalli” Akını
ERTUĞRUL GAZİ SÜRENKÖK / ANKARA Geride bıraktığımız 2018- 2019 yaz ...
Son zamanların yeni gözdesi “Ejder Meyvesi”
BEGÜM ARSLAN / ANKARA   TROPİKAL bir meyve olan “ejder meyvesi” ...
Hasanoğlan Taziye Evi’nde sona yaklaşıldı
M. UMUT KARAKÜLAH / ANKARA KISA bir süre önce kurulan Hasanoğlan ...
 
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
SELVER AKAR
SELVER AKAR
Mıcırık Aşı ile Aşure Tarifi
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Devamında Dostlukla
F. ÖZGÜR ALTIN
F. ÖZGÜR ALTIN
Parasını Dolara Yatıranlar Kârda Mı?
LEVENT KIZILAY
LEVENT KIZILAY
Kırılan Kanat
M. TURHAN İMAMOĞLU
M. TURHAN İMAMOĞLU
Arabaya Atılan Taş
HAKAN KOÇ
HAKAN KOÇ
Devleti Aliye
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri