Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
“Haklarımızdan vazgeçmiyoruz, İstanbul Sözleşmesi uygulansın”
“Haklarımızdan vazgeçmiyoruz, İstanbul Sözleşmesi uygulansın”
CHP’li Nazlıaka Kadın Kolları Genel Başkan Adayı oldu
CHP’li Nazlıaka Kadın Kolları Genel Başkan Adayı oldu
TTB: “Bu nedenlerle İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçilemez”
TTB: “Bu nedenlerle İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçilemez”
“Sendikal üyeliklerin ve iş kollarının güvence altına alınmasını istiyoruz”
“Sendikal üyeliklerin ve iş kollarının güvence altına alınmasını istiyoruz”
ORDU AYAĞA KALKIYOR
ORDU AYAĞA KALKIYOR
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
8 Temmuz 2020 Çarşamba - 11:33

“CHP iktidarında ilk işimiz ‘aile destekleri sigortası’ olacak”

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, 6 Temmuz 2020 tarihinde parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. 

“CHP iktidarında ilk işimiz ‘aile destekleri sigortası’ olacak”

ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA

 

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, 6 Temmuz 2020 tarihinde parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. 
 “SARAYIN TALİMATLI VEKİLLERİ VE KOALİSYON ORTAKLARI”
Barolarla ilgili yasa teklifine değinen Öztrak; “Bu teklifte milletimizin yararına, milletimiz için ne var? Milletimizin huzurla, vicdan özgürlüğüyle çalışması ve hükümette adaletin kesin şekilde egemen olması ihtiyaçlarına cevap mı veriyor bu düzenleme? Hayır. Bu yasa teklifi milletimizi yormadan, hızla, isabetle, güvenle adaleti dağıtacak bir düzenleme mi getiriyor? O da hayır. Adalet düzeyimizi, uygar toplumların adalet düzeyinin üzerine mi çıkarıyor? O da hayır. Türkiye’nin dört bir köşesinden gelen baro başkanlarımız, görüşleri alınmadan günlerce TBMM’nin kapısında bekletildi. Milletvekillerimiz Adalet Komisyonu’nda “çoklu baro” projesine karşı büyük bir mücadele verdi. Saraydan talimatlı vekiller ve onların koalisyon ortakları, aklın ve sağduyunun emrettiği uyarı ve itirazlarımızı dahi dikkate almadılar. Görüşmeler beş gün boyunca, hafta içi, hafta sonu, gece, gündüz demeden sürdü. Peki, bu yasa teklifinde ne var?” 
“MÜTAREKE DÖNEMİ UYGULAMASI” 
Aslında bu topraklar “paralel/çoklu baroya” yabancı değildir. Bundan yüzyıl önce işgal altındaki İstanbul’da, işgal güçleri etnik ve dini esaslara göre barolar kurmuşlardı. Bu teklifte emperyal güçlerin, mütareke döneminde uygulamaya koydukları, “adaleti böl ve yönet projesi” var. Bu teklifte, etnik, mezhepsel, siyasi meşrebe göre ayrı ayrı barolar kurarak, “cumhuriyetin modernleşme projesinin adalet ayağını” tamamen bitirmek var. Lafa gelince, “tek bayrak”, “tek devlet”, “tek millet”, “tek vatan”. Ama iş baroya ve hukuka gelince “çok baro”, “çok hukuk”… Bugün bakanlıklar tarikatlar arasında paylaşılıyor, anlaşılan yarın da barolar paylaşılacak. Bu ülkede hukuk birliği bozulursa, üniter yapı yani devletin birliği nasıl korunacak? 
“VATAN TOPRAĞINI PARÇALAMA PROJESİ” 
Hukuk birliği olmadan, o “tek”, “tek” diyerek saydığınız hiçbir şeyin tekliği kalmaz. İstiklal-i tam olmanın ön koşulu “hukuk birliğidir.” AK Parti ve MHP koalisyonunun getirdiği bu teklif, 784 bin kilometrekarelik vatan toprağını parçalama projesidir. Koalisyonu bir kez daha uyarıyoruz. Bu taslağı size kim hazırlayıp getirdiyse, niyetini bir kez daha sorgulayın. “Aldatılma kotanız” doldu. Milletin eli iki cihanda da yakanızda olur.” şeklinde konuştu.
“HUKUK VE ADALET OLMADAN YATIRIM OLMAZ” 
Öztrak sözlerine şöyle devam etti: “Dijital ortamın sansürlendiği ve yasaklandığı bir ülkede, çok açık söylüyorum yaratıcılık olmaz, katma değer olmaz, güven olmaz, yatırım olmaz, refah olmaz, tencere de dolmaz. Son 7 çeyrektir, yani neredeyse iki yıldır ülkemizde yatırımlar sürekli geriliyor. Yabancı sermaye ardına bakmadan kaçıyor. En son, o kadar teşvik, o kadar taviz ve garanti verilmesine rağmen, Alman otomobil devi Türkiye’de yatırım yapmaktan vazgeçti. 1 milyar doların üzerindeki bir doğrudan yatırımı kaçırdık. Ülkede hukuk ve adalet olmadan, doğru düzgün istatistik olmadan, yatırımcı önünü göremiyor. 
“RAKAMLARI MAKYAJLAYARAK MİLLETİ ALDATAMAZSINIZ” 
Ama bakıyoruz sarayın kibirlisi ve sosyete damadı gerçekleri eğip bükerek, rakamları makyajlayarak milleti aldatabileceklerini zannediyorlar. Millet sizin saklamaya çalıştığınız o sıkıntıları birebir yaşıyor. Kimseyi kandıramazsınız. Sarayın kibirlisi Haziran’da, bir önceki aya göre elektrik tüketimindeki artıştan bahsediyor. Tamam, iyi de tek bir aydaki elektrik tüketimine bakarak, hem de tatili bol Mayıs ayıyla kıyaslayarak, yorum yapılmaz ki. Biz birde gerçek tabloyu paylaşalım: Bu yılın ikinci üç ayında yani salgının en etkili olduğu “Nisan-Mayıs-Haziran” aylarında, elektrik tüketimi, geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 11,5 düşmüş. Mevcut seride böyle bir düşüşü daha önce hiç görmemişiz. Küresel finans krizinin en derin hissedildiği 2009’un ilk üç ayında bile, elektrik tüketimi sadece yüzde 6,3 daralmış. Aynı dönemde yine ekonomik daralmada yüzde 14,4 olmuş. Şimdi elektrik tüketimindeki daralma 2009’daki daralmanın neredeyse iki katı. TÜİK’in başına atanan yeni saray damadı sihirli bazı dokunuşlar yapmazsa, ekonomik daralma da o dönemin iki katı olacakmış gibi gözüküyor. 
“HİZMETLER SEKTÖRÜNDE DURUM KRİTİK” 
Sosyete damat da kayınpederinden aşağı kalmıyor. O da “İmalat Sanayi Satın alma Yönetici Endeksi’nin” durumuyla övünüyor. Bir dönem bu endeks aşağı çakılmış şimdi yukarı doğru çıkmış ne kadar hızlı çakılırsa top o kadar hızlı yukarı çıkar sonra yeniden aşağı inmeye başlar. İmalat sanayi tabii önemli… Ama ekonomik durumu anlamak için sadece imalat sanayine bakmak yetmiyor. İmalat sanayinin çünkü GSYH içindeki payı yüzde 20. Birde ticaret, ulaştırma ve konaklama var. Onun payı da yüzde 23,5. Aslında turizm başta olmak üzere hizmetler sektörünün içinde bulunduğu kritik durumu uzunca bir süredir burada huzurlarınızda anlatıyorum. Bundan bahseden yok. Ekonomiye böyle bakıyorlar. FAİZ DÜŞTÜ, ENFLASYON DÜŞMÜYOR Yine sarayın kibirlisi “Haziran’da ihracatın geçen yıla göre yüzde 15 civarında arttığını” söylüyor. İyi de geçen yılın ilk 9 gününde bayram tatili vardı. Geçen yılın 21 gününde yapılan ihracatı, bu yılın 30 gününde yapılan ihracatla kıyaslamak doğru mu? Pahalılıktan, marketlerde bebek mamalarına hırsız alarmı takılacak noktaya gelmişiz. Sarayın kibirli adamı hala enflasyonu tek haneye indireceğiz diyor. Bunu diline pelesenk etti. Ama olmuyor. Söylemekle olmuyor. Ne dedi millete? “Faiz enflasyonun sebebidir, faizi düşürürsek enflasyon da düşer.” Faiz düştükçe düştü ama enflasyon bir türlü düşmüyor arttıkça artıyor. Enflasyon tek haneye inmez mi? İner. Ama bu saray yönetimi, bu tek adam vesayet rejimi bunu beceremez. Güven yok. Yeni dayanışma programı yok. Yeni bütçe yok. Lafla bu iş olmaz. 
“202 LİRAYLA NE YAPILIR?” 
Enflasyon demişken. “Memur ve emeklilerimiz” ikinci altı ay için yüzde 1,75 enflasyon farkı alacak. Yine yılın ikinci yarısına ait yüzde 4 zamla beraber, memur maaşları yüzde 5,75 zamlanacak. En düşük memur maaşındaki artış 202 lira. 202 lirayla ne yapılır. Şöyle bir kahvaltı sofrası, öyle en pahalılarından değil orta halli, peynir, zeytin, yumurta, reçel, tereyağı gibi üç beş parça bir şey alsanız, 80 TL’den aşağı çıkılmıyor. Öğlene de bir etli kuru fasulye, bir de bulgur pilavı yapayım deseniz, soğanı, yağı, salçası, fasulyesi, eti derken 120 TL’yi market kasasına bırakıyorsunuz. Kahvaltı 80 TL, öğle yemeği de 120 TL. Eder 200 TL. Ne kaldı elde? 2 TL. 2 TL’ye de akşam ne yerseniz yiyin. Yapılan zam, tek bir günde üç öğün yemeği karşılamıyor. 
“MADDİ DESTEKLERDE G-20’NİN SONUNCUSUYUZ” 
Bu arada fedakâr sağlık çalışanlarımızın maaşlarındaki artışlara da bir bakalım. Beşin birindeki bir hemşirenin maaşındaki artış 297 lira. Birin dördündeki bir uzman doktorun maaşı ise 472 lira artmış. Salgının başından beri yapmakta olduğumuz önerimizi burada bir kez daha tekrarlayalım. Gelin fedakâr sağlık çalışanlarımıza, bu defa ama ayrım yapmadan, salgındaki çalışmaları için, bayram öncesi birer maaş ikramiye verelim. Yine emeklilerimize verilen ikramiyeleri de en az 1.500 lira yapmayı unutmayın. Şimdi aynı sarayın kibirli adamı salgın döneminde “milletin cebine doğrudan aktarılan kaynak 24 milyar lirayı geçti” demiş. Millete beş maskeyi ücretsiz dağıtamadılar, üstüne üstlük vatandaşa IBAN numarası yollayıp bağış dilendiler. Kelime oyunlarını bıraksınlar. Milletin cebine bütçeden karşılıksız konulan nakdi destek, söyledikleri 24 milyarın dörtte biri: Yani 6 milyar lira. Geriye kalan; ya çalışanın kendi tasarrufu olan, İşsizlik Sigortası Fonu’ndan, ya faizle kredi, ya da faizle borç erteleme… Salgında G-20 ülkeleri içinde vatandaşına en az karşılıksız maddi destek veren yönetim, saray yönetimi. 
“MİLLET SANDIKTA YERİNİZİ GÖSTERECEK “
Yakın zamanda yapılan bir anket zaten pek çok şeyi söylüyor. Ankete katılanların; yüzde 47,6’sı 48’i yani salgın sürecinde, “kira, fatura, taksit, kredi kartı” gibi ödemelerinde sıkıntı yaşamış. Yüzde 58,1’i salgında birikimlerini harcamış. Yüzde 27’si kredi ve kredi kartı kullanmış. Sosyal yardım alanların oranı ise yüzde 15’de kalmış. Vatandaş, salgındaki beceriksizliğin faturasını da sarayın sosyete damadına kesiyor. Vatandaşların yüzde 85’i damadı başarılı bulmuyor. Hep diyoruz: Vatandaşımız sizi izliyor. Ne yaptığınızı görüyor. Günü geldiğinde de sandıkta size yerinizi gösterecek. 
“İLK İŞİMİZ AİLE DESTEKLERİ SİGORTASI OLACAK” 
Sosyal devletin önemi bu salgında çok daha iyi anlaşıldı. Biz yıllardır “aile destekleri sigortası” deyip, duruyoruz. Bizim önerimizin benzerini İspanya yürürlüğe koydu. Belli bir eşiğin altında geliri olan ailelere gelirlerine göre doğrudan nakit destek veriyorlar. Aklın yolu bir... Siz getirmezseniz, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında ilk iş, “Aile Destekleri Sigortası” uygulamasını başlatacağız. 
“ZİNCİR EN ZAYIF HALKA KADAR SAĞLAMDIR” 
Bu ülkede hiçbir babanın, evladına okul pantolonu alamadığı için canına kıymasına izin vermeyeceğiz. Hiçbir çocuğumuzun, yatağa aç girmesine müsaade etmeyeceğiz. Çünkü biz şunu biliyoruz. Bir toplum, tıpkı bir zincirin halkaları gibi, en zayıf halkası kadar sağlamdır. Halkalardan biri çok zayıfladıysa kopma noktasına geldiyse, o toplum da kopar. 
“BU ÜLKENİN POTANSİYELİ YÜKSEKTİR, YETER Kİ DOĞRU YÖNETİLSİN” 
Türkiye, bu iktidarın yaptığı gibi içe kapanarak, özgürlükleri kısıtlayıp, ticarete sermaye hareketlerine demir perde örerek, 1970 model politikalarla bir yere varamaz. Aşı, işi ve ekmeği büyütemez. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında; güçlü bir demokrasi ve hukuk devletiyle, yepyeni bir refah devleti yaklaşımıyla; üreteceğiz, hem aşı, hem de işi büyüteceğiz. Stratejik sektörlerde kendimize yeterli olacağız. Sosyal devleti güçlendireceğiz, ülkenin refahını adaletle paylaşacağız. Hep diyoruz Türkiye potansiyeli çok yüksek bir ülkedir. Yeter ki doğru yönetilsin.
“OKULLARDA MESAFE NASIL SAĞLANACAK?” 
Bitirmeden önce, bir konunun altını da çizmek istiyorum. Salgın sürecinde, eğitimin normalleşmesinde kaos devam ediyor. Okulların başlama tarihi ikide birde değişiyor. Velilerden taahhüt isteniyor. Bilim Kurulu ve Sağlık Bakanlığı, 40 metrekarelik sınıfta 10 öğrenci ve 1 öğretmen olacak diyor. Resmi okullarda 15 milyon 88 bin 592 öğrenci var. Buna karşılık da, 571 bin 351 derslik var. Bu da derslik başına 26 kişi eder. Nerede 10 kişi? Ne yapacaksınız? Bu sorunu nasıl çözeceksiniz? Yani Bilim Kurulunun ve Sağlık Bakanlığının sosyal mesafe şartlarını nasıl yerine getireceksiniz?”

 
PANDEMİDE KADINA ŞİDDET DAHA DA ARTTI
 
YAZ OKULU İPTAL EDİLEN AÇIKÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİN MAĞDURİYETİ NASIL GİDERİLECEK
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
PANDEMİDE KADINA ŞİDDET DAHA DA ARTTI
BİRLEŞMİŞ Milletler tarafından hazırlanan rapor kadın ve kız çocuklarına ...
Ankara Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Başkan Vekilliği, Mansur Yavaş’ın 1 yılını değerlendirdi
ANKARA Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Başkan Vekili Murat Köse, 6 ...
“Tüketici Hakem Heyetleri’nin kapatılması, tüketicileri savunmasız bırakır”
TÜKETİCİ Hakları Derneği (THD) Başkan Yardımcısı Ergün Kılıç, 2 yıl önce ...
 
Büro Emekçileri Sendikası (BES), enflasyon rakamlarını değerlendirdi:“2020 BÜTÇESİ REVİZE EDİLMELİ”
BÜRO Emekçileri Sendikası (BES), geçtiğimiz günlerde açıklanan enflasyon ...
Anne babaların çocuklarının izlediği videoları bilmiyor
ÇAĞIMIZ teknoloji çağı. Cep telefonları, tabletler, bilgisayarlar derken ...
Sağlık Emekçileri 4/B’liler için kadro hakkı istiyor
SAĞLIK ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Ankara Eğitim ve Araştırma ...
 
Toplumumuzun birçoğu sokak hayvanlarına iyi davranmıyor
SOKAK hayvanı dediğimiz kedi ve köpekler, insanlar tarafından evcilleştirilmiş ...
“81 ilde Güçlü Kadın, Güçlü CHP, Güçlü Türkiye” projesiyle geliyoruz
CHP 14. Kadın Kolları Olag?an Kurultayı 11 Temmuz Cumartesi gu?nü gerçekleştirilecek. ...
AİLE HEKİMLERİ UYARDI: “ANNE SAĞLIĞI TEHLİKEDE, HİZMETTE DEVAMLILIK ACİLEN SAĞLANMALI”
ÜLKEMİZDE halen dört evlilikten biri akraba evliliği, toplam doğurganlık ...
 
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Çocuklardaki Oyun Bağımlılığı Hayat Kalitesini Düşürüyor
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Yarım Milyon Kişi, Kariyer Testi ile Mesleğini Buldu
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
“The Fall” Filminin Analizi
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Tarafsız Suskunlar
M. UMUT KARAKÜLAH
M. UMUT KARAKÜLAH
Altın Neden Rekora Koştu?
A. NAZ SÜRENKÖK
A. NAZ SÜRENKÖK
Pandemi BES’i Büyüttü
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri