Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Derbinin galibi KARA KARTAL: 4-3
Derbinin galibi KARA KARTAL: 4-3
29 bin 281 pozitif vaka, 185 vefat
29 bin 281 pozitif vaka, 185 vefat
Adana Demirsporlu Anıl Karaer'den top toplayıcı çocuğa skandal hareket
Adana Demirsporlu Anıl Karaer'den top toplayıcı çocuğa skandal hareket
CHP'li Başarır hakkında soruşturma başlatıldı
CHP'li Başarır hakkında soruşturma başlatıldı
Ankara'da okul öncesi eğitim-öğretim uzaktan yapılacak
Ankara'da okul öncesi eğitim-öğretim uzaktan yapılacak
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
23 Kasım 2019 Cumartesi - 10:22

Başkan Sümer: “Şiddet, şiddetsiz yöntemlerle ortadan kaldırılır”

ŞİDDETSİZ Toplum Derneği tarafından 2018 Yılı Şiddetsiz Yaşam Ödülleri sahiplerine verildi. Türk Hukuk Kurumu ev sahipliğinde gerçekleştirilen ödül töreninde, şiddete karşı ulusal ve uluslararası tavır göstermiş isimlere ödül verildi. 

Başkan Sümer: “Şiddet, şiddetsiz yöntemlerle ortadan kaldırılır”

ŞİDDETSİZ Toplum Derneği tarafından 2018 Yılı Şiddetsiz Yaşam Ödülleri sahiplerine verildi. Türk Hukuk Kurumu ev sahipliğinde gerçekleştirilen ödül töreninde, şiddete karşı ulusal ve uluslararası tavır göstermiş isimlere ödül verildi. 
“İNSANLIK TARİHİ, YİNE BANA GÖRE, İNSANIN, HAYVANA, ÇEVREYE VE İNSANA YAPTIĞI ŞİDDET TÜRLERİNİN TÜMÜNÜN ORTADAN KALKTIĞI AN BAŞLAYACAKTIR”
Tören öncesinde Eski Anayasa Mahkemesi Başkanlarından Yekta Güngör Özden bir selamlama konuşması gerçekleştirdi. Ardından Şiddetsiz Toplum Derneği Başkanı Rıza Sümer bir konuşma yaptı. Sümer şu ifadelere yer verdi: “Bu salondaki herkeste, çok çeşitli duyguların var olduğunu biliyoruz. Ancak, bu duyguların arasında öfke ve nefretin bulunmadığına da inanıyoruz. Bugün burada, kesinlikle söyleyebilirim ki, hüzün, özlem, sevgi ve umut da var. Bugün bu salondan, birkaç saat sonra, sevgi ve umutlarımızı birleştirmiş ve artırmış olarak ayrılmalıyız. Ancak, birbirimizden bedensel olarak ayrılırken, kimi zaman yüz yüze, çoğunlukla bilimin sağladığı, bedenlerimizin ve yüreklerimizin taşıyabileceği olanaklardan yararlanarak iletişim ve işbirliği içinde olmalıyız. Tarihçiler, tarihi, önemli buluşlar ve olayları başlangıç sayarak, çağlara göre ayırıyorlar. Elbette bu dilimlemelere saygımız var. Ancak, bu dilimlemelere, bana göre insanlık tarihi denemez. İnsanın tarihi denebilir. İnsanlık tarihi, yine bana göre, insanın, hayvana, çevreye ve insana yaptığı şiddet türlerinin tümünün ortadan kalktığı an başlayacaktır. İşte bizler, insanlık tarihini yaşamaya ve yazmaya çalışan güzel yürekleriz.  Bugünkü birlikteliğimiz, insanlık tarihinin başlaması için, en azından birkaç satır yazı yazılmasıdır ve çok değerlidir. Şiddetsiz yaşam ödülleri, sevgi ödülü olarak algılanmalıdır. Ödüller ayrıca, şiddete şiddetsiz tepkinin de bir örneğidir. Şiddette hiçbir ceza adaleti sağlanamaz olduktan, yaşandıktan sonra adaletin sağlanamayacağı tek üst başlık şiddettir. Şiddet üreten veya üretenlere, ömür boyu ağırlaştırılmış hapis, kesinlikle karşı olduğum idam veya intikam duygusu ile aynı şiddet türünün uygulanması, giden canların bedenlerini geri getirebilir mi, yaşanan acıyı, korkuyu, yitirilen sağlığı yok edebilir mi? İdam ve öldürme, canlılara karşı işlenen en büyük suçtur. Şiddetin ortadan kalkması için önce tam demokrasi gerekir. Sonra adalet. Demokrasi olmadan adalet başkalarının vicdanına kalmıştır. Oysa demokrasi hepimizin içinde olduğu ve gerçekten içindeki herkesin temsil edildiği bir yürütme biçimidir. Demokrasi yoksa adalet de yoktur. Adalet yoksa şiddet vardır. Şiddet varsa adalet yoktur. Şiddeti planlayanlara, uygulayanlara, destek verenlere, övenlere, suçluları saklayanlara, kaçıranlara, ceza indirimi yapanlara, af çıkaranlara neler yapılmalı ki adalet sağlansın.
“ŞİDDETE ŞİDDETSİZ TEPKİ GÖSTERİLMELİ”
 Şiddet üretenleri, kimler ve hangi uzmanlar tanımlayabilir? Burada, herkesin ve her alanın örgütlenmesini savunan, spor, gençlik ve haklar alanlarında dernekler, federasyonlar ve konfederasyon kurmayı başlatan ve başaran bir kuşağın içinde yer alan bir gönüllü olarak varlıklarına saygı duyduğum Birleşmiş Milletler Örgütüne, Avrupa Birliğine, Vatikan Cumhuriyetine (Papalık), İslam İşbirliği Örgütüne ve diğer silahsız birlikteliklere, insana, hayvana ve çevreye yönelik şiddetle mücadele konusunda, üye ülkeleri ikna ederek ve yurttaşları sürece katarak, sürdürülebilir politikaların üretilmesini sağlayacak girişimlerde bulunmalarını öneriyoruz. Şiddete şiddetsiz tepki, yüz yüze iletişim Türkiye ve dünya, şiddete şiddetsiz yöntemlerle tepki göstermeyi ve halkları, şiddeti durdurmak için sürece katmayı başarmalıdır. Demokratik ve haklar temelinde çalışacak yasal birliktelik (dernek, federasyon, konfederasyon, vakıf, kooperatif, ağ ve benzeri) kurarak, kurulu olanları güncelleyerek ve yaygınlaştırarak, haklar, silahsız ve şiddetsiz, yüz yüze iletişimle aranmalı, korunmalı ve savunulmalıdır. Silahı ve Şiddeti Bırakınız Bu kadar şiddet, bu kadar kan, yaşadığımız alanların, doğanın, havanın, suyun ve toprağın bu kadar kirletilmesi karşısında Dünya bir gün başkaldırabilir. Kanımca, savaşları da dâhil ederek şu yorumda bulunabilirim. Bu kadar katili ve vahşi insanı, Türkiye ve Dünya taşıyamaz. Taşıyamıyor. Dünyaya bakınız, katilin, öldürenin, öldürülenin olmadığı kaç günü var. Kaç ülke sıfır şiddet ve sıfır cinayetle bir günü tamamlayabiliyor ve yeni güne başlayabiliyor. Silahlı veya silahsız şiddet üretenlere yeniden sesleniyoruz. Silahı ve şiddeti bırakınız. Yok olmayınız, yok etmeyiniz. Yaşayınız, yaşatınız. Abdi İpekçi, Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, Prof. Dr. Muammer Aksoy, Doç. Dr. Bahriye Üçok, Dr. Necip Hablemitoğlu, Ümit Kaftancıoğlu, Olof Palme, Benazir Bhutto,  şiddete uğradıkları gün ve anda, hangi duygular ve umutlar içinde idiler. Bu kahramanlara, hepimizin utanması gereken şiddet çeşitleri uygulandığında, onları evden uğurlayanlar, onları evlerinde veya iş yerlerinde bekleyenler, onlarla birlikte olanlar gördüklerinde veya duyduklarında hangi duyguları, acıları yaşadılar, kime sarıldılar, neleri, nasıl haykırdılar, sonraları onlarsız nasıl yaşadılar, yaşıyorlar? Hepsi de, savaşlara, silahlı çatışmalara ve fetihlere, şiddetsiz yöntemlerle karşı çıkarak, demokrasi, adalet, sevgi ve barış isteyerek insanlık tarihinin başlaması için yazdılar, konuştular, görevlerini yaptılar, yapmaya çalıştılar. Türkiye parçalanmasın, bölünmesin diyerek, ülkenin ve insanlığın zor yetişen değerlerine kıyanların yöntemleri, aslında bölmeyi ve parçalamayı hedefleyenlerin ekmeklerine bal ve yağ sürmektir. Kendilerinin de mutluluğu, özgürlüğü, huzuru ve katil olmamaları için çalışanlara kıyanlar, aslında Türkiye’ye, dünyaya, kendilerine ve hepimize kıymışlardır. Kıyımın bir başka adı da, insanlığa ve Türkiye’ye ihanettir. Kendi varlıklarına da ihanettir. Onlar sonsuza dek kötü yazılacak ve kötü konuşulacaktır. Ancak, kıyılan değerlere ise “Yiğitler, Kahramanlar “ denecektir. Bugün, bu yiğitlerin aileleri, yakınları ve dostları, yokluklarının verdiği duyguları ve acıları da yaşayarak, bedenlerini çok erken yitirdiğimiz bu kahramanlarla “Onur” duymalıdırlar. Umarım bu duygu, diğer duyguların önüne geçer. Kanımca başka seçeneğimiz de yok. 
“BUGÜNKÜ ULUSLARARASI SİLAHSIZ ÖRGÜTLENMELERE BİR YENİSİ MUTLAKA EKLENMELİDİR”
Türkiye ve dünyayı, daha ağır ve yaygın şiddet türlerinin beklediğini herkesin görmesi gereken bir çağda yaşıyoruz. Şiddet, elbette bir gün bitecektir. Ancak, şiddetin sonlanmasını, şiddetten korunmayı,  sadece devletlerden, hükümetlerden, güvenlik güçlerinden ve yargıdan bekleyenlerin hayal kırıklıkları sürecektir. Tamam, elbette, bu kurumlar olmadan, insan, hayvan ve çevre haklarına dayalı hukuk kuralları içinde şiddetin engellenmesi, şimdilik olanaklı değildir belki. Halkın gücü, bireysel ve toplumsal olarak bu sürece katılmadığı sürece şiddetin engellenmesi ve insanlık tarihinin başlatılması mucize olur. Halkın; çalışan, çalışmayan, emekli, ev kadını, engelli ve öğrenci ayırımı gözetmeksizin, köylerden mahallelere, ilçelere, illere ve ülke düzeyine kadar, dernek, vakıf, ağ ve benzeri gönüllü kuruluşlarda bir araya gelmesi, kamu-gönüllü kuruluşlar-medya işbirliğinin güçlendirilmesi zorunludur. Hatta bu birliktelikler, uluslararası alana da taşınmalıdır. Bu gönüllü birlikteliğin bireysel ve toplumsal yararları, buraya sığdırılamayacak kadar çok geniştir. Kadınlar başta olmak üzere her güzel yürek, herkes, önce kendisine güvenmelidir. Kendisi olmadan şiddetin engellenemeyeceğine veya şiddetin engellenmesini sadece başkalarından beklediği takdirde, bedelinin çok ağır olacağını algılamalı, kendisini, aile bireylerini, çevresini, hayvanları ve doğayı şiddetten nasıl koruyacağını bilmelidir. Yaşayan Kahramanlar Bu anlamda, Sevgili İclal Nergiz’in çocuk hakları, sevgili Hasan Şengel ve Sevgili Çağdaş Yerli ve arkadaşlarının spor alanında yaptıkları katkılar, aslında tüm hakların savunulması ve güçlendirilmesi ile yakından ilgilidir. Hayvanlara, çevreye, doğaya kıyanlarla, yaşanılan alanları ve doğayı kirletenlerle, ülkemizi küllük ve çöplük olarak kullananlarla birlikte yaşamak zorunda kalmanın adı şiddetten başka ne olabilir. Evde, kahvede, kafede, eğlence yerlerinde veya tatil beldelerinde, bireysel veya örgütlü olarak, hiçbir katkı yapmadan, çözümün başarılacağını beklemek, insan soyunun günümüzdeki çok büyük bir yanılgısıdır. Katkıda bulunmadan ve güç birliği yapmadan şiddete çözüm bulmak ve sevgi toplumunu gerçekleştirmeyi umut etmek, insanın yüreğine ve var olan gücüne de hiç yakışmamaktadır. Çevrenin temizliği ve korunması konusunda, 2018 yılında Rusya’da düzenlenen Dünya Futbol Kupasında Japon taraftarların ve futbolcularının yaptığı davranışlar, dünyaya örnektir. Erzade Yalçıntaş gibi, 90’lı yaşlardaki bir ev kadınının, Yeşil Artvin Derneği önderliğinde verdiği mücadele, Sevgili Salim Taşçı’nın ülkesini ağaçlandırması ve yeşillendirmesi, Sevgili Erkan Şamcı’nın 360 Televizyonundaki programları da insan, çevre ve hayvan sağlığını olumlu olarak doğrudan etkilemekte, insanların çevreye yaptığı kıyımların doruklara tırmandığı bir dönemde, insanlık tarihinin yazılmasına katkı yapmaktadır. Sevgili Zülal Kalkandelen’in yazarak, sürece katılarak, hayvan özgürlüğü ve haklarının sağlanması için çaba gösteren kahramanlardan biri olması, alanlara çıkarak çalışması, Sevgili Tenay Yücel ve Sevgili Tugay Abukan’ın hayvanların sağlık ve güven içinde, tok ve korkusuzca yaşamalarına yaptıkları insanüstü katkılar, kedilerin bile korktuğu insanlar olmaktan utanmamız gereken bir dünyada, onur ve yaşama sevinci duyacağımız bir örneklerdir. Bu nedenle, gelecek yıldan itibaren ödülleri, insan hakları, çocuk hakları, çevre hakları, hayvan hakları, spor veya başka bir anahtar kelimeye göre ayırmayacağız. Bugün de ayırmıyoruz. Köylerden kentlere kadar yaşam alanlarında, insanlardan insanlara, çevreye, doğaya ve hayvanlara yönelik şiddet çeşitlerine, ağır kıyımlara baktığımızda, vahşilerin doğada ve hayvanların arasında değil, insanlar arasında görülmesi gerektiğini, üzülerek ve hatta utanarak da olsa daha iyi anlayabiliyor ve dillendirebiliyoruz. Dünyada, hatta evrende, demokrasi, adalet, sevgi, şefkat ve barış içinde yaşanabilmesi için, bugünkü uluslararası silahsız örgütlenmelere bir yenisi mutlaka eklenmelidir. Önce ülkelerde, sonra kıtalarda ve sonra Dünya genelinde, devletlerin ve hükümetlerin değil, halkların kuracağı, konfederasyon tipinde sivil bir yapılanma mutlaka sağlanmalıdır. Ancak bu yapılanmada, siyasal görüş, dinsel inanç, dil, renk, köken gibi farklılıklar doğal zenginlik sayılmalı, bu farklılıklar, şiddeti sonlandırabilecek halkların, ülkelerin birlikteliğini zorlaştırmamalıdır. Ben, insan soyunun bu sivil ve gönüllü birlikteliği bir gün başaracağına, halklar, devletler ve hükümetler arasındaki yakınlaşmaya da güç katacağına inanıyorum. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, diğer silahız ve barış örgütleri ile dinsel kuruluşlar, hükümet dışı, yasalara ve uluslararası sözleşmelere uygun olması gereken bu birlikteliklerin oluşturulması için önderlik yapmalı, ülkeleri ve halkları yönlendirmelidir. 
“SEVGİNİN YAŞANDIĞI BİR DÜNYAYA ULAŞMAK İÇİN HEPİNİZ KATKI KOYMALISINIZ”
Biz, Türkiye ve dünyadaki farklılıkların doğal zenginliğimiz, üstünde yaşayanların ailemiz olduğuna inanıyoruz. Bu görüş ve duyguları yaşamak, yaygınlaştırmak, şiddetin olduğu değil, sevginin yaşandığı bir dünyaya ulaşmak için hepiniz katkı koymalısınız, umutlu olmalısınız, kendinize ve gelecek kuşaklara güvenmelisiniz. Ödüle Her Baktığınızda Ödüle her baktığınızda, sizleri dünyaya getiren, yetiştiren, bugünlere ulaştıran ve destekleyen sayısız insanı, hatta canlıyı görmenizi dileriz. Bize, ödülün çok kişiye verildiğini söyleyenler de var. Bu algı ve yargı, toplumun gönüllü çalışmalar ve bu çalışmaları yapan kahramanlarla ilgili bilgilerinin az olduğunu da gösteriyor. Ancak, ödüle değer görülenler, bize göre, canlı cansız tüm varlıklara sevgi ve şefkatle yaklaşan, şiddetin her türlüsüne karşı olan milyonlarca, hatta milyarlarca insanı temsil etmektedir. Benazir Bhutto, Olof Palme ve Japonya futbol ailesine verilen ödüle baktığımızda, milyonlarca Pakistanlıyı, İsveçliyi, Japonyalıyı, hatta dünyalıyı görmeliyiz. Bu küçük ve hafif olan belge, aslında çok ağır, çok büyük ve çok değerlidir. Bu nedenle, bu ödüller ve sizlerin burada bulunmanızın anlamı, insanlık tarihinin yaşanmasına ve yazılmasına katkıda bulunabilecek düzeydedir. Kürsüye gelerek yapacağınız konuşmalarınızda bizlere, hatta ülkemize ve dünyaya önereceğiniz hedefleri, gönül anayasamızın değiştirilemez maddeleri kabul edeceğiz. Ancak, insanlık tarihinin başlaması için ömürlerini, emeklerini, sağlıklarını ve daha çok yaşayacak yıllarını verenleri, hatta bu değerleri şiddet görerek yitirenleri unutmadan, birlikte, kendimize güvenerek yaşamaya ve yaşatmaya çalışmalıyız. Burada, bedenleri aramızda bulunmayan ve ödüle değer görülen kahramanlarla, yaşayan ve uzun ömürler dilediğimiz ödüllü kahramanları, sizleri derin sevgi ve dostluk duyguları ile selamlıyor, şiddetsiz, sevgi, şefkat ve barışın egemen olduğu bir ülke, ülkeler, dünya ve hatta evren için umutlarınızı ve gücünüzü canlı tutmanızı, kendinize güvenerek katkılarınızı kesintisiz sürdürmenizi, gönüllü çalışmaları ve dernekleşmeyi özendirmenizi diliyor, hepinizi kucaklıyor, alınlarınızdan bir kez daha öpüyorum.”
“ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLEN İSİMLER ŞU ŞEKİLDE”
Şiddetin hiçbir çeşidinin bulunmayacağı Pakistan ve dünya için çaba gösteren, ancak, 27 Aralık 2007 tarihinde, kendi ülkesinde, silahlı şiddete uğrayarak ve vicdanlı tüm yürekleri derin acılar içinde bırakarak aramızdan ayrılan 1988-1990 ve 1993-1996 yılları Pakistan Başbakanı. BENAZİR BHUTTO. Şiddetin hiçbir çeşidinin bulunmayacağı İsveç ve dünya için çaba gösteren, ancak, 28 Şubat 1996 tarihinde, kendi ülkesinde, silahlı şiddete uğrayarak ve vicdanlı tüm yürekleri derin acılar içinde bırakarak aramızdan ayrılan 1969-1976 ve 1982-1986 yılları İsveç Başbakanı Olof Palme. 2018 yılında Rusya’da düzenlenen Dünya Futbol Kupasında, Japon taraftarların tribünleri, sporcu, antrenör ve yöneticilerin de soyunma odalarını temizleyerek ayrılmaları, böylece tüm dünyaya örnek olmaları nedeniyle Japonya Futbol Federasyonu (Japonya Ulusal Futbol Takımı ve Japon Taraftarlar). Şiddetin hiçbir çeşidinin bulunmayacağı Türkiye ve dünya için çaba gösteren, ancak, Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve Başyazarı iken 1 Şubat 1979 tarihinde İstanbul’da, vicdanlı tüm yürekleri derin acılar içinde bırakan bir silahlı şiddete uğrayarak aramızdan ayrılan Abdi İpekçi. Şiddetin hiçbir çeşidinin bulunmayacağı Türkiye ve dünya için çaba gösteren, ancak 21 Ekim 1999 tarihinde, Ankara’da, aracının üzerine konulan bombalı paketin patlaması sonucu, vicdanlı tüm yürekleri derin acılar içinde bırakarak aramızdan ayrılan bilim insanı, yazar, siyasetçi, İzmir Milletvekili (1977) ve Kültür Bakanı (1978-79), sivil toplum gönüllüsü prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı. Şiddetin hiçbir çeşidinin bulunmayacağı Türkiye ve dünya için çaba gösteren, ancak, 31Ocak 1990 tarihinde, Ankara’da, silahlı şiddete uğrayarak ve vicdanlı tüm yürekleri derin acılar içinde bırakarak aramızdan ayrılan bilim insanı, hukukçu, siyasetçi, İstanbul Milletvekili (1977), yazar ve sivil toplum gönüllüsü Prof.Dr. Muammer Aksoy. Şiddetin hiçbir çeşidinin bulunmayacağı Türkiye ve dünya için çaba gösteren, ancak, 6 Ekim 1990 tarihinde, Ankara’da, evine gönderilen bombalı paketin patlaması sonucu, vicdanlı tüm yürekleri derin acılar içinde bırakarak aramızdan ayrılan ilahiyatçı kadın akademisyen, tarihçi, siyasetçi, yazar ve sivil toplum gönüllüsü Doç.Dr. Bahriye Üçok. Şiddetin hiçbir çeşidinin bulunmayacağı Türkiye ve dünya için çaba gösteren, ancak, 18 Aralık 2002 tarihinde, Ankara’da, silahlı şiddete uğrayarak ve vicdanlı tüm yürekleri derin acılar içinde bırakarak aramızdan ayrılan bilim insanı, yazar Dr. Necip Hablemitoğlu. Şiddetin hiçbir çeşidinin bulunmayacağı Türkiye ve dünya için çaba gösteren, ancak, 11 Nisan 1980 tarihinde, İstanbul’da, silahlı şiddete uğrayarak ve vicdanlı tüm yürekleri derin acılar içinde bırakarak aramızdan ayrılan gazeteci, yazar Ümit Kaftancıoğlu. Artvin’de, çevreye, doğaya, canlılara verilen zararlara karşı, Başkanlığını Nur Neşe Karahan’ın yaptığı Yeşil Artvin Derneği ve çevre savunucularının önderliğinde düzenlenen şiddetsiz tepki eylemlerine katılan ve herkese örnek olan, ev kadını, çevre gönüllüsü ve savunucusu Erzade Yalçıntaş. Ülkemizin ağaçlandırılmasına ve ormanlaşmasına, değişik kentlerde gönüllü katkılarda bulunan ve herkese örnek olan çevreci iş insanı, gazeteci, yazar ve şair Salim Taşçı. 360 TV’de yayınlanan Doğala Dönüş programında, yazılarında ve konuşmalarında, temiz bir yaşamı hedefleyerek; insan, hayvan ve çevre sağlığına yönelik gönüllü katkılarda bulunan, böylece herkese örnek olan Ziraat Mühendisi, Ekolojik Yaşam Uzmanı, araştırmacı, yazar Erkan Şamcı. Yazılarında, konuşmalarında ve tüm yaşantısında, hayvan özgürlüğü için gönüllü olarak ve yılmadan çalışan, insana, çevreye ve hayvanlara yönelik şiddete karşı çıkan, bu konularda gönüllü olarak girişimlerde bulunan veya yapılan girişimlere katkı veren, hayvan özgürlüğü aktivisti, gazeteci, yazar Zülal Kalkandelen. Ankara’da, sokakta yaşamak zorunda kalan hayvanların barınma ve beslenme sorunlarının çözümüne yılmadan ve doğrudan ve gönüllü olarak katkılarda bulunan, İngilizce öğretmeni, hayvan hakları savunucusu ve gönüllüsü Tenay Yücel. Doğada ve sokakta yaşayan hayvanların barınma, beslenme ve sağlık sorunlarının çözümüne doğrudan ve gönüllü olarak katkıda bulunan, bu nedenle kendisine “Orman Meleği” adı verilen Tiyatro Oyuncusu, Oyun Yazarı, Hayvan Hakları Savunucusu ve Gönüllüsü Tugay Abukan. Hürriyet Gazetesi’nden Dinçer Gökçe ile söyleşi yaparak, İstanbul’da, çocukların cinsel şiddet görmelerini, 115 çocuğun hamile bırakılmalarını açığa çıkaran ve çocuklara yönelik cinsel şiddetin engellenmesine katkıda bulunan. Sosyal Hizmet Uzmanı, kamu görevlisi İclal Nergiz. Spor yöneticiliği boyunca, sporda demokrasiye, dostluğa, böylece sporda şiddetin engellenmesine katkıda bulunan, Ankara Gençlerbirliği Spor Kulübünde de 1974-81 yıllarında Başkanlık yapan Hasan Şengel. Ankara-Abidinpaşa’da, her yaştaki kadınları birlikte spora ve sosyal etkinliklere yönlendiren, onlara her konuda önderlik yapan, her yaştaki kadınların bedensel ve ruhsal yönden güçlenmelerine katkıda bulunan, böylece herkese örnek olan gönüllü kadın girişimci Çağdaş Yerli.”

 
Başkentte Geleneksel Kavaklıdere Bağbozumu kutlaması yapıldı
 
Türkiye’de 2,5-3 milyon kişide anevrizma olduğu tahmin ediliyor
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Benlik Katmanları Sergisi Detay Sanat Galerisi’nde
RESSAM Özlem Kaçmaz, kişisel resim sergisi “Benlik Katmanları” ile 19 ...
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu 14 Aralık’ta eylem yapacak
BİRLEŞİK Kamu-İş Konfederasyonu Başkanı Mehmet Balık, emekçinin yararına ...
Dört Mevsim Tatilin Yeni Gözdesi:“The Sign Esentepe Hotel & Ski Center”
BOLU Gerede’de geçtiğimiz günlerde açılışı yapılan The Sign Esentepe Hotel ...
 
GAZETECİLER CEMİYETİ BASIN EVİ ATÖLYE ÇALIŞMASI’NIN KONUĞU “AV. GÖKHAN TEKŞEN”
AVRUPA Birliği tarafından finanse edilen ve Gazeteciler Cemiyeti tarafından ...
2018’de reçetelerin yüzde 25’inde ‘antibiyotik’ vardı
ANTİBİYOTİKLERİN gelecek nesillerde etkinliğini sürdürebilmesi için en ...
Ulusal aşı takvimimize uygun olarak 5.5 Milyon doz aşı yaptık
GEÇİCİ Koruma Altındaki Suriyelilerin Sağlık Statüsünün ve Türkiye Cumhuriyeti ...
 
İtalyan yemekleri başkentliyle buluşacak
İTALYAN Mutfağı Haftası kapsamında Michelin Yıldızlı Şef Christoph Bob, ...
TÜMFED’den yoğun katılımlı “İSTİŞARE TOPLANTISI”
KISA adı (TÜMFED) olan Türk Musikisi Federasyonu, 22 Nisan 2015 yılında ...
Tarım ve Orman Bakanı Dr. Pakdemirli, 3. Tarım Orman Şurası’nda konuştu:“Gelin, hep birlikte tarımı aşımız, suyu işimiz, ormanları geleceğimiz yapalım”
3. TARIM Orman Şurası 15 yıl sonra ATO Congresium’da başladı. 18 Kasım ...
 
casino siteleri-en iyi bahis sitesi-bitcoin-siber güvenlik-dijital ajans-yat kiralama-
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
VOLKAN ÖZTUNA
VOLKAN ÖZTUNA
Güçlü Şifre Nasıl Oluşturulur?
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Karantina Döneminde Kadına Şiddet Vakaları Arttı
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
“Guguk Kuşu” Filmi Analizi
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Kafatasında İki Kişi
DENİZ DİNÇER
DENİZ DİNÇER
Günce, Müzik Listelerini Alt Üst Edecek!
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
7.8 Milyar İnsan Coronavirüs Aşısı Bekliyor!
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri