Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Rıdvan Duran, Basın İlan Kurumu’nda Yakup Karaca’dan bayrağı devraldı
Rıdvan Duran, Basın İlan Kurumu’nda Yakup Karaca’dan bayrağı devraldı
20 yılın ardından 17 AĞUSTOS
20 yılın ardından 17 AĞUSTOS
“Kola, kahve ve kafein bağımlılığına dikkat”
“Kola, kahve ve kafein bağımlılığına dikkat”
“Yeni lastiklerle hemen uzun yola çıkılmamalı, en az bir hafta alıştırma yapılmalıdır”
“Yeni lastiklerle hemen uzun yola çıkılmamalı, en az bir hafta alıştırma yapılmalıdır”
“Kaz Dağları’nda su kaynaklarının kirlenme olasılığı çok yüksek”
“Kaz Dağları’nda su kaynaklarının kirlenme olasılığı çok yüksek”
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
9 Haziran 2018 Cumartesi - 09:40

“Basın özgürlüğü güvenceye alınmalı”

M. UMUT KARAKÜLAH / ANKARA GAZETECİLER Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Basın Meclisi’ni toplayarak gündeme ilişkin önemli konularda açıklamalarda bulundu.

“Basın özgürlüğü güvenceye alınmalı”

M. UMUT KARAKÜLAH / ANKARA

 

GAZETECİLER Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Basın Meclisi’ni toplayarak gündeme ilişkin önemli konularda açıklamalarda bulundu. Başkan Bilgin, seçim arifesindeki Türkiye’de basın özgürlüğünün eksikliğinden bahsederek “Basın özgürlüğü, özgürlüklerin anasıdır” dedi.

Gazeteciler Cemiyeti Mehmet Sürenkök Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen Başkan Bilgin, seçim arifesindeki Türkiye’de basın özgürlüğünün eksikliğinden bahsederek “Basın özgürlüğü, özgürlüklerin anasıdır” dedi.

Bilgin konuşmasında; “Yılda en az 4 yada 5 kez Basın Meclisimizi topluyoruz fakat dikkat ederseniz bu kez sizlere biraz daha kapsamlı bir davet mektubu yazdık. Bunun sebebi de maalesef Türk Basınının içinde bulunduğu durumun her gün biraz daha dünü özler hale gelmesi ve çok ciddi arayışlar- çözümler bulma ihtiyacımızdan kaynaklanıyor. Hepinizin kendi alanınızla ilgili görüşlerinizi alacağım ama ben birkaç cümle ile içinde bulunduğumuz durumu özetlemek istiyorum. Geçtiğimiz ay bu konu ile ilgili bir açıklama yaptım. Seçimlere gidiyoruz, Türkiye gerçekten belki de Cumhuriyet tarihimizin kaderini değiştirecek bir seçimle karşı karşıya. Hem yeni bir düzene geçiş; Cumhurbaşkanlığı Seçimi hem de parlamento seçimi. Bu pencereden baktığımızda ne yazık ki; özgür bir biçimde yapılması gereken seçimlerin bu şekilde yapılmadığını görüyoruz. Ekranlar Cumhurbaşkanları adaylarımızın bazılarına tamamen kapalı, isimden bile bahsedilmiyor, bir kısmında ise bir parça. Ama diğer bir adayın ise sabah televizyonlarımızı açtığımızdan akşam kapata kadar -bir ara ben Libya’ya gitmiştim orada sabah Kaddafi ile açılır Kaddafi ile kapanırdı- aynen o noktaya gelmiş durumda. Ekranlarda fazla görünmenin çok sempati getirip getiremeyeceği tartışılır ama diğer yandan söyleyecek sözü olanların haklarının elinden alınması hem basın özgürlüğü açısından hem de seçimlerin serbest iradeyle yapılması açısından çok vahim bir tablo ortaya çıkarıyor. Şuandaki mevcut iktidar kazanırsa geleceğimiz dünya daha karanlık olacaktır. Bir ülkede eğer televizyonların tamamına yakını gazetelerin yüzde 90’ı tek elde toplanmışsa o ülkede basın özgürlüğünden asla bahsedilmez. Yani şuan Türkiye’de basın özgürlüğünden bahsetmemiz mümkün değildir. Geçen ay Avrupa Birliği’nin davetlisi olarak Brüksel’e gittik Yönetim Kurulumuzdan bir heyet ile birlikte. Avrupa Parlamentosu’nda ve Avrupa Konseyi’nde toplantılara katıldık. Gündem Türkiye ile ilgili idi. Ben açıkçası orada bulunmaktan büyük üzüntü duydum. Çünkü Türkiye ile ilgili eleştirilerin hemen hemen tamı olmasa bile birçoğu gerçeği yansıtıyordu ve basın özgürlüğü ile alakalı idi. Basın özgürlüğü hususunda bizim 180 ülke arasından 150. sırada bulunmuş olmamız hiç te Avrupa’nın bize olan düşmanlığından ötürü kaynaklanmıyordu. Yaşanan realitelerle ilgili bir gerçek bu. Biz bu tabloya kızacağımıza, eleştireceğimize düzeltmemiz gerekir. Düzeltmenin birinci yolu basının özgür olmasıdır” dedi.

“BASIN DEMOKRASİNİN AKCİĞERİ”

Başkan Bilgin, basın özgürlüğünün demokrasi ve Cumhuriyet açısından da son derece önemli olduğunu belirterek “Basın özgürlüğü yalnızca biz meslek mensuplarına veya gazetecilere lazım olan bir unsur değildir. Basın özgürlüğü bu ülkede yaşayan her birey için gereklidir. Çünkü basın özgürlüğü olmadan gerçek anlamda demokrasiyi yaşatmak, yeşertmek mümkün değildir. Şuanda ne yazık ki; sararmış kararmaya yakın bir tarlanın görüntüsü gibidir Türkiye’deki basın özgürlüğü. Ama yine de bu kurumuş tarladan umudumuzu kesmememiz lazım. Çünkü o tarlayı yeniden yeşertecek bizleriz. Biz umudun insanları olmalıyız, kavganın insanları olmalıyız, mücadelenin insanları olmalıyız. Ve 1946 yılında kurulan bu Cemiyet, bu kavganın yanında olmuştur. Övücü unsurları olmamıştır Bu Cemiyetin. Hapishanelerde Başkanları olmuştur, üyeleri olmuştur, kavga veren bireyleri olmuştur ve çok bedel ödemiştir bu Cemiyet. Onun için diğer kuruluşları bilmem ama bizim özellikle de basın özgürlüğü konusunda mirasımıza karşı çok ciddi bir borcumuz var. Eğer bunu görmezden gelirsek, haksızlık yapmış oluruz, görevimizi yapmamış oluruz. Ve ben Başkan olarak rahat uyuyamam, uyuyamıyorum. 200’e yakın gazetecinin henüz haklarında kesin karar alınmış olmamasına rağmen hapiste olduğu, yalnızca Cumhurbaşkanı’nı eleştirdiği için insanların hapiste olması, masum bir gösteri için üniversite öğrencilerinin günlerce tutuklu kalması üzüntü ve utanç vericidir. Ve bu ülke için ne büyük ızdıraptır. Bu ülkenin her bir köşesinde insanlar korkudan düşüncelerini söyleyememiş hale gelmişse, gazeteciler gerçeği yazamamış hale gelmişse, basın sermayenin kölesi haline gelip iktidarın emrine girmişse bu ülke düşünen insanların özellikle de mesleği gazetecilik olan insanların rahat uyuyabileceği bir yer değildir. Atatürk’ün bize miras bıraktığı bu Cumhuriyet, kolay kazanılmış bir Cumhuriyet değildir. Dikkat ederseniz bu kapının girişinde bir yazı var, ben her sabah okuyorum. Çünkü o bir emir, diyor ki; “Türk basını Cumhuriyetin etrafında çelikten kale oluşturacaktır.” Bu Atatürk’ün 1924 yılında söylediği bir söz. Atatürk bize bu çelikten kaleyi oluşturmak görevini, emrini vermiş. Biz seyirci kalamayız, hiçbir şey yapmadan kalamayız. Bu toplantıda başka başlıklar da var. Onlarla ilgili de görüşlerinizi alacağım. Türkiye’de hiçbir zaman TRT’nin yani Türkiye’nin sesi olması gereken bir kurumun böylesine yanlı ve taraflı olması ve yine Anadolu Ajansı’nın aynı şekilde yayın yapması ile tüm gazetelerin bir elde toplanması çok vahim durumlar ortaya koyuyor” şeklinde sözlerini sürdürdü.

“BASINDA SENDİKALI OLMAK ZORUNLU HALE GELMELİ”

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, umudunun yitirmediğini de ifade edip “Ben hala umudumu kesmiş değilim. Türkiye böyle bir hayat ortamını sürdürebilme durumuna sahip değil. Bu sürdürülebilir bir hayat tarzı da değil. Onun için bize düşen belki bugün olmasa bile yarın bir daha bu vahim tabloyla karşılaşmamak için gazeteci kim olmalıdır, gazeteci nasıl olmalıdır gibi bir tanımı bütün açıklığı ile ortaya koymamız lazım. Ve gazeteciliğin güvencelerinin yeniden gözden geçirilmesi lazım. Gerekirse önümüzdeki dönemde yasal düzenlemelerin yapılması lazım. Cumhurbaşkanı adaylarından bir tanesi çok güzel bir açıklama yaptı. “Gazetecilerin zorunlu sendikalı olması gerekir” dedi. Bence çok güzel bir yol, çünkü sendika gazetecilerin en önemli güvencelerinden bir tanesidir. Yarın işten kovulmasının gerekçesi, patronun iki dudağının arasından olan bir gazeteci hiçbir zaman yansızlığı ve tarafsızlığı koruyamaz. Onun için yeniden tıpkı 1960’larda verilen “212” mücadelesi gibi bizim bir bayraktarlık yapmamız ve gazeteciyi gerçek kimliğine kavuşturmamız, aynı zamanda gazetecinin yarınlarını güvence altına almamız için ne yapmamız gerektiğini oturup irdelememiz ve değerlendirmemiz lazım. Bu dönemde bizlerden beklenen en önemli görevlerden bir tanesi budur. Bu toplantıyı özellikle geniş başlıklar içerisinde yaptık. Bu salona baktığımda hem gazetecilik alanında hem kamu yayıncılığı alanında mesleğe yıllarını vermiş, çok yetkin kişilerin bulunduğunu görüyorum. Bu kişilerden gerekirse birer Komisyon kurarak onların bir çalışma yapmalarını rica edeceğim. TRT ile ilgili, Basın Yayın ile ilgili, Anadolu Ajansı ile ilgili bir çalışma yapıp nasıl düzeltebiliriz sorusuna cevap aramamız lazım. Ben her türlü düşünceye saygılıyım. Ve bu salonda benim düşüncemle aynı görüşlerin olduğuna inanıyorum ama bir çıkış, bir ışık bulmamız lazım, yol göstericilik yapmamız lazım. Basını saygın yapan yalnızca kendi sorunlarıyla ilgili olması değildir, basını saygın yapan ülke sorunlarıyla paydaş olmasıdır. Ancak o zaman basın saygın olabilir. Bunlar; daha çok insan haklarına, daha çok basın özgürlüğüne imkan sağlayarak getirmekle mümkün olabilir” şeklinde sözlerinin tamamladı.

Başkan Bilgin’in konuşmasının ardından toplantıya katılan duayen gazeteciler kendi fikir ve önerilerini sundular, toplantı karşılıklı soru cevap şeklinde sona erdirildi.

 
Hükümetin “16 Yıllık Eğitim Karnesi”
 
Kırım Tatarlarının “Geleneksel İftar Buluşmasına” yoğun ilgi
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Hükümetin “16 Yıllık Eğitim Karnesi”
Eğitim-Sen’in her yıl açıkladığı Eğitim Durumu Raporu ile AKP hükümetinin ...
Ülke ekonomisini en iyi şekilde analiz edip yönlendiriyoruz
M. UMUT KARAKÜLAH / ANKARA BİR ülkenin ekonomisinden sağlığına, ...
Muharrem İnce Batıkentlilere seslendi
BEGÜM ARSLAN / ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA CUMHURBAŞKANI Adayı Muharrem ...
 
Mimarlar'dan 19 Mayıs Stadyumu'nun yıkılmasına tepki
ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA MİMARLAR Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş ...
Ramazan Bayramı'nda termal tesislere yoğun ilgi
BEGÜM ARSLAN / ANKARA   RAMAZAN Bayramı'na sayılı günler kala tatilini ...
Avni Özel’in 3. şiir kitabı “Yağmurun Kokusu” çıktı
ERTUĞRUL GAZİ SÜRENKÖK / ANKARA EMEKLİ Savcı Avni Özel’in 3. şiir kitabı çıktı.
 
Türk Eximbank, TÜRSAB’a 300 milyon TL kaynak ayırdı
SAMET EKER / ANKARA TURİZMİ canlandırmak adına; Türk Eximbank ve ...
Yerel Medya Buluşmaları’nın üçüncüsü Ankara’da gerçekleştirildi
M. UMUT KARAKÜLAH / ANKARA BASIN Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ...
11 STK’dan “Türkiye İklimi” için somut adım çağrısı
ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA ÇEVRE sivil toplum kuruluşları ortak bir basın ...
 
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Zahidem
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
İşletmenizde Veri Güvenliğini Sağlamak İçin 5 Kolay Yöntem
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Kryztof Kieslowski Dekalog Dizi Filmleri
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Zaman Kendi Çocuklarını Yutar
A. NAZ SÜRENKÖK
A. NAZ SÜRENKÖK
Zamansız Ayrılıklar
AYŞE GÜLÇİN İLHAN
AYŞE GÜLÇİN İLHAN
TARİHİN İLK ŞAİRİ BİR KADIN
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri