Ana Sayfa Politika Ekonomi - İş dunyası Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Altındağ Zabıtasından kaçak et operasyonu
Altındağ Zabıtasından kaçak et operasyonu
Kabızlığı önlemenin 4 yolu
Kabızlığı önlemenin 4 yolu
Tırnak yeme sorununa dikkat! Kendimize nasıl engel oluruz?
Tırnak yeme sorununa dikkat! Kendimize nasıl engel oluruz?
Sincan’da zabıta ekipleri fiyat denetiminde
Sincan’da zabıta ekipleri fiyat denetiminde
Çankaya’dan personeline toplumsal cinsiyet  eşitliği eğitimi
Çankaya’dan personeline toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
1 Nisan 2021 Perşembe - 09:54

“3 milyon ton çekirdek üretilse fiyatlar yükselmeyecekti”

Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği’nin (BYSD) 40’ıncı Genel Kurulu 31 Mart 2021 tarihinde gerçekleştirildi.

“3 milyon ton çekirdek üretilse fiyatlar yükselmeyecekti”

ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA

 

Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği’nin (BYSD) 40’ıncı Genel Kurulu 31 Mart 2021 tarihinde gerçekleştirildi. Genel kurulda katılımcılara hitap eden BYSD Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, ayçiçek yağı üretimi başta olmak üzere sektörle ilgili konularda önemli açıklamalarda bulundu. Büyükhelvacıgil, son aylarda 5 litresi 85 liraya kadar çıkan ayçiçek yağındaki fiyat artışının nedeninin Türkiye’de çekirdek üretiminin yeterli olmamasından kaynaklandığını ve bu yüzden yağlı tohum ithal edildiğini, bunun da fiyatlara yansıdığını söyledi.

“İTHALATA 4 MİLYAR DOLAR GİDİYOR”

Büyükhelvacıgil’in açıklamaları şu şekilde: “2019 ve 2020 yılları, başta sektörümüz olmak üzere tüm Türkiye ve dünya için zorlu bir süreçti. Arzın azalması, üretimlerin kısıtlanması, süreçlerin anormal bir şekilde değişmesi bütün ülkeleri etkiledi. Her ülke, buğdaydan, yağlı tohumlara kadar birçok üründe politikalarını yeniden ele aldı ve kendi içine döndü. Bu süreçte güçlü sağlık altyapısı yanında, tarımı ve gıda güvenliğinin stratejik önemi daha net görüldü biliyorsunuz. Artık her ülke, kendi kendine yetebilmek ve kendi gıda güvenliğini sağlayabilmek için “öncelik üretim” diyerek hareket ediyor. Türkiye olarak biz de, kendi gıda güvenliğimizi ve arzımızı sağlamak, gıda ve tarımda stratejik, korumacı politikalarla ilerlemek durumundayız. Bitkisel yağ sektörümüz 9 milyar dolarlık ticaret hacmi ile ülkemizin ihracatta yüz akı sektörleri arasında yer alıyor. İki yıl önceki Genel Kurulu’muzda da belirttiğimiz gibi, yağlı tohum ve türevleri, ithalatta petrol, makine ve demir-çelikten sonra ithalat yaptığımız en büyük 10 önemli kalemi içerisinde bulunuyor. Yıllık 3,5-4 milyar dolar dış ödeme rakamından bahsediyoruz. Bunun için acilen “yeni bir üretim seferberliği başlatılmalı ve yağlı tohumları stratejik ürün” olarak ilan etmeliyiz. Sanayicimizin, üreticimizin haklarını koruyarak, halkımıza en uygun ve en kaliteli yağı sunuyoruz. Ancak sektör olarak kur baskıları, dünyada ve ülkemizde yaşanan gıda enflasyonları, ürün yetersizliği ve daha birçok önemli sorun ile mücadele ediyoruz. 46 yılı bulan bu mücadelemizde ülke menfaati için BYSD olarak sayısız kazanımlar elde ettik. Sektörümüz üzerinde maliyet oluşturan Geri Kazanım Katkı Payı (GEKAP) konusunda 2018 yılından itibaren sektörümüzün ve halkımızın menfaati için zorlu bir süreç başlattık. GEKAP uygulamasının tüketicimize ve üreticimize yük getirmemesi için mücadele ediyoruz. Bu süreçte, TBMM Çevre Komisyonu’nda yapılan görüşmelere katıldık. Tüm bu çabaların neticesinde, sektör temsilcilerimizin de desteği ile 50 kuruş olan katkı payını 10 kuruşa indirmeyi başardık. GEKAP konusunda AB kriterleri ile ilerlemek ve AB’de olduğu gibi ‘Kirleten Öder’ uygulamasını ülkemizde de yerleştirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz.

“HAM MADDE İHTİYACIMIZ 3 MİLYON TON, BİZDE ÜRETİLEBİLEN MAL 1.3 MİLYON TON”

Yağlı tohumlarda 3,5 – 4 milyar dolar civarında bir bedeli ne yazık ki dışarıya ödüyoruz. En büyük ithalat kalemlerimizden birini oluşturan yağlı tohumlar ve türevlerinde ham madde bakımından yüzde 75 oranında dışa bağımlıyız. Böyle devam etmesi halinde 2030 yılına kadar yağlı tohum ithal etmek için 16 ila 18 milyar doları dışarıya ödemek zorunda kalacağız. Bizler ülkemizin sanayicileri olarak katma değer sağlıyoruz. Ülkemizde ise sanayicilerin kıymeti bilinmiyor. Emeklere saygı duyulması gerekiyor. Ayçiçek yağında fiyatların yükselmesinin nedeni sanayici değildir. Ülkemizdeki ham madde eksikliğidir. Bizim ham madde ihtiyacımız 3 milyon ton, bizde üretilebilen mal 1.3 milyon tondur. Ödediğimiz para 4 milyar dolardır ve ithalatta 4. sıradayız. Bu yokluğa rağmen Ticaret Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı, Tarım Bakanlığı geliyor, herkes birden sektörlere kontrol etmek adına hücum ediyor. Fiyatların yükselmesinin sebebi kesinlikle sanayici değildir. Bu sorunun sahibi sektörümüz değildir. Ülkemizde 3 milyon ton çekirdek üretilmiş olsa, bir sorun yaşamayacaktık, fiyatlar yükselmeyecekti. İthal ederken ülkelerin kendi içine kapanması sorunu da yaşıyoruz ama en önemli sorun itibarsızlaştırmadır. Bu sorunun çözümü için yağlı tohumları ‘stratejik ürün’ ilan etmenin en önemli adım olacağına inanıyoruz. Ülke olarak ekilebilir arazi sayımızı artırmalı, çiftçimizin üretim yapmasını sağlayacak politikalarla, üretim seferberliği başlatmalıyız. Yağlı tohumdaki üretim açığımızın kapatılmasında ayçiçeği özellikle de Türkiye florasına uyumu ve çiftçimizin en iyi tanıdığı ürün olması açısından büyük bir önem taşıyor.

“HEDEF: 2.5 - 3 MİLYON TONLUK EKİM POLİTİKALARI GELİŞTİRMEK”

2021 yılı da hem sektörümüz hem de tüm dünya için kritik bir öneme sahip. Önceki yıllarda pandemi ve kuraklık nedeniyle tohum fiyatının geldiği seviyeler zorlayıcı boyuta ulaştı. Ülkemizde ayçiçek fiyatı 2 bin 500 bandından 4 bin 500 bandına kadar yükseldi. Sadece ülkemizde değil tüm dünyada bu durum yaşandı. Dünyada ayçiçek fiyatları yükselişe devam ederken tek çözüm, kendi ihtiyacımızı üretmekten geçiyor. 2020 yılında kuraklık nedeniyle 1.3 milyon tonluk bir üretimde kalmıştık. Bu rekolte ülke ihtiyacımız olan 2.5 - 3 milyon tondan çok uzak bir rekolte. Bu nedenle, bu yıl çiftçimizi desteklemeli ve çiftçimizi yağlı tohum ekimi için yönlendirmeliyiz. Fiyat artışları nedeniyle çiftçimiz, 2021 yılında yağlı tohum ekiminde istekli olacaktır. Devletimiz de bu süreçte destekleme politikalarını kapsamlı biçimde gözden geçirerektir. Çiftçimizi yağlı tohumlar ve özellikle de ayçiçeği ekiminde motive edecek teşviklerin ekim sezonunda açıklanacağını öngörüyoruz. Bu yıl hedefimiz, kuraklık etkisini en aza indirerek, önceki yıllarda olduğu gibi üretimi önce 1.5 milyon tona çıkarmak, ardında ise 2.5-3 milyon tonluk ihtiyacımızı karşılayacak ekim politikaları geliştirmek olacaktır. Ülkemizin iklimi ve sulama potansiyeli bu rekoltelere ulaşmamızı sağlayacak niteliktedir. Tabii, su tasarrufu sağlayacak sulama yöntemlerini kullanmak ve bu yöntemleri yaygınlaştırmak da önem taşımaktadır.

“MİLLİ YAĞ BİTKİLERİ VE BİTKİSEL YAĞ PİYASASI KONSEYİ’Nİ OLUŞTURMALIYIZ”

Ayçiçek üretimimizin istenilen seviyeye gelmesi, ithal eden değil üretici yani ihraç eden bir ülke olmamız için Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Derneğimiz, diğer sektör paydaşları ve akademisyenler ile bir araya gelerek ‘Milli Yağ Bitkileri ve Bitkisel Yağ Piyasası Konseyi’ni oluşturmalıyız. Bu konsey ile birlikte sorunlarımıza daha hızlı çözüm yolu bulacağımıza, 9 Milyar Dolar değerindeki sektörümüzün ihracatçı bir yapı ile ekonomimizin gücüne güç katacağına yürekten inanıyoruz. Ayçiçekte üretim artışı sayesinde ithalatımızı en aza indirerek, her yıl yurt dışına verdiğimiz milyarlarca doları çiftçimize yönlendirebiliriz. Aynı zamanda yüzde 50-60 kapasiteyle çalışan kırma sanayimizin çalışma kapasitesini arttırarak, tesislerimizi atıl kalmaktan da kurtarabiliriz. Ayçiçek üretimimizin artması ile küspe üretimimiz artacak, yem açığımızın kapanmasına katkıda bulunulacaktır. Sorumluluk alır ve sürdürülebilirliği sağlayabilirsek kendi başarı hikâyemizi yazabiliriz.

“ÜLKEMİZİN SANAYİCİ HAMMADEYE ULAŞMA SIKINTISI VAR”

Ankara Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Faik Yavuz da toplantıya katılarak bir konuşma yaptı. Yavuz’un ifadeleri şöyle: “Tarım stratejik bir sektör. İnsan yemek içmek durumda. Üretildiği yer ise Tarım gıda. Türkiye olarak stratejik durumdayız. Kuzey ülkeleri verimliliği yakalayamamış, güney ülkeleri ise aç. Biz kendi kendimize yeteriz ve dünyayı doyurmalıyız. Hem para kazanmalı hem tarımı yönetmeliyiz. ABD, Katarı gıda tehdidi etti. O kadar doları olmasına rağmen Katar karnını doyuramadı. Çin Hindistan bir senelik stok yapmaya başladı ve dünyada emtia fiyatlarını arttırdılar. Bir ürünün fiyatını arz ve talep belirler. Müdahaleler ile belirlenmez. Son zamanlarda fahiş fiyat uygulaması deniliyor. Neye göre fayiş fiyat. Bunu baz alarak sanayiciye ceza yazmak çok kolay. Girdi maliyetlerini bilmeden, arz talep dengesini bilmeden faiş fiyat anlayışı olmaz. Bunun için yapısal sorunlar var. Önce yapısal sorunları çözmemiz gerekir. Doların garantisi yok. İstikrarlı politika oturmadan ekonomide istikrarı sağlayamayız. Önce Tarım için iyi bir veri tabanımız olması lazım. TÜİK’e göre 2.1 milyon ton, sektöre göre 1.3 milyon ton ayçiçek üretimi. Böyle bir veri politikası olmaz. Bitkisel yağ sanayicileri marka firmalar ve yüksek teknolojiye sahip. Bu kadar güçlü firmalar var iken siz faiş fiyat yapılıyor diyemezsiniz. Ülkemizin sanayici hammadeye ulaşma sıkıntısı var. BYSD üyeleri dünya ile rekabet edebilir güce sahip. Ayçiçek tohumu ithal ediyorduk ama ayçiçek yağı ithalatı beni şaşırttı. Bu bizim ayıbımız. Ayçiçek üretimimizi arttırmalıyız. Güneş, toprak ve iklimler koşullar mevcut. Edilebilir alanı tam kapasite ile kullanabilirsek edilebilir arazilerimiz var. Tek su sorunumuz var. Bi ürettiğimiz kadar artırma potansiyeline sahibiz. Sadece suyu getirmemiz gerekir. Sanayi kesimi ada malı ithal ediyor yüzde 20-25 katma değer yaratıyor. Saygı duyuyoruz. Bizim fındık, incir gibi ürünlere önem vermemiz gerekir. Tarım yasası çıkarırken gayri milli hasılanın yüzde 1’i olacaktı. 200 milyar tarım sektörü olarak alacağımız var. Ayçiçek üretimin yeterli olmamasının bir nedeni de çiftçi girdilerin artması. Tağşiş konusunda üyelerimizi cezalandırıp, atıyoruz. Namuslu üretim yapan firmalara zarar veriyorlar. Bunları aramızdan bertaraf etmek gerekiyor. Tağşiş ile insan sağlığı ile oynanıyor. TOBB olarak takipçisi olacağız. Gelip konusunda çevre şehircilik bakanlığı ile görüştük. Bysd ye destek verdik. Bitkisel yağlqrda gekqp maliyetinin düşürülmesi için çalışmalara devam edeceğiz. TOBB olarak her zaman BYSD’ye destek vereceğiz.”

 

 
Basın mensuplarına aşı önceliği
 
Ameliyat izi olmadan varis tedavisi mümkün
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Türkiye’nin ilk otomobil AVM’si, OTOKENT ANKARA’nın temeli atıldı
ANKARA Oto Galericileri Derneği ANODER üyelerinin kurduğu kooperatif ANOKOOP’un ...
SPD: “Su’da plan çok ama uygulama yeterli değil”
TBMM’de Kuraklıkla Mücadele ve Suyun Verimli Kullanılması için Araştırma Komisyonu kuruldu.
Ev ağlarına yönelik siber saldırılar yüzde 210 oranında arttı
 Siber güvenlik şirketi Trend Micro’nun 2020 yılını değerlendirdiği raporda ...
 
CHP, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedimesini Danıştay’a taşıdı
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, 29 Mart 2021 tarihinde ...
Ankara’nın doğusuna da yatırım yapılması gerekiyor
İYİ Parti Mamak İlçe Başkanı Mehmet Vural, Mamak ve Mamaklılar için yaptıkları ...
Ankara Gazeteciler ve Yazarlar Derneği ‘Ömer Uzun’ ile ‘devam’ dedi
Ankara Gazeteciler ve Yazarlar Derneği’nin 3. Olağan Genel Kurulu 20 Mart ...
 
İstanbul Sözleşmesi, engellilerin şiddetten korunması için de anayasal bir zemin oluşturuyor
İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine ülke genelinde yankıları sürerken, ...
Eşit işe eşit ücret kuralı sağlık çalışanlarının semtine uğramıyor
Sağlık-Sen, 81 ilden gelen şube başkanlarıyla birlikte Sağlık Bakanlığı ...
Eğitim Sen: “Risk altındayız, aşılanmak istiyoruz”
Eğitim Sen Ankara Şubeleri, 23 Mart 2021 tarihinde düenlediği basın toplantısında, ...
 
404 Page Not Found
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
VOLKAN ÖZTUNA
VOLKAN ÖZTUNA
İş Makinesi İzleme Dürtümüzün Altında Yatan Bilimsel Sebep: Işık Görmüş Böcek Gibi Oluyoruz!
VELİ KÜÇÜK
VELİ KÜÇÜK
Provokatör Paludan’dan Dünyayı Ayağa Kaldıracak Yeni Tehdit
ELİF SİLAV
ELİF SİLAV
Doğum Sonrası Depresyon (Postpartum Depresyon)
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Geceden de Karanlık
MEHTAP ŞAFAK ESEN
MEHTAP ŞAFAK ESEN
Geçmiyor Mevsimler Geçmiyor
Prof. Dr. TAYFUN GÜNGÖR
Prof. Dr. TAYFUN GÜNGÖR
Endometrial Polipler
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi - İş dunyası Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri