Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Kılıçdaroğlu ve Babacan: “6 partili mutabakat son derece önemli”
Kılıçdaroğlu ve Babacan: “6 partili mutabakat son derece önemli”
Türkiye’nin demokrasiden uzaklaşmasından endişeliyiz
Türkiye’nin demokrasiden uzaklaşmasından endişeliyiz
Talimatlara uyarsak süreci daha az zararla atlatırız
Talimatlara uyarsak süreci daha az zararla atlatırız
AK Parti’den ‘Sedef Kabaş’ tepkisi ve üç suç duyurusu
AK Parti’den ‘Sedef Kabaş’ tepkisi ve üç suç duyurusu
Türk sinemasının dev ismi Fatma Girik hayatını kaybetti
Türk sinemasının dev ismi Fatma Girik hayatını kaybetti
HABERLER>YEREL GÜNDEM
27 Eylül 2021 Pazartesi - 09:38

(Özel) 59 yıldır dokuma tezgahının başında

Ankara’da yaşayan 79 yaşındaki İsmail Yanık, 59 yıldır ahşap tezgahının başında Beypazarı’na özgü ipek bürgü dokumacılığı yapıyor.

(Özel) 59 yıldır dokuma tezgahının başında

ANKARA (İHA)

20 yaşında meslek öğrenmek için geldiği ilçede bürgü dokumacılığı kültürünü yaşatmaya çalışan İsmail amca, tükenmeye yüz tutan mesleğin son halkası olduğu için endişe duyuyor.
Ankara’nın Beypazarı ilçesinde yaşayan 79 yaşındaki İsmail Yanık, 59 yıldır dokuma tezgahının başında yöreye özgü bürgü dokuma geleneğini sürdürüyor. 20 yaşında meslek öğrenmek için Çamlıdere’den Beypazarı ilçesine gelen Yanık, yaklaşık 100 kilometrelik yolu yürüyerek geldi. Meslek öğrenmek için ustasının atölyesinde yaşayan Yanık, kendine Beypazarı’nda bir yaşam kurdu.
Sabahın ilk ışıklarıyla atölyesinin yolunu tutan Yanık, geleneksel yöntemlerle öğrendiği mesleğini yarım asırdan fazla süredir aynı yöntemle sürdürüyor. 79 yaşında olmasına rağmen gençlere taş çıkaran bir titizlikle işini yapan Yanık, ilçede geçmişte kadınların örtünmek için kullandığı bürgülerin bugün dekoratif amaçlı talep gördüğünü kaydetti. İpek ve pamuk iplerden ahşap tezgahlarda ördüğü bürgüleri adeta ilmek ilmek işleyen İsmail amca, ilerleyen yaşına rağmen mesleğine olan sevgisini hiç kaybetmedi. Bürgü dokumacılığı mesleğini yaşatmak için yıllardır ter döken İsmail Yanık’ın en büyük endişesi mesleğin kendisinden sonra yok olacağı.
Ahşap tezgahının başında pedallara basarak oluşturduğu ritmik sesler arasında şiirler yazan İsmail Yanık, yıllar içinde yazdığı şiirlerini de bir kitapta topladı.

"O zamanlar 7’den 70’e şalvar giyerlerdi onun tamamlayıcısı olarak da bürgü örterlerdi"
Bürgü dokumacılığı hikayesini paylaşan Yanık, "1962 yılında Çamlıdere’den geldim. Bir sanat öğreneyim diye. Karşıma bu çıktı. O zaman marangozluk vardı benim aklımda. Ustam bana burada çalış, burada yat dedi. Öyle deyince marangoza gitmeme gerek kalmadı. Çünkü marangoz akşam dükkanını kapatacak evine gidecek, ben nereye gideceğim? Onun için burayı tercih ettim. Böylece 1962 yılında Beypazarı’nda işe başlamış oldum. Beypazarı’nda da bayanlar kıyafet hususunda çok emek verilmiş, güzel bir tasarım bulmuşlar. O zamanlar 7’den 70’e şalvar giyerlerdi onun tamamlayıcısı olarak da bürgü örterlerdi. Biz de o bürgüyü dokuyorduk" dedi

"10 tezgah yetiştiremezdik hepimiz çalışırdık satılırdı ama sonradan satılmaz oldu"
Kıyafetler değiştikçe zamanla geleneksel kıyafetlerin azaldığını belirten Yanık, “Şimdi yok gibi bir şey. O zaman 10 kadar tezgah vardı Beypazarı’nda. Biz sadece bürgü yapardık. Buna gelin bürgüsü deniliyordu. Kızlar çeyizlerine koyarlardı, gelin olunca da kullanırlardı. 10 tezgah yetiştiremezdik hepimiz çalışırdık satılırdı ama sonradan satılmaz oldu. Kıyafet değiştikçe müşteri azaldı sonra kopacak hale gelmişti. O zamana kadar Beypazarı’nda bir turizm başladı. Bu turizmde biz ne yapabiliriz diye düşündük. Evde kullanılacak masa örtüsü, sehpa örtüsü yaparak çalışalım dedik ve o şekilde çalışmaya başladık. O sayede yeniden canlanmış oldu. Şimdi turizmin sayesinde biz üş beş kuruş kazanıyoruz. Ama Beypazarı’ndaki bayan kıyafetinin tamamlayıcı hem de önemli bir parçasını yapmaktan ben çok mutluyum” ifadelerini kullandı.
Bu kültürün tüm dünyaya tanıtılması gerektiğini belirten Yanık, “Şimdilerde bu işi yapıyoruz ama buraya Avrupa’dan ya da en azında İstanbul’dan turistlerin gelmesi lazım. Turizmin ilk başladığı zamanlarda heveslilerdi, meraklılardı İstanbul’dan geliyorlardı. Turizme hevesli olan kişilerin yetkililer tarafından eğitilmesi gerekiyor. Bence Beypazarı’nda hala bir eğitim verilebilir. Bir salon toplantısında turizm nedir, turist bizden ne bekler, turiste nasıl davranmamız lazım. Bunlar öğretilmiyor, bu hususta üzgünüm" dedi.

"Mesleğin son halkası olmak istemiyorum, yaşım 79 ama hala umudum var"
Beypazarı’nın tek yöresel dokumacısı olan Yanık, “Ben bu meslek bitecek diye çok üzülüyorum. Mesleğin son halkası olmak istemiyorum. Yaşım 79 ama hala umudum var. İnsanlar ölümlü, ölmemek gibi bir şansım da yok beklentim de yok ama meslek ölmesin” dedi.
Mesleği öğrenmek için kimsenin hevesli olmadığını söyleyen Yanık, “Yanıma bu mesleği öğrenmek için gelen kimse olmadı. Zaten eskiden çıraklık döneminde usta çırağa öğretirdi ama çırağın bir ücret beklentisi olmazdı. Sadece meslek öğrenmek için gelirdi. Ben de öyle geldim zaten. Çamlıdere’den kalkıp, yürüye yürüye geldim ben buraya. Şu dağları aşa aşa geldim, iyi ki de gelmişim. Ben hiçbir yerde olmayan bir bornoz yapıyorum burada. Pamuktan ve elle yapıyorum. Şu an elle yapan hiçbir yer yok. Yurtdışına tırlarla bornoz gidiyor ama makine yapımı. Malzemesi seçme değil, sıradan bir malzeme. Ben her malzemeyi kullanmam. Önceden pamuk ipliğini Bursa’dan alırdım. 30 sene falan oldu Bursa’dan bulamıyorum o ipliği. Artık sentetik ipliklere döndüler, ben kesinlikle dükkanıma o iplikleri sokmam. Daha önce hiç kullanmadım çünkü ben yöresel dokuma yapıyorum. Mutluyum seviyorum işimi. Beni festivalde çarşı merkezine indirmişlerdi. O kalabalıkta beni çalışırken izliyorlardı. Birisi soru sordu, 'hep çalışıyorsun hiç yorulmuyor musun' diye, o an aklıma orijinal bir cevap geldi, 'yavrum ben yorulmayı unuttum' dedim. Buraya yazdım, 'yüz güldürmeyen mal satmıyoruz' diye. Dükkanı açar açmaz bu yazıyı yazdım ben. Bu insanlığa özgü bir sözdür. Bu iman sözü gibi bir şey. Ben hala mutluyum" diye konuştu.
Aynı zamanda şiir de yazan Yanık, “Şiir yazıyordum, söz yazıyordum en sonunda bir kitap çıkarttım. Çok vaktim olmuyor ama boş otururken aklıma gelenleri yazmışım zamanında. Ama kitapla ilgilenecek zamanım yoktu. Bilgisayardan da anlamıyorum. Çocuklara yazdırıyordum zor oluyordu" ifadelerini kullandı.

 
Başkent'te trafik kazası: 1 yaralı
 
Dolar 8,88 seviyesinde
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Başkent'te trafik kazası: 1 yaralı
Ankara'nın Sincan ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 1 kişi yaralandı.
Ata tohumunun lezzetli mahsulleri hasat edildi
Keçiören Belediyesi tarafından Bağlum’daki 19 dönümlük alana kurulan bostana ...
Aşı karşıtlarının mitinginde maske ve sosyal mesafe kuralları hiçe sayıldı
Ankara’da aşı karşıtlarının düzenlediği 800 kişilik “Büyük Uyanış Başkent” ...
 
Altındağ Belediyesi ile Gazi Üniversitesi'nde eğitimde iş birliği
Gazi Üniversitesi ile Altındağ Belediyesi, eğitim ve kültür alanlarında ...
Başkan Oğuz’dan barınma sorunu yaşayan öğrencilere: “Mağdur olmalarına müsaade etmeyiz”
Öğretmen olan Kahramankazan Belediye Başkanı Serhat Oğuz, Türkiye’nin ...
“ANKARA101 Kent Yürüyüşleri”nin ilki gerçekleştirildi
Üniversite okumaya Ankara’ya gelen ancak barınma sorunu yaşayan öğrencilere ...
 
ANKARA KULÜBÜ'NDE METİN ÖZASLAN YENİDEN BAŞKAN
Metin Özaslan, Ankara Kulübü Derneği Olağan Genel Kurulu’nda yeniden başkanlığa ...
Dil Bayramı töreninde onur ödülleri sağlıkçılara sunuldu
Dil devriminin 89. Yıldönümü, Çankaya Belediyesi ile Dil Derneğinin ortaklaşa ...
Neşet Ertaş Mamak’ta türküleriyle anıldı
Türk Halk Müziği'ne adını altın harflerle yazdıran halk ozanı, "Bozkırın ...
 
404 Page Not Found
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
EZGİ KIZILAY
EZGİ KIZILAY
Tarçın 
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Bakış Açısı
VELİ KÜÇÜK
VELİ KÜÇÜK
Asgari Ücretle Gelen Zamlar
VOLKAN ÖZTUNA
VOLKAN ÖZTUNA
Çölde Ağaç Dikecek Robot Tasarladı 
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Tanıdık
BERGÜZAR ÇOPUROĞLU
BERGÜZAR ÇOPUROĞLU
Ne Mutlu Türküm Diyene
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri